Doktorsitesi.com

Sırt Ve Bel Ağrılarının Tedavisinde Farklı Bir Bakış Açısı

Dr. Demet Erdoğan
Dr. Demet Erdoğan
27 Şubat 2019167 görüntülenme
Randevu Al
Sırt Ve Bel Ağrılarının Tedavisinde Farklı Bir Bakış Açısı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Ağrısı Nedir ve Ne Kadar Yaygındır?

Bel ağrısı, omurganın boyun bölgesinden başlayarak kalçalara kadar uzanan geniş bir alanda hissedilen ağrıları ifade eder. Modern dünyada, özellikle endüstriyel toplumlarda yaşam boyu görülme sıklığı %70-75 gibi yüksek bir orana ulaşmıştır. Türkiye'de 15 ilde gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışma, bel ağrısının tüm ağrı nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını göstermektedir.

Her Bel Ağrısı Bel Fıtığı mıdır?

Toplumdaki genel kanının aksine, her bel ağrısı bel fıtığı anlamına gelmez. Sadece bel bölgesinde sınırlı kalan ağrılarda öncelikle şu faktörlerden şüphelenilmelidir:

  • Kas ve bağ dokusu problemleri
  • Duruş ve oturuş bozuklukları
  • Soğuk algınlığı veya aşırı yorgunluk
  • Kadın hastalıkları, böbrek ve bağırsak sorunları

Eğer ağrı belden başlayıp bacağa yayılıyorsa, bu durum omurilikten çıkan sinirlere bir baskı olduğunun göstergesidir. Bu tür sinir baskılarının en temel nedeni ise bel fıtığıdır.

Bel Tutulması (Faset Kitlenmesi) Nedir?

Şikayetler aniden başladıysa ve belden aşağısında ciddi bir tutulma hissiyle birlikte bacak hareketlerinde şiddetli ağrı oluşuyorsa, bu durum tıp dilinde Faset Kitlenmesi olarak adlandırılır. Bu tablo, omurganın arkasında yer alan eklemlerin birbiri üzerinde kayması sonucu meydana gelir.

Bel Ağrısının Seyri ve Psikolojik Etkenler

Bel ağrısı atakları, kaynağı ne olursa olsun dokunun kendisini onarma mekanizması sayesinde genellikle kendiliğinden geçer. Akut seyreden sırt ve bel ağrılarının istatistiksel dağılımı şu şekildedir:

Ağrı DurumuGörülme Oranı
İyi Seyirli (İyileşen)%80
Tekrarlayan%10
Kronikleşen%10

Önemli Not: Dört haftadan uzun süren ağrılarda iyileşme şansı azalmaktadır. Ayrıca kronik ağrılarda iş ve özel hayattaki sorunlar ile iç çatışmalar gibi psikolojik yüklenmeler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Hangi Durumlarda Acil Müdahale Gerekir?

Aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı mevcutsa, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır. Bu belirtiler, bel ağrılarının %3-5'lik kısmını oluşturan acil cerrahi girişim gerekliliğine işaret edebilir:

  1. 6 haftadan uzun süren bel ve bacak ağrısı
  2. Bacakta belirgin güç kaybı
  3. İdrar yapma veya tutma güçlüğü
  4. Makat bölgesinde uyuşukluk hissi
  5. Kısa mesafeli yürüyüşlerde bile bacaklarda oluşan uyuşukluk ve dinlenme ihtiyacı

Tanı ve Tedavi Süreçleri

Doğru tedavi için hastanın detaylı hikayesinin alınması kritiktir. Ağrının şiddeti, karakteri ve hareketle ilişkisi incelenirken; fizik muayene, Röntgen ve MR görüntülemeleri kadar değerlidir. Sadece MR raporuna dayanarak tedavi planlanmamalı, muayene bulguları ile görüntüleme sonuçları harmanlanmalıdır.

Tedavi Yöntemleri ve Tamamlayıcı Tıp

Akut ağrı dönemlerinde kısa süreli (3-4 günü geçmeyen) yatak istirahatı yararlıdır. Cerrahi gerektirmeyen durumlarda uygulanan yöntemler şunlardır:

  • Nöralterapi: Bölgesel kan ve lenf akımını düzenleyerek doku hasarını iyileştirir. Bozucu alanları ortadan kaldırarak psikolojik komponenti regüle eder.
  • Akupunktur: Vücudun doğal ağrı kesicilerini ve serotonin salınımını artırarak hem fiziksel hem de psikolojik rahatlama sağlar.
  • Manuel Terapi: Spastik kasları gevşetir, eklemleri mobilize eder ve egzersizlerle duruş bozukluklarını düzeltir.

Sırt ve bel ağrıları Biyo-Psiko-Sosyal bir bütündür. Tamamlayıcı tıp yöntemleri, sadece ağrıyı değil, hastayı bir bütün olarak ele alarak yan etkisiz ve kalıcı çözümler sunar.

Etiketler

Bel ağrısı tedavisiSırt ağrılarıBel tutulmasıBel ağrısıSırt ağrısı

Yazar Hakkında

Dr. Demet Erdoğan

Dr. Demet Erdoğan

Dr. Demet ERDOĞAN, 1962 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. Mecburi hizmetini Ankara’da yaptıktan sonra İstanbul’a dönmüş ve 1992 yılından itibaren  Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp ile ilgilenmeye başlamıştır.

Akupunktur Derneği’nin Dr.Nüzhet Ziyal yönetimin’de düzenlediği ve bir buçuk yıl süren programını tamamlayarak 1995 yılında Sağlık Bakanlığın’ dan onaylı Akupunktur Sertifikasının sahibi olan Dr. Demet ERDOĞAN, 2001 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’de Beijing University of Chinese Medicine (Pekin Çin Tıbbı Üniversitesi)’nde Akupunktur, Moxibusyon ve Geleneksel Çin Tıbbı eğitimi almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.