Doktorsitesi.com

ANNELERİN ÇOCUKLARIN BESLENMESİNDE YAPTIĞI 5 HATA

Dr. Öğr. Üyesi Emre Çenesiz
Dr. Öğr. Üyesi Emre Çenesiz
5 Nisan 2021103 görüntülenme
Randevu Al
ANNELERİN ÇOCUKLARIN BESLENMESİNDE YAPTIĞI 5 HATA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları ve Ebeveyn Tutumları

Çocukların sağlıklı bir büyüme süreci geçirmesi, doğru beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda kazandırılmasına bağlıdır. Ebeveynlerin iyi niyetle sergilediği bazı yaklaşımlar, çocukların yemekle olan ilişkisini olumsuz etkileyebilmekte ve uzun vadede yeme davranış bozukluklarına yol açabilmektedir. Bu içerikte, çocuk beslenmesinde sıkça düşülen hataları ve bu hataların olası sonuçlarını profesyonel bir bakış açısıyla ele alacağız.

1. Yemek Yemeyen Çocuğu Zorla Beslemek

Eğer çocuğunuzun herhangi bir sağlık sorunu yoksa ve porsiyonları size az geliyorsa, onu yemek yemesi için asla zorlamamalısınız. Çocukların kendi yeme şekillerini bulabilmeleri için acıktıkları zaman yemelerine müsaade edilmelidir. Kendi haline bırakılan çocuklar, bir süre sonra doğal bir beslenme ritmi geliştirecektir.

Annelerin en sık yaptığı hatalardan biri, çocuğun doymadığını düşünerek ısrarcı olmaktır. Beslenme sürecinde kritik bir nokta olan doyma hissi, ilk lokmadan ortalama 20 dakika sonra gerçekleşir. Yemek için baskı yapılan çocuklarda şu riskler görülebilir:

  • İleriki yaşlarda tokluk ve açlık sinyallerini ayırt edememe.
  • Obeziteye kadar uzanan yeme davranış bozuklukları.
  • Yemekle ilgili negatif duygusal bağ geliştirme.

Bu nedenle çocuğun yiyeceği miktarı ve doyduğu anı kendisinin belirlemesi, yemeğin ise mutlaka sofrada yenmesi gerekmektedir.

2. Yiyecekleri ve Abur Cuburları Ödül Olarak Kullanmak

Çocuk istenen bir davranışı sergilediğinde onu mutlu etmek amacıyla yiyecekleri bir ödül mekanizmasına dönüştürmek, beslenme karakterini olumsuz etkiler. Günümüzde çocuklarda artan kötü beslenme alışkanlıklarının temel nedenlerinden biri budur. Sevilen yemekler nadiren sunulabilse de bu durum bir kural haline getirilmemelidir.

Disiplin kurma sürecinde çocuk, kurallara yiyecek ödülü için değil, uyması gerektiği için uymalıdır. Eğer sürekli çikolata veya dondurma gibi ödüller kullanılırsa, çocuk sadece bu gıdalar için hareket etmeye başlar. Ödül, iyi alışkanlıkları pekiştirmek için kullanılabilir ancak bu ödülün her zaman yiyecek olmaması kritik önem taşır.

3. Yeni Besinleri Karışık ve Hızlı Tanıtmak

Bebeklik ve çocukluk döneminde yeni besinlere başlanırken, yiyecekler tek tek sunulmalı ve çocuğun verdiği tepkiler dikkatle gözlemlenmelidir. Birden fazla yeni besini aynı anda tüketmek çocuk için zorlayıcı olabilir; bu süreci zamana yaymak en sağlıklı yaklaşımdır.

Çocukların da yetişkinler gibi damak tadı ve beğenileri olduğu unutulmamalıdır. Eğer çocuk belirli bir besini reddediyorsa, aşağıdaki stratejiler uygulanabilir:

Reddedilen BesinAlternatif Yaklaşım
PeynirSüt veya yoğurt tüketimi sağlanabilir.
Sebze/MeyveBir süre sonra tekrar denenmeli, ısrar edilmemelidir.
Genel BesinlerIsrarcı olmak yerine eş değer besin grupları denenmelidir.

Unutulmamalıdır ki her besinin mutlaka bir alternatifi vardır. Israrcı tutumlar, çocuğun o besini tamamen reddetmesine neden olabilir.

4. Tatlı Gıdaları Tamamen Yasaklamak

Dünya genelinde artan obezite sorunu nedeniyle ebeveynlerin tatlıları tamamen yasaklaması anlaşılabilir bir durumdur; ancak bu yaklaşım genellikle ters etki yaratır. Çocukların gıdalarla sağlıklı bir ilişki kurabilmesi için yasaklar yerine dengeli bir orta yol bulunmalıdır.

Beslenme alışkanlıkları sert bir şekilde kısıtlanan çocuklarda, yasaklanan gıdaya karşı yeme arzusu daha fazla artar. Bu durum, çocuğun bulduğu her fırsatta normalden çok daha fazla tatlı tüketmesine yol açar. Sağlıklı bir gelişim için kısıtlama yerine kontrollü bir tüketim dengesi kurulmalıdır.

Etiketler

Çocuklarda beslenmeÇocuklarda yeme bozukluklarıçocuğa yemek konusunda ısrar etmekcocuklarda obezite

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Emre Çenesiz

Dr. Öğr. Üyesi Emre Çenesiz

Dr. Öğr. Üyesi Emre Çenesiz, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1999 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise,  İstanbul Üniversitesi  Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak 2005 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.