Doktorsitesi.com

Rahim ağzı kanserinden aşıyla korunun!

Prof. Dr. M. Murat Naki
Prof. Dr. M. Murat Naki
3 Temmuz 2013677 görüntülenme
Randevu Al
  • HPV aşısı, rahim ağzı kanserine yol açan en riskli virüs tiplerine karşı %100 koruma sağlayarak hastalığı önlemede en etkili yöntemdir.
  • Aşının ideal olarak 12-26 yaş aralığında ve cinsel yaşam başlamadan önce yapılması önerilse de 45 yaşına kadar uygulanması mümkündür.
  • Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için düzenli Smear testi yaptırmak hayati önem taşırken, ileri evrelerde cerrahi müdahale yerine radyoterapi ve kemoterapi tercih edilmektedir.
Rahim ağzı kanserinden aşıyla korunun!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

HPV Nedir ve Neden Önemlidir?

Human Papiloma Virus (HPV), dünya genelinde ve özellikle ABD'de en sık rastlanan cinsel temasla bulaşan hastalıklar arasında yer almaktadır. İstatistiklere göre, ABD'de her yıl yaklaşık 6 milyon kişiye HPV bulaşmaktadır. Kadın nüfusunda ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı bilinse de HPV virüsü erkeklerde de çeşitli hastalıklara neden olabilmekte veya taşıyıcılık yoluyla kadınlara bulaştırılabilmektedir.

Rahim ağzı kanseri gelişimindeki temel faktör HPV enfeksiyonudur. Oldukça bulaşıcı bir yapıya sahip olan ve çoğu zaman hiçbir belirti göstermeyen bu virüsün belirli tipleri, hem kanser türlerine hem de genital siğillere yol açmaktadır. Günümüzde kadın sağlığını korumaya yönelik en etkili yöntemlerin başında bu virüse karşı geliştirilen aşılar gelmektedir.

HPV Aşısı Hangi Yaş Aralığında Yapılmalıdır?

HPV aşısı, ideal olarak 12-26 yaş arasındaki genç kızlara uygulanmakla birlikte, uygulama süreci en erken 9 yaşında başlayabilmektedir. Aşıdan en yüksek koruyuculuğu elde etmek için cinsel yaşam başlamadan önce ve virüsün hiçbir tipiyle karşılaşmamış olmak kritik önem taşır. Cinsel yaşamı başlamış kadınlarda aşının koruyuculuk oranı, virüsle temas olasılığı nedeniyle bir miktar azalsa da 45 yaşına kadar her kadının aşı yaptırması önerilmektedir.

Virüsün bir tipiyle enfekte olunmuş olsa dahi, aşının içeriğindeki diğer HPV tiplerine karşı koruma devam etmektedir. Bu nedenle uzmanlar, belirli bir yaşa kadar olan tüm kadınların aşı takvimine dahil olmasını tavsiye eder. Aşı uygulaması, rahim ağzı kanserine karşı en güçlü savunma mekanizmasıdır.

Gebelik Döneminde HPV Aşısı Uygulaması

HPV aşısı, güncel tıbbi veriler ışığında gebelik dönemindeki kadınlara önerilmemektedir. Aşının anne karnındaki bebekler üzerindeki etkilerine dair yeterli bilimsel kanıt ve araştırma henüz bulunmamaktadır. Mevcut protokoller, aşı sürecinin gebelik sonlandıktan sonra başlamasını veya yarım kalan dozların doğum sonrası tamamlanmasını öngörmektedir.

Eğer bir kadın aşının ilk dozunu yaptırdıktan sonra hamile olduğunu fark ederse, süreci durdurmalıdır. Kalan dozların tamamlanması için gebeliğin sağlıklı bir şekilde sonlanması beklenmelidir. Bu yaklaşım, hem anne hem de bebek sağlığını korumak adına izlenen standart bir prosedürdür.

HPV Aşısının Etkinliği ve Koruma Süresi

HPV aşıları, rahim ağzı kanserini büyük oranda önleme kapasitesine sahiptir. Virüsün 16 ve 18 numaralı tipleri, dünya genelindeki rahim ağzı kanserlerinin %70'inden, Türkiye'de ise %80'inden sorumludur. Geliştirilen aşılar, bu tiplere karşı %100 koruyuculuk sağlamaktadır. Ayrıca aşının içeriğindeki 6 ve 11 numaralı tipler, genital siğillerin %90'ına karşı tam koruma sunar.

HPV TipiNeden Olduğu Sağlık SorunuAşının Koruyuculuk Oranı
Tip 16 ve 18Rahim Ağzı Kanseri%100
Tip 6 ve 11Genital Siğiller%100

Bilimsel çalışmalar, aşının koruyuculuk süresinin en az 5 yıl olduğunu kanıtlamıştır. Koruma süresinin bu sürenin çok daha üzerinde olduğu düşünülse de, kesin süreyi belirlemek için uzun vadeli araştırmalar devam etmektedir.

Aşının Yan Etkileri ve Güvenlik Profili

HPV aşısının yan etkileri, diğer rutin aşılarda görülen hafif semptomlarla benzerlik gösterir. Bunlar arasında hafif ateş, uygulama bölgesinde kızarıklık, hafif ağrı ve baş dönmesi yer alabilir. Aşının içeriğinde zayıflatılmış veya öldürülmüş mikrop (DNA) bulunmadığı için, aşının iltihap veya kanser yapma gibi bir yan etkisi söz konusu değildir.

Aşı içeriği, virüse benzeyen partiküllerden oluşur ve bu sayede vücutta tam koruma sağlar. Geçmişte basında yer alan olumsuz haberlerin ve ölüm vakalarının aşıyla bir ilgisi olmadığı; bu durumların trafik kazası veya cinayet gibi dışsal nedenlerden kaynaklandığı bağımsız denetleme kuruluşlarınca raporlanmıştır.

Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Rahim ağzı kanseri sinsi ilerleyebilen bir hastalık olsa da, ilerleyen evrelerde belirli semptomlarla kendini gösterir. Bu belirtiler şunlardır:

  • Düzensiz aralıklı vajinal kanamalar (genellikle lekelenme şeklinde)
  • Cinsel ilişki sonrası görülen vajinal kanama
  • Kötü kokulu ve et suyu kıvamında akıntı
  • Şiddetli bacak ağrısı

Teşhis, Evreleme ve Tedavi Süreçleri

Rahim ağzı kanseri teşhisinde Smear testi hayati bir rol oynar. Her kadının yılda bir, en geç üç yılda bir yaptırması gereken bu test, kanserleşme eğilimi olan hücreleri henüz hastalık oluşmadan tespit eder. Smear testi, jinekolojik muayene sırasında yapılan, ağrısız ve kısa süreli bir işlemdir.

Hastalığın Evreleri ve Müdahale Yöntemleri

Hastalığın tedavisi, genel anestezi altında yapılan muayene ile belirlenen dört evreye göre planlanır:

  1. Evre 1 ve 2A: Erken evrelerdir, cerrahi müdahale ile kanserli dokular temizlenebilir.
  2. Evre 2B ve Sonrası: Bu aşamadan itibaren ameliyat hastaya ek fayda sağlamayabilir.
  3. İleri Evre Tedavisi: Ameliyatın uygun olmadığı durumlarda radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) yöntemlerine başvurulur.

Türkiye'de hastaların %60'ı maalesef ileri evrelerde doktora başvurmaktadır. Bu nedenle düzenli tarama testleri ve erken dönemde aşılanma, hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

Rahim ağzı kanserinden aşıyla korunun!

Yazar Hakkında

Prof. Dr. M. Murat Naki

Prof. Dr. M. Murat Naki

Prof. Dr. M. Murat NAKİ, 1972 yılında Kars'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1999 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur. Ayrıca Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Yandal Uzmanlık eğitimini yine başarıyla tamamlamıştır.

2006 -İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Jinekolojik Onkoloji BD / Klinik Gözlemci ve Araştırmacı olarak, 2007 - 2008 yılları arasında Memorial Sloan-Kettering Cancer Center New York, ABD / Klinik Gözlemci ve Araştırmacı olarak, 2009 - 2010 yılları arasında  Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi / Başasistan olarak, 2010 - 2013 yılları arasında Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi / Eğitim ve İdari Sorumlu olarak, 2013 - 2014 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ''Doçent Doktor'' unvanları ile hasta kabulü yapan Prof. Dr. M. Murat NAKİ, bir çok uluslararası makale/yayın sahiptir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.