Sen ve ben kalarak “biz”

Sen ve ben kalarak “biz”

Nasıl da kalbiniz çarpar onu gördüğünde. Saatlerce yüzüne baksanız sıkılmazsınız. Onunla kavuşacağınız anı bekler aynı evde uyuyup uyanacağınız günlerin hayalini kurarsınız. Duygularınızı rahatlıkla ifade ettiğiniz, mutluluktan uçtuğunuz günlerin bitmesinden endişe edersiniz. Karşılıklı sözler verip aynı duygularla heyecanlarla yaşayacağınızı ümit edersiniz.

Halbuki hayat düz bir yoldan ibaret midir ki duygularımızda aynı düzlükte devam etsin. Hayat sürekli bir devinim ve değişim içerisindedir. Etrafımızdaki her şey değişirken biz aynı kalamayız. Bizler aynı kalamazken duygularımız bunu nasıl başarabilir?

Evliliklerinde birkaç yılı devirmiş çiftlerle henüz yeni tanışmış olanların çift ilişkisine yönelik bakış açıları aynı değildir. Başlangıçtaki ümitlerini kaybetmiş tecrübeli çiftler, ilişkiye yeni başlayan çiftleri bitip tükenmek bilmeyen nasihatleriyle onları gerçeğe hazırladıklarını düşünürler. Oysa evlilikte var olan şey ne yoğun aşk duygularıyla yaşanılan çift ilişkisi ne de zamanın geçmesiyle evliliğin aşkı öldürdüğü gerçeğidir. Asıl olan şu ki; önemli olan duygularımızdır. Kimi zaman çağlayarak akabilir kimi zamanda sükunet misali durgun bir su olabilir. Ama önemsenmesi gereken şey nasıl olduğu değil var olabildiğidir.

Çift ilişkisinde en derin yaralar; duyguların ifade edilmesinde ya da edilmemesinde, yok sayılmasında, reddedilmesinde açılıyor. Hayat bu denli değişim içerisindeyken ve zaman durmadan akıp giderken duyguların yaşanma şekilleri elbette ki değişecektir. Sevgi; beklemeksizin yapılan sürprizlerin olduğu yerde hissedilen aşkla, mutfakta senin için yemek yapmasının oluşturduğu mutlulukla, sizin bir parçanız olan yavrunuza bakarken göz göze gelip yüzünüze bir tebessümün yayılmasıyla aynı şeydir. Sevgi; aşktır, mutluluktur, tebessümdür, huzurdur, kırgınlıktır, gözyaşıdır, duadır. Sevginin bin bir türlü hali vardır. Önemli olan sevginin her haliyle karşınızdaki insanla bir arada yaşayabilmektir.

Seviyorum dediğiniz insanları belirli ortamlarda, koşullarda, zamanlarda değil hayatın her anıyla her yerde her durumda ve her şekilde sevin. Çünkü gerçek sevgi; karşınızdaki insanı olduğu gibi değiştirmeden ve onu tüm farklılıklarına rağmen o olduğu için sevmektir.

Bu makale 7 Mayıs 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Psk.Dan. Ayşe Kurt Osmaniye'de doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerinin ardından, Çukurova Üniversitesinde Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünü başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır.  Üniversite mezuniyetinden sonra çok ilgi duyduğu “Aile” konusunda kendimi yetiştirmeye ve uzmanlaşmaya karar vermiştir.. 2012 yılında Adana Sistemik Terapi Enstitüsünde Aile Danışmanlığı eğitimimi tamamladı. 2013 yılının Ocak ayında Adana Sistemik Terapi Enstitü başkanı Prof. Dr. Turan AKBAŞ –If Weinheim Aile ve Evlilik Terapisi Enstitüsü (Almanya) ortaklığında yürütülen Aile ve Çift Terapisi eğitimini tamamlayarak “Sistemik Psikoterapist” unvanını aldı. Bu terapi eğitimi yaklaşık 4 yıla yayılmış bir süreçtir. Bu nedenle uzaktan eğitim ve kısa dönemli eğitim programlarıyla benzerlik göstermez. Psikoterapist unvanını alabilmek için en önemli ve ...

Etiketler
Birliktelik
Psikoterapist Ayşe Kurt
Psikoterapist Ayşe Kurt
Osmaniye - Psikoloji
Facebook Twitter Instagram Youtube