Doktorsitesi.com

Psikolojik Travma ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Klinik Psikolog Özge Sarıca
Klinik Psikolog Özge Sarıca
6 Kasım 2020236 görüntülenme
Randevu Al
Psikolojik Travma ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Psikolojik Travma Nedir?

Travma sonrası stres problemleri; savaş, doğal afet, tecavüz, kaza, şiddet ve taciz gibi ürkütücü olayların ardından ortaya çıkan ve etkisi uzun süre devam edebilen psikolojik durumlardır. Birçok birey yaşamı boyunca bu tür travmatik olaylara şahitlik etmekte veya bizzat deneyimlemektedir. Bazı kişiler bu olayların ardından kendi kendine iyileşme süreci gösterirken, bazıları yıllarca süren stres ve anksiyete ile mücadele etmek zorunda kalabilir. Bu nedenle, her travmatik deneyimin her bireyde kalıcı etkiler bırakacağı söylenemez.

Psikolojik travma, bir olayın bireyde yoğun korku, çaresizlik veya olağanüstü bir dehşet duygusu uyandırması durumudur. Özellikle kişinin kendisinin veya bir yakınının ölüm ya da yaralanma tehlikesi ile karşı karşıya kalması, travmanın temelini oluşturur. Araştırmalar, toplumdaki her iki bireyden birinin hayatı boyunca en az bir kez bu tür sarsıcı olaylara maruz kaldığını veya tanıklık ettiğini göstermektedir.

Travma Sonrası Görülen Psikolojik Rahatsızlıklar

Psikolojik travmaların ardından en sık karşılaşılan klinik tablolar depresyon ve travma sonrası stres bozukluğudur (TSSB). Bireyi dehşete düşüren veya çaresiz hissettiren olayların, uzun vadede ciddi psikolojik problemlere zemin hazırladığı bilinmektedir. Bu süreçte görülen rahatsızlıklar, bireyin günlük yaşam fonksiyonlarını önemli ölçüde etkileyebilir.

Travma Sonrası Depresyon Belirtileri

Psikolojik travma sonrası gelişen depresyon, ilk kez ortaya çıkabileceği gibi geçmişte bu sorunu yaşamış kişilerde nüks de edebilir. En sık rastlanan semptomlar şunlardır:

  • İsteksizlik ve yaşamdan zevk alamama,
  • Uyku ve iştah düzeninde belirgin artış veya azalış,
  • Enerji kaybı ve sürekli moral bozukluğu.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Belirtileri

TSSB, travmatik olayın etkilerinin zihinde canlı kalmasıyla karakterize bir durumdur. Bu rahatsızlığın temel belirtileri aşağıda maddelenmiştir:

  • Sürekli kabus görme ve uykuya dalmada güçlük,
  • Travmatik olayın zihinde sık sık canlanması (flashback),
  • Çevredeki bireylere yabancılaşma ve gelecek planı yapamama,
  • Olayın tekrarlanacağına dair yoğun korku ve sürekli diken üstünde olma hali,
  • Sinirlilik ve olayı anımsatan durumlardan kaçınma davranışları.

Travmanın Şiddetini Belirleyen Faktörler

Psikolojik travmanın şiddeti ile birey üzerindeki etkileri arasında doğru orantı bulunmaktadır. Travma ne kadar ağırsa, psikolojik etkileri de o denli uzun vadeli olmaktadır. Aşağıdaki tablo, travmanın etkisini artıran temel unsurları özetlemektedir:

FaktörEtki Düzeyi
Maruz Kalma BiçimiEnkaz altında kalma gibi doğrudan deneyimler etkiyi artırır.
Kayıp DurumuYakın çevreden birinin kaybı psikolojik sorunları derinleştirir.
Korku DüzeyiTravma anında hissedilen korku seviyesi iyileşme süresini etkiler.
Sosyal DestekSosyal desteğin yetersizliği iyileşme sürecini geciktirir.

Travma Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Toplumda yaygın olan "zamanla geçer" düşüncesi her birey için geçerli değildir. Araştırmalar, travma sonrası belirtilerin birçok kişide birkaç hafta içinde düzeldiğini, ancak her 5-6 bireyden birinde bu durumun yıllarca sürebildiğini göstermektedir. Ayrıca, olayı unutmaya çalışmak veya anımsatıcı durumlardan kaçınmak iyileşmeyi sağlamaz.

Kaçınma davranışı sergileyen ve olay hiç yaşanmamış gibi davranan bireylerde iyileşme süreci, yardım arayanlara göre çok daha fazla gecikmektedir. Problemleri çevreyle paylaşmak ve profesyonel destek almak, sürecin sağlıklı yönetilmesi için kritiktir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

TSSB tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapi yöntemlerinin etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Her bireyin travmadan etkilenme oranı farklı olduğundan, kişiye özel bir tedavi planı oluşturulmalıdır.

1. İlaç Tedavileri

TSSB semptomlarının kontrol altına alınmasında, özellikle duruma depresyon eşlik ediyorsa antidepresan ilaçlar oldukça etkilidir. İlaç kullanımı mutlaka bir doktor kontrolünde, önerilen doz ve sürede gerçekleştirilmelidir.

2. Psikoterapi (Bilişsel Davranışçı Terapi)

Psikoterapi ekolleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), TSSB tedavisinde en başarılı yöntemlerden biridir. Bu yöntemde temel hedefler şunlardır:

  • Belirtilere neden olan yanlış düşüncelerin tespit edilerek sağlıklı ve gerçekçi düşüncelerle değiştirilmesi.
  • Korku nedeniyle kaçınılan durumlarla başa çıkabilmek için davranışsal ödevler verilmesi.
  • Korku seviyesinin kademeli olarak aza indirgenmesi.

Tedavi Sürecindeki Engeller

TSSB, hem birey hem de aile için zorlayıcı bir süreçtir ancak tedavisi mümkündür. Birçok birey; durumun bir rahatsızlık olduğunu bilmediği, belirtileri kendi güçsüzlüğü ile ilişkilendirdiği veya tedavi olanaklarına erişemediği için profesyonel desteğe başvurmamaktadır. Utanç duyma veya konuşmaktan rahatsızlık hissetme de tedavi önündeki önemli engeller arasındadır.

Etiketler

Psikolojik tedaviTravma sonrasıTravma sonrası belirtilerTravma sonrasi tedaviPsikolojik travmalar

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özge Sarıca

Klinik Psikolog Özge Sarıca

Uzm. Kl. Psk. Özge Sarıca lisans öncesi eğitimlerini tamamladıktan sonra Doğu Akdeniz Üniversitesi Psikoloji bölümünde başladığı eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanını almıştır.  Yüksek lisans eğitimini Yakın Doğu Üniversitesinde  Klinik  Psikoloji  bölümünü bitirmiş ve Uzm. Psk. ünvanını almıştır. 

2016- 2017 İrfan Nadir 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi'nde, 2017-2018 Bekirpaşa Lisesi'nde, 2018-2019 Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde mesleki çalışmalarını sürdüren Uzm. Kl. Psk. Özge Sarıca'nın Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği'ne üyeliği bulunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.