Doktorsitesi.com

Savunma Mekanizmaları Bölme (Splitting)

Aile Danışmanı Nurgül Arslan
Aile Danışmanı Nurgül Arslan
17 Temmuz 2025245 görüntülenme
Randevu Al
İnsanları iyiler ve kötüler diye ayırmayı bırakalı çok oldu... İlkel yanlarını törpülemeye gayret eden veya etmeyen, edemeyen insanlar diyebiliriz ancak.
Savunma Mekanizmaları Bölme (Splitting)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnsan Doğasında İyi ve Kötünün Bütünlüğü

Günlük hayatta pek çoğumuz zaman zaman haksızlığa uğradığımızı hissederiz; ancak aynı şekilde bizler de başkalarına karşı haksızlık yapmış olabiliriz. İnsan doğası gereği, olumsuz özellikleri dış dünyada aramaya daha meyillidir. Oysa dışarıda gördüğümüz tüm olumsuzlukların izleri, az ya da çok kendi içimizde de mevcuttur. İyi ve kötü, peygamberlerden evliyalara kadar tüm insanoğlunda bir arada bulunan ayrılmaz bir bütündür.

İnsan, tüm parçalarıyla bir bütün olmasına rağmen, ne yazık ki iyi ve kötüyü aynı potada eriterek dengeli bir karışım oluşturmakta zorlanmaktadır. Bu duygusal kimyayı atalarımızdan öğrenmiş olmamız gerekirdi; fakat görünen o ki onlar da bu dengeyi kurmayı tam olarak bilmiyorlardı. Bu durum, hem kendimizi hem de "ötekini" bütüncül bir şekilde algılamamıza engel olan toplumsal bir bölme sorununa yol açmaktadır.

Bölme (Splitting) Savunma Mekanizması Nedir?

Kişilik yapılanmalarındaki bozukluklar veya gelişimsel takılmalar, bireylerin daha ilkel savunma mekanizmalarına başvurmasına neden olabilir. Bu mekanizmaların başında gelen bölme (splitting), dünyayı ve insanları sadece "tamamen iyi" ya da "tamamen kötü" olarak algılama halidir. Bu durum, bireyin gri alanları görmesini engelleyen keskin bir duygusal ayrımı ifade eder.

İlkel bölme mekanizmasının temel özellikleri şunlardır:

  • Bilişsel süreçleri henüz gelişmemiş olan bebeklerde doğal bir savunma yöntemidir.
  • Yaklaşık 5 yaşına kadar normal kabul edilen bir süreçtir.
  • Sağlıklı bir gelişimde, çocuk iyi ve kötüyü birleştirerek bütüncül bir algı geliştirir.
  • Güvenli ve sevgi dolu bir ortamda büyümeyen bireylerde yetişkinlikte de devam eder.

Çocukluktan Yetişkinliğe Bölme Mekanizmasının Gelişimi

Bebeklik döneminde ihtiyaçların karşılanması hayati bir önem taşır. Örneğin, karnı doyan ve güvende hisseden bir bebek için anne memesi "iyi meme" yani cennettir. Ancak ihtiyaçları karşılanmadığında hissettiği huzursuzluk, aynı nesneyi "kötü meme" olarak algılamasına neden olur. Burada meme, çocuğun tüm fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını temsil eder.

Eğer bir çocuk ihmal edilmişse, yeterince güvende hissetmemişse veya yetersizlik ve değersizlik algılarıyla büyümüşse, benlik bütünlüğünü korumak için bu ilkel mekanizmaya tutunur. Kendi üzerine düşünmeyen veya profesyonel yardım almayan bireyler, bu mirası sonraki nesillere aktarmaya devam ederler. Bu durum, toplumun genel kişilik özelliğini etkileyerek borderline (sınırda) bir yapılanmaya zemin hazırlar.

Bölme Mekanizmasının Günlük Hayattaki Belirtileri

Bu savunma mekanizmasını yoğun kullanan bireylerde duygusal geçişler çok keskindir. Bir an sizi dünyanın en değerli insanı hissettiren bir "iyilik meleği", saniyeler sonra anlaşılmaz bir sebeple öfke kusan ve hakaret eden birine dönüşebilir. Bu kişilerle aranızdaki ilişki, sizin onlara ne kadar iyi hissettirdiğinizle doğru orantılıdır.

DurumBölme Mekanizması Davranışı
İyi Kendilik HaliAşırı özverili, neşeli, insan canlısı ve abartılı iyilik hali.
Kötü Kendilik HaliÖfke patlamaları, aşağılama, hakaret ve hızlıca üstünü çizme.
Tepki SüresiSaniyeler içinde gerçekleşen uçurum düzeyindeki değişim.

Toplumsal Sonuçlar ve Farkındalığın Önemi

Toplumsal ölçekte baktığımızda, olayları siyah-beyaz olarak algılayan ve grileri kullanmayan bireylerin yoğunluğu dikkat çekicidir. Trafikteki şiddet olaylarından cinayetlere kadar pek çok yıkıcı davranış, bu ilkel savunmanın bir yansıması olabilir. Bu mekanizma bir spektrum olarak değerlendirilmelidir; şiddet düzeyi arttıkça kişinin hayat işlevselliği bozulur.

İnsanı asıl dönüştüren güç, kendi içine bakabilme ve kendisiyle yüzleşebilme kapasitesidir. Çoğu zaman eksiklerimizi görmek yerine başkalarını suçlamak (yansıtma) daha kolay gelse de, gerçek değişim farkındalıkla başlar. Kendimizle ilgili düşünebilme kapasitemizin arttığı bir gelişim süreci, bu ilkel döngüyü kırmanın tek yoludur.

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Nurgül Arslan

Aile Danışmanı Nurgül Arslan

Nurgül Arslan, 02.03.1981 doğumlu ve bir çocuk annesidir.
Amerikan Üniversitesi Davranış Bilimleri ve Sosyoloji Lisans mezunu, Aile Danışmanı ve psikoterapisttir. Psikoloji yüksek lisansını Mudanya Üniversitesi’nde tamamlamıştır.

Mesleki uzmanlığını Bütüncül Psikoterapi alanında geliştirmiş olup; Psikoterapi Enstitüsü bünyesinde üç yıllık bütüncül psikoterapi eğitimini, CISED’de bir yıllık Cinsel Terapi Eğitimini ve Aile Danışmanlığı & Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden EMDR eğitimini tamamlamıştır. Ayrıca Sanat Terapisi ve Aile Sistemleri (Aile Konstelasyonu) üzerine eğitim ve uygulamalar yürütmektedir.

16 yıldır kendi ofisinde;
• Bireysel psikoterapi,
• Çift ve cinsel terapi,
• Aile danışmanlığı
alanlarında profesyonel bir şekilde hizmet vermektedir.

Danışma sürecini desteklemek amacıyla; dönemsel olarak Aile Konstelasyonu ve Sanat Terapisi temelli grup çalışmaları da organize etmektedir. Bu çalışmalar, bireysel terapi imkanı sınırlı olan ya da kolektif iyileşme deneyimi arayan bireylere alternatif bir erişim imkanı sunmaktadır.

Arslan, toplumsal dönüşümün en etkili biçimde kadının güçlenmesiyle başlayacağına inanmaktadır. Bu amaçla daha çok kadına ulaşabilmek ve her kadının kendi potansiyelini görünür kılmasına destek olabilmek için Fortuna Gelişim adıyla bir mobil uygulama geliştirmiştir. Bu uygulama; psikolojik farkındalık, yönlendirmeli meditasyonlar ve dönüşüm odaklı içeriklerle kadınların kendi iç rehberleriyle temas kurmalarını hedefler.
Çünkü kendini gerçekleştiren her kadın, hem kendi yaşamının öznesi olur hem de yeni kuşaklara daha sağlıklı bir gelecek sunar.

Nurgül Arslan, insanın kendine yaptığı yolculuğun yaşam boyu sürdüğüne inanır. Bu yolculukta zaman zaman profesyonel, tarafsız ve güvenli bir aynaya ihtiyaç duyulduğunu savunur. Terapötik çalışmalarında; danışanlarının kendi içsel bilgeliğiyle buluşmasına, yaşamına denge, anlam ve özgünlük katmasına eşlik etmeyi amaçlar.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.