Doktorsitesi.com

Psöriatik Artrit Hastalığına Güncel Yaklaşım

Prof. Dr. Bünyamin Kısacık
Prof. Dr. Bünyamin Kısacık
31 Mayıs 2017283 görüntülenme
Randevu Al
Psöriatik Artrit Hastalığına Güncel Yaklaşım
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sedef Romatizması (Psöriatik Artrit) Nedir?

Sedef romatizması ya da tıbbi literatürdeki ismiyle psöriatik artrit, sedef hastalarının yaklaşık %7-40 kadarını etkileyen kronik ve iltihaplı bir romatizma türüdür. İsminden de anlaşılacağı üzere bu hastalık temel olarak sedef hastalarında görülmektedir; ancak her sedef hastasında mutlaka romatizmal bir tablo gelişeceği anlamına gelmez.

Sedef Romatizması Belirtileri ve Ortaya Çıkış Süreci

Hastaların büyük bir çoğunluğunda romatizmal bulgular, deri üzerindeki sedef hastalığı belirtilerinden sonra gelişmektedir. Bununla birlikte, daha düşük bir hasta grubunda sedef hastalığı ile eklem bulguları eş zamanlı başlayabilir veya nadiren eklem şikayetleri deri bulgularından önce ortaya çıkabilir.

Hastalığın klinik seyri kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Sedef romatizmasının temel belirtileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Eklem Tutulumu: Hastalık el eklemlerinde görülebileceği gibi, diz ekleminde de tek başına ortaya çıkabilmektedir.
  • Omurga ve Kalça Ağrısı: Bazı vakalarda hastalık sadece bel ve kalça ağrısı ile seyreder.
  • Sabah Tutukluğu: Romatizmal hastalıkların en karakteristik özelliklerinden biri olan sabah tutukluğu, sedef romatizmasında da belirleyici bir bulgudur.

Tırnak Bulguları ve Deri Lezyonları İlişkisi

Sedef hastalığında eklem şikayetlerine sıklıkla tırnak değişiklikleri eşlik eder. Özellikle tırnaklarda "pitting" olarak adlandırılan ve toplu iğne batırılmış gibi görünen küçük çukurlar yaygındır. Ayrıca tırnaklarda sararma ve tırnak yatağından ayrılmalar da gözlemlenebilir.

Önemli bir nokta ise deri lezyonlarının yaygınlığı ile hastalığın şiddeti arasında doğrudan bir korelasyon bulunmamasıdır. Aşağıdaki tablo bu durumu netleştirmektedir:

DurumKlinik Görünüm
Hafif Deri BulgusuTek bir sedef lezyonu olmasına rağmen şiddetli eklem ağrıları görülebilir.
Yaygın Deri BulgusuTüm vücut sedef lezyonlarıyla kaplıyken hiçbir eklem yakınması olmayabilir.

Genetik Geçiş ve Tanı Yöntemleri

Sedef hastalığının genetik geçişi oldukça yüksektir. Aile öyküsünde sedef hastalığı bulunan bireylerde, hastalığın ortaya çıkma riski önemli bir işaret olarak kabul edilir.

Tanı sürecinde en çok merak edilen konu ise kan testleridir. Bilinmelidir ki sedef romatizmasına özgü, kesin tanı koyduran spesifik bir kan testi bulunmamaktadır. Tanı süreci şu şekilde işler:

  1. Klinik Muayene: Tanı esas olarak hastanın klinik durumuna ve fiziksel muayenesine göre konur.
  2. İltihap Testleri: Eklem bulgularının şiddetlendiği dönemlerde kandaki iltihap değerleri yükselebilir.
  3. Ayırıcı Tanı: Diğer romatizmal hastalıklarla karışmaması için uzman hekim değerlendirmesi esastır.

Tedavi Seçenekleri ve Süreç Yönetimi

Sedef romatizması tedavisi, hastalığın şiddetine ve hastanın genel durumuna göre kişiselleştirilir. Tedavide kullanılan ilaçların en büyük avantajı, hem deri lezyonları hem de eklem bulguları üzerinde eş zamanlı etki göstermeleridir.

Kullanılan İlaçlar ve Yöntemler

  • İlk Tercih İlaçlar: Genellikle Metotreksat gibi temel etkili ilaçlar ilk aşamada tercih edilir.
  • Biyolojik Tedaviler: Standart tedavilere yanıt vermeyen veya durumu dirençli olan hastalarda alternatif olarak biyolojik tedaviler uygulanabilir.

Tedavi süresi hastadan hastaya değiştiği için net bir zaman dilimi vermek güçtür. Ancak genel yaklaşım olarak, 2 yıllık bir tedavi süreci sonrasında hastanın durumunun yeniden kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesi en doğru yöntemdir.

Etiketler

Sedef romatizmasıPsöriatik artirit

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Bünyamin Kısacık

Prof. Dr. Bünyamin Kısacık

Doç.Dr Bünyamin KISACIK, lisans öncesi eğitimlerini tamamladıktan sonra, tıp eğitimini 1998 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda İç Hastalıkları ihtisasını, 2007 yılında ise Romatoloji yan dal ihtisasını tamamlayarak İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.