Doktorsitesi.com

Reconstruction of axillary defects with propeller parascapular flap after resection in patients with advanced hidradenitis suppurativa

Doç. Dr. İlker Uyar
Doç. Dr. İlker Uyar
17 Temmuz 2024192 görüntülenme
Randevu Al
Introduction: Wide excision of affected skin tissue and the apocrine glandular region is the standard treatment for advanced HS. Various flap types have been used for coverage. Objective: This study was conducted to assess the use and outcomes of propeller parascapular flaps for unilateral or bilateral axillary defects after excision in patients with advanced axillary HS. Materials and methods: This retrospective case series reports on 11 patients with unilateral (7 patients) or bilateral (4 patients) advanced HS treated with propeller parascapular flap surgery between July 1, 2016, and December 31, 2018. Flap dimensions were measured. Patients were evaluated in terms of 2 main postoperative complications: postoperative recurrence and flap viability. In addition, other complications such as bleeding, infection, dehiscence, contracture, and hypertrophic scarring were noted. Results: The average flap area was 160 cm2. One flap dehisced; no infection, partial necrosis, or total flap loss occurred, and no recurrence was observed. The mean follow-up period was 18 months. At final follow-up, no patient had contractures that caused restricted movement of the shoulder joint. Conclusion: Parascapular flaps should be the first choice in patients with advanced HS owing to low donor area morbidity, low recurrence rate, wide rotation arc, and sufficient flap size.
Reconstruction of axillary defects with propeller parascapular flap after resection in patients with advanced hidradenitis suppurativa
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İleri Evre Hidradenitis Suppurativa Cerrahisinde Standart Yaklaşımlar

İleri evre Hidradenitis Suppurativa (HS) tedavisinde, hastalıklı deri dokusunun ve apokrin bez bölgesinin geniş eksizyonu günümüzde standart tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Cerrahi müdahale sonrası oluşan doku defektlerinin kapatılması amacıyla klinik uygulamalarda çeşitli flep tipleri tercih edilmektedir. Bu çalışma, aksiller bölge yerleşimli HS olgularında rekonstrüksiyon seçeneklerini değerlendirmektedir.

Çalışmanın Amacı ve Metodolojisi

Bu retrospektif vaka serisi, ileri evre aksiller HS tanısı alan hastalarda, tek taraflı veya çift taraflı eksizyon sonrası oluşan defektlerin kapatılmasında propeller paraskapüler flep kullanımını ve sonuçlarını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 1 Temmuz 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında cerrahi operasyon geçiren 11 hasta (7 tek taraflı, 4 çift taraflı) titizlikle incelenmiştir.

Çalışma süresince aşağıdaki parametreler kayıt altına alınmıştır:

  • Flep boyutlarının ölçümü
  • Postoperatif nüks oranları
  • Flep canlılığı ve vasküler durum
  • Kanama, enfeksiyon, dehisans (yara ayrılması), kontraktür ve hipertrofik skar gibi komplikasyonlar

Araştırma Bulguları ve Klinik Çıktılar

Yapılan incelemeler sonucunda, cerrahi operasyonlarda kullanılan ortalama flep alanı 160 cm² olarak belirlenmiştir. Hastaların ortalama 18 aylık takip süresi boyunca elde edilen veriler, yöntemin başarısını ve güvenilirliğini ortaya koymaktadır.

Klinik ParametreGözlemlenen Sonuç
Ortalama Flep Alanı160 cm²
Ortalama Takip Süresi18 Ay
Nüks (Recurrence)Gözlemlenmedi
Flep Kaybı (Total/Parsiyel)Gözlemlenmedi
EnfeksiyonGözlemlenmedi

Klinik sonuçlara göre, sadece bir hastada yara ayrılması (dehisans) meydana gelmiş; ancak hiçbir hastada enfeksiyon, parsiyel nekroz veya total flep kaybı yaşanmamıştır. En kritik bulgulardan biri olarak, takip süresi sonunda hiçbir hastada omuz eklemi hareket kısıtlılığına yol açan kontraktür gelişmediği saptanmıştır.

Sonuç: Neden Propeller Paraskapüler Flep Tercih Edilmeli?

Araştırma verileri ışığında, paraskapüler fleplerin ileri evre HS hastalarında ilk seçenek olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu tercihin temel nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Düşük donör alan morbiditesi sayesinde iyileşme sürecinin optimize edilmesi
  • Sıfıra yakın nüks oranı ile uzun vadeli başarı sağlanması
  • Geniş rotasyon arkı ve yeterli flep boyutu ile büyük defektlerin kapatılabilmesi
  • Fonksiyonel hareket kabiliyetinin korunması

Bu cerrahi teknik, aksiller bölgedeki karmaşık defektlerin onarımında yüksek başarı oranı ve düşük komplikasyon riski sunan güvenilir bir yöntemdir.

Etiketler

Hidradenitis suppurativaHidradenit tedavisiKöpek memesi hastalığı

Yazar Hakkında

Doç. Dr. İlker Uyar

Doç. Dr. İlker Uyar

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2012 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise,Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak 2018 yılında Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.