Doktorsitesi.com

PSİKOTERAPİLER GERÇEKTEN FAYDA SAĞLAR MI?

Psk. Gizem Saray
Psk. Gizem Saray
28 Şubat 2023134 görüntülenme
Randevu Al
Tüm psikoterapilerin ortak bir amacı vardır:  bireyin kişilik gelişimini olgunluk, yeterlilik ve kendini gerçekleştirme yönünde daha ileriye taşımak. Bu yolda kişide artan bir içgörü, kişiyi  yetersiz kılan çatışmaların çözümlenmesi, kendini kabullenme, sorunlarla başa çıkmak için daha verimli tekniklerin öğrenilmesi, benlik yapısının yeterlilik ve güven boyutlarında güçlendirilmesi hedeflenir. Peki, modern psikoterapiler gerçekten işe yarıyor mu?
PSİKOTERAPİLER GERÇEKTEN FAYDA SAĞLAR MI?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikoterapinin Temel Amacı ve Bireysel Gelişim Üzerindeki Etkisi

Tüm psikoterapilerin ortak ve nihai amacı; bireyin kişilik gelişimini olgunluk, yeterlilik ve kendini gerçekleştirme yönünde daha ileriye taşımaktır. Bu profesyonel süreçte, kişinin içgörü kazanması, kendisini yetersiz kılan içsel çatışmaların çözümlenmesi ve öz kabul süreçlerinin güçlendirilmesi hedeflenir. Ayrıca, sorunlarla başa çıkmak için daha verimli tekniklerin öğrenilmesi, benlik yapısının güven ve yeterlilik boyutlarında optimize edilmesi terapinin odak noktaları arasındadır.

Psikoterapi Gerçekten İşe Yarıyor mu? Bilimsel Araştırmalar

Modern psikoterapilerin etkililiği üzerine yapılan ilk bilimsel sonuç çalışmaları 1980 yılında Smith ve Glass tarafından başlatılmıştır. Yürütülen bu kapsamlı çalışmada, psikolojik tedavi gören bireylerin, tedavi almayanlara oranla %80 daha iyi bir gelişim gösterdikleri saptanmıştır. Bu veriler, terapinin insan psikolojisi üzerindeki somut katkılarını kanıtlayan ilk önemli bulgular arasındadır.

Martin Seligman ve 1995 Yılı Etkililik Çalışması

Psikolog Martin Seligman, 1995 yılında 4100 katılımcı ile gerçekleştirdiği araştırmada, son üç yıl içinde tedavi alan bireylerin deneyimlerini analiz etmiştir. Çalışmada; tedavinin sorunları çözme becerisi, hasta memnuniyeti ve genel duygudurum karşılaştırmaları baz alınmıştır. Araştırmanın sonuçları şu şekildedir:

  • Katılımcıların %90'ı tedavi sonrası kendilerini çok daha iyi hissettiklerini bildirmiştir.
  • İlaç + psikoterapi kombinasyonu ile sadece psikoterapi alan gruplar arasında iyileşme açısından belirgin bir fark saptanmamıştır.
  • Bilimsel olarak hiçbir psikoterapi yöntemi, bir diğerinden mutlak anlamda üstün bulunmamıştır.
  • Psikolog, psikiyatrist ve sosyal çalışmacılar tarafından yürütülen profesyonel tedavilerin; aile hekimleri veya evlilik danışmanlarına oranla daha yüksek iyileşme sağladığı görülmüştür.

Amerikan Psikoloji Birliği (APA) Verileriyle Psikoterapinin Gücü

Amerikan Psikoloji Birliği (APA), 2012 yılında gerçekleştirilen 50 farklı etkililik araştırmasını kapsamlı bir şekilde değerlendirmiştir. Bu değerlendirme sonucunda, psikoterapinin sağlık hizmetlerine duyulan genel ihtiyacı azaltan ve uzun vadede sağlığı iyileştiren etkili bir yöntem olduğu tescillenmiştir.

Psikoterapinin AvantajlarıTıbbi ve Farmakolojik Karşılaştırma
Etki DüzeyiBirçok tıbbi tedavinin ürettiği etkiden daha fazladır.
Verimlilikİş üretkenliğini artırır ve psikiyatrik yatış oranlarını azaltır.
KalıcılıkSonuçlar psikofarmakolojik tedavilere göre daha uzun sürelidir.
Yan Etkiİlaç tedavilerine kıyasla çok daha az zararlı yan etkiye yol açar.

Psikolojik İyileşmeyi Sağlayan 5 Temel Değişim Süreci

Psikoterapilerin psikolojik iyi oluşu nasıl sağladığına dair Prochaska ve Norcross (1983) tarafından tanımlanan 5 temel değişim süreci bulunmaktadır. Bu süreçler, terapinin türü ne olursa olsun iyileşmenin temel taşlarını oluşturur:

  1. Bilinçlendirme: Kişinin kendisi ve çevresi hakkındaki farkındalığının artırılmasıdır. Benlik algısı, toplumsal normlar ve kurallar üzerine bilgi deneyiminin geliştirilmesi hedeflenir.
  2. Duygusal Boşalım (Katarsis): Danışanın seans sırasında duygusal ketlenmelerinden arınarak, duygularını özgürce ifade etmesi ve yaşaması sürecidir.
  3. Seçim: Kişinin iç dünyasını yeniden düzenleyerek, hem dış olaylara hem de kendi davranışlarına dair yeni ve sağlıklı kararlar alabilme becerisidir.
  4. Koşullu Uyaranların Değiştirilmesi: Davranışları şekillendiren uyaranlara karşı bireyin geliştirdiği tutum ve tepkilerin daha sağlıklı olanlarla değiştirilmesidir.
  5. İzlerlik Kontrolü: Sorunlu davranışların hangi koşullarda ortaya çıktığının belirlenmesi ve bu döngünün kırılarak davranışın kalıcı olarak değiştirilmesidir.

Kaynakça

  • American Psychological Association. (2012). Research Shows Psychotherapy Is Effective But Underutilized.
  • Prochaska, J. O., & Norcross, J. C. (1983). Contemporary psychotherapists: A national survey of characteristics, practices, orientations, and attitudes.
  • Seligman, M. E. P. (1995). The effectiveness of psychotherapy: The Consumer Reports study.

Etiketler

PsikoterapiBiliçlendirmeKatarsis

Yazar Hakkında

Psk. Gizem Saray

Psk. Gizem Saray

İlkokul ve lise öğrenimimi İzmir de tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-coğrafya fakültesi psikoloji bölümünü kazandım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.