ŞEKER HASTALIĞI VE DAMAR TIKANIKLIĞI

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Şeker Hastalığı ve Damar Tıkanıklığı Arasındaki Kritik Bağlantı
Şeker hastalığı (diyabet), damar tıkanıklığının en önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Diyabet denildiğinde akla ilk gelen komplikasyonlardan biri olan ayaklardaki iyileşmeyen yaralar, aslında doğrudan damar tıkanıklığı sonucunda meydana gelmektedir. Şeker hastalığının damar sağlığı üzerindeki en büyük tehdidi, damar duvarını yaygın bir şekilde bozarak sadece tek bir noktada değil, vücut genelinde yaygın darlıklar oluşturmasıdır.
Diyabetin Damar Sistemi Üzerindeki Tehlikeli Etkileri
Şeker hastalığı, damar duvarındaki kireçlenmeyi artırarak tüm atardamar sisteminde ciddi hasarlara yol açar. Bu durum kalp damarlarında ve bacak damarlarında kireçlenmeye, görme kayıplarına ve nihayetinde böbrek yetmezliğine neden olabilir. Kanda glukoz miktarının uzun süreli yüksek seyretmesi (hiperglisemi), kalp damar hastalıkları ile doğrudan ilişkilidir.
İstatistiksel veriler, durumun ciddiyetini şu şekilde ortaya koymaktadır:
| Risk Grubu | İstatistiksel Veri |
|---|---|
| 65 Yaş Üstü Diyabetlilerde Kalp Hastalığı Ölüm Oranı | %68 |
| 65 Yaş Üstü Diyabetlilerde Felç Nedeniyle Ölüm Oranı | %16 |
| Diyabetlilerin Kalp Hastalığından Ölme Riski | Normalin 2-4 katı |
| Diyabetin Koroner Kalp Hastalığı Riskini Artırma Oranı | %81 |
Türkiye'de 2010 verilerine göre erişkin nüfusun %7,4'ünde diyabet mevcuttur. Diyabetli hastalarda damar sertliği (ateroskleroz) hem çok daha erken yaşlarda gelişmekte hem de ilerleyen dönemlerde hızla kötüleşmektedir.
Şeker Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?
Bir kişinin diyabet hastası olup olmadığı Açlık Kan Şekeri (AKŞ) ölçümü veya Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT - Şeker Yükleme Testi) ile belirlenir. Sağlıklı bir bireyde açlık kan şekeri 120 mg/dl, tokluk kan şekeri (TKŞ) ise 140 mg/dl seviyelerinin üzerine çıkmaz.
Tanı Kriterleri Tablosu:
| Durum | Açlık Kan Şekeri (AKŞ) | OGTT (2. Saat) |
|---|---|---|
| Normal | < 100 mg/dl | < 140 mg/dl |
| Gizli Şeker (Prediyabet) | 100-125 mg/dl | 140-199 mg/dl |
| Şeker Hastalığı (Diyabet) | ≥ 126 mg/dl | ≥ 200 mg/dl |
Diyabet Türleri: Tip 1 ve Tip 2 Arasındaki Farklar
Tip 1 Diyabet
Pankreastaki insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir şekilde zedelenmesiyle oluşur. Vücutta insülin yetersizliği hakimdir ve hastalar ömür boyu dışarıdan insülin almak zorundadır. Tüm diyabet olgularının %10'unu oluşturan bu tür, genellikle çocukluk ve gençlik döneminde ortaya çıkar.
Tip 2 Diyabet
Vücutta yeterli insülin olmaması veya mevcut insülinin etkisini kaybetmesiyle karakterizedir. Genellikle obezite ve kötü beslenme alışkanlıkları nedeniyle gelişir. Ailesinde diyabet öyküsü olanlar, fazla kilolu bireyler, 4 kg üzerinde bebek doğuran kadınlar ve yoğun stres altında yaşayanlar yüksek risk grubundadır.
Şeker Hastalığının Yol Açtığı Komplikasyonlar
Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri, büyük ve küçük damarlar ile sinir sistemine zarar vererek şu tablolara yol açar:
- Kalp ve Damar Hastalıkları: Kalp, bacak ve böbrek damarlarında daralma meydana gelir. Bu durum kalp krizi, felç ve bacaklarda yürüme güçlüğüne neden olur.
- Retinopati (Göz Hasarı): Yetişkinlerdeki körlüğün başlıca sebebidir. Kontrolsüz diyabet hastalarının %10'unda ağır görme bozukluğu gelişir.
- Nefropati (Böbrek Hasarı): Tip 1 diyabetlilerin %40'ında ilerleyen yaşlarda diyaliz veya böbrek nakli gerektiren ağır hasarlar oluşabilir.
- Nöropati (Sinir Hasarı): Diyabetlilerin yarısını etkiler. Ayaklarda duyu kaybına yol açarak yaraların fark edilmesini engeller ve amputasyon (uzuv kesilmesi) riskini artırır.
Önemli Uyarı: Şeker hastaları sinir hasarı nedeniyle ağrıyı hissedemedikleri için yaraları geç fark ederler. Bu nedenle hastaların ayak altlarını her gün bir ayna yardımıyla kontrol etmeleri hayati önem taşır.
Not: Bu içerik TDV ve TED kaynaklarından derlenmiştir. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi için Serdar Akgün YouTube kanalındaki sağlık videolarını inceleyebilirsiniz.


