Doktorsitesi.com

SELEKTİF MUTİZMİN NEDENLERİ TANI, TEDAVİ SEÇENEKLERİ VE ÖRNEK OLGU SUNUMU

Psk. Hüseyin Gürtekin
Psk. Hüseyin Gürtekin
23 Ekim 2022691 görüntülenme
Randevu Al
Özet Bu çalışma “Atipik Çocuk Psikolojisi” dersi konularından selektif mutizm konusu hakkında hazırlanan final ödevi kapsamında hazırlanmıştır. selektif mutizm, tipik olarak çocukluk döneminde ortaya çıkan ve çocuğun konuşmasının beklendiği belirli kamusal durumlarda örneğin okul, sosyal durumlarda konuşamamasıdır. Ancak diğer durumlarda örneğin evde veya ebeveyn ile yalnızken, çocuğun konuşması oldukça normaldir. Bu kapsamda selektif mutizmin ne olduğu, nasıl tanı konulduğu anlatılacak bunun yanı sıra anksiyete, mizaç ve beyin gelişimi ile ilişkisine değinilecektir. Kaçınma davranışı ile ilgili önemli noktalara dikkat çekilecek, selektif mutizmin nedenleri tedavi yöntemleri ele alınacaktır. Sahada en çok fayda görülen davranışçı terapi yöntemlerine ayrıca yer verilmiştir. Örnek bir olgu sunumu eklenmiştir. Sonuç kısmında ise; selektif mutizmin anksiyete olarak ele alınmasının avantaj ve dezavantajları tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Seçici mutizm, Anksiyete bozukluğu, Mizaç, Etiyoloji, Tedavi
SELEKTİF MUTİZMİN NEDENLERİ TANI, TEDAVİ SEÇENEKLERİ VE ÖRNEK OLGU SUNUMU
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Selektif Mutizm (Seçici Konuşmamazlık) Nedir?

Selektif mutizm (Seçici Konuşmamazlık); bir çocuğun ev gibi güvenli ve yakın ilişkide olduğu ortamlarda konuşabilmesine rağmen, okul gibi konuşmanın beklendiği sosyal ortamlarda konuşamaması durumudur. Bu çocuklar, iletişim kurmanın zorunlu olduğu anlarda kafa sallama, işaret etme veya kısa kelimelerle kısıtlı etkileşimler sergileyebilirler. Okuma-yazma bilen çocuklar ise bazen küçük notlar aracılığıyla iletişim kurmayı tercih ederler; ancak çok ağır vakalarda çocukların yakın çevreleriyle dahi konuşamadığı gözlemlenebilir.

Bu durumdaki çocuklar kendilerini ifade edemedikleri için akran baskısına maruz kalabilir ve akademik becerilerinin değerlendirilmesinde güçlükler yaşanabilir. Uzun süreli belirtiler, dili kullanmamaya bağlı olarak dil becerilerinde gerilemeye yol açabilir. Belirtiler genellikle erken çocukluk döneminde başladığı için, durum saptandığı an zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması kritik önem taşır.

Selektif Mutizmin Tarihsel Gelişimi ve Tanımlanması

Selektif mutizm, ilk kez 1877 yılında Alman Doktor Kussmaul tarafından "aphasia voluntaria" (gönüllü konuşmama) olarak tanımlanmıştır. 1934 yılında İsviçreli çocuk psikiyatristi Moritz Tramer, sağlıklı konuşma yetisine sahip çocukların belirli ortamlarda sessiz kalmasını ifade etmek için "elektif mutizm" terimini kullanmıştır. Güncel terminolojide ise Amerikan Psikiyatri Birliği (APA), 1994 yılında DSM-4 ile bu durumu "selective mutizm" olarak adlandırmıştır.

DSM-5 Tanı Ölçütleri ve Sınıflandırma

DSM-5'e göre seçici mutizm, artık bir anksiyete bozukluğu olarak sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma, SM ile yaygın anksiyete bozukluğu arasındaki etiyolojik örtüşmeye dayanmaktadır. Tanı konulabilmesi için şu kriterler dikkate alınır:

  • Seçili konuşma yokluğunun en az 1 ay sürmesi (okulun ilk ayı hariç).
  • Konuşma eksikliğinin çocuğun eğitimini veya sosyal iletişimini engellemesi.
  • Durumun bir iletişim bozukluğu (örneğin kekemelik) veya bilgi eksikliği ile açıklanamaması.

Selektif Mutizm, Anksiyete ve Mizaç İlişkisi

Araştırmalar, SM tanısı alan çocukların yaklaşık %66'sında anksiyete semptomlarının eşlik ettiğini göstermektedir. Bu çocuklar genellikle düşük ses seviyesi, az spontanite ve sosyal fobiye benzer konuşma özellikleri sergilerler. Mevcut literatür, sosyal kaygının bu bozukluğun en belirgin özelliklerinden biri olduğunu doğrulamaktadır.

Ayrıca SM, davranışsal ketleme adı verilen mizaç yapısıyla benzer özellikler taşır. Tanıdık olmayan kişilerin varlığında suskunluk ve çekingenlik gösteren bu çocuklarda utangaçlık oranı %68 ile %85 arasındadır. Erken çocukluktaki bu davranışsal ketleme, ilerleyen yıllarda sosyal fobi gelişme riskini de artırmaktadır.

Beyin Gelişimi ve Dil Becerileri

SM'li çocuklarda konuşma ve dil problemlerinin yaygınlığı dikkat çekicidir. Araştırmalar, bu çocukların %11-50'sinde konuşmada olgunlaşmamışlık ve çeşitli dil güçlükleri saptamıştır. Bazı vakalarda alıcı veya ifade edici dil bozuklukları komorbid (eşlik eden) durumlar olarak görülmektedir.

Dil ve sosyal beceri eksikliklerinin yanı sıra, bu çocuklarda genel bir gelişimsel gecikme belirtileri de gözlenebilir. Nörolojik gelişim sorunlarından kaynaklanan zorluklardan ve bunlara bağlı olumsuz duygulardan kaçınma, sessiz kalma davranışının temel mekanizmalarından biri olarak kabul edilmektedir.

Selektif Mutizmin Nedenleri (Etiyoloji)

Selektif mutizmin nedenleri tek bir değişkene bağlı değildir; aksine karmaşık faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkar. Etiyolojide rol oynayan temel unsurlar şunlardır:

  • Psikolojik Faktörler: Düşük öz saygı, güvensiz ev ortamı ve geçmiş travmatik deneyimler.
  • Psikanalitik Görüş: Oral veya anal dönem fiksasyonları, ebeveynlere yönelik öfke veya aile sırlarını saklama eğilimi.
  • Çevresel Etkenler: Göç, iki dillilik (evde ve okulda farklı dillerin konuşulması) ve travmatik yaşam olayları.
  • Biyolojik Faktörler: Genetik yatkınlık, mizaç özellikleri ve beyin gelişimiyle ilgili nörolojik anormallikler.

Selektif Mutizm Tedavi Yöntemleri

Tedavide temel amaç, çocuğun konuşmadığı ortamlarda sözel iletişim kurmasını sağlamaktır. Günümüzde en etkili yolun psikososyal müdahaleler ve farmakoterapi (ilaç tedavisi) kombinasyonu olduğu düşünülmektedir. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapiler (BDT) ve anksiyolitik ilaçlar (en sık fluoksetin) yaygın olarak kullanılmaktadır.

Uygulamada Sık Kullanılan Davranışçı Teknikler

Teknik AdıUygulama Yöntemi
Kademeli YaklaşımÇocuğun sözel davranışları ödüllendirilir, sözel olmayanlar ödüllendirilmez.
Kendi Kendine Model OlmaÇocuğun başarılı iletişim anları videoya çekilir ve kendisine izletilir.
Gizemli GüdüleyiciSınıf içi ödül kutuları ile çocuğun konuşma motivasyonu artırılır.
Kendini ÖdüllendirmeÇocuğun olumlu adımlarından sonra kendi seçtiği bir etkinliği yapmasıdır.
Tepki UyandırmaTerapist ile yoğun etkileşim kurularak konuşma hedefleri belirlenir.

Örnek Olgu Sunumu ve Klinik Değerlendirme

7 yaşındaki bir erkek hasta; okulda konuşmama ve okumayı öğrenememe şikayetleriyle kliniğe başvurmuştur. Yapılan değerlendirmelerde hastada SM'ye ek olarak DEHB, özgül öğrenme bozukluğu ve sesletim bozukluğu saptanmıştır. Çok eksenli bir tedavi planı uygulanmıştır:

  1. İlaç Tedavisi: Fluoksetin ve metilfenidat kullanımı.
  2. Terapi: 15 seans yönlendirmesiz oyun terapisi.
  3. Aile Danışmanlığı: Eleştirel tutumların azaltılması ve sözel iletişimin pekiştirilmesi.
  4. Eğitim Desteği: Özel eğitim ve konuşma terapisi.

Tedavinin dördüncü ayında hasta yetişkinlerle konuşmaya başlamış, altıncı ayında ise spontan iletişim kurarak akademik başarısını artırmıştır. Bu vaka, SM'nin çok yönlü doğasını ve bütüncül tedavinin önemini kanıtlamaktadır.

Etiketler

Kaygı bozukluğuAnksiyeteYaygın anksiyete bozukluğuSelektif mutizm nedirÇocuklarda selektif mutizm

Yazar Hakkında

Psk. Hüseyin Gürtekin

Psk. Hüseyin Gürtekin

Psikolog Hüseyin GÜRTEKİN , Psikoloji Lisans eğitimimi Okan Üniversitesinde, Bölüm 4.sü olarak ve Yüksek Onur derecesi ile tamamladım. Kütahya Dumlupınar Üniversitesinden Aile Danışmanlığı eğitimi aldım. Prof. Dr Ebru Şalcıoğlu hocamdan İleri Düzey Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi aldım. Kütahya Dumlupınar Üniversitesinden Oyun terapisi eğitimi aldım. Halen Gedik üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek lisans programına devam etmekteyim.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.