Doktorsitesi.com

PRP NEDİR, NASIL UYGULANIR, PRP VE DİZ KİREÇLENMESİ TEDAVİSİ

Prof. Dr. Aydın Arslan
Prof. Dr. Aydın Arslan
25 Ocak 2018396 görüntülenme
Randevu Al
PRP NEDİR, NASIL UYGULANIR, PRP VE DİZ KİREÇLENMESİ TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

PRP Tedavisi Nedir?

PRP tedavisi, kişinin kendi kanındaki trombosit hücrelerinden elde edilen zenginleştirilmiş plazmanın, vücudun belirli bölgelerine enjekte edilmesi işlemidir. Açılımı Platelet Rich Plasma (Trombositten Zengin Plazma) olan bu yöntem, kanın iyileştirici faktörler bakımından en yoğun hücrelerinin ayrıştırılması prensibine dayanır. Günümüzde PRP uygulaması, cilt bakımı gibi kozmetik amaçların yanı sıra pek çok kronik hastalığın tedavisinde de güvenle kullanılmaktadır.

PRP Nasıl Uygulanır?

Uygulama süreci yaklaşık 20 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanan pratik bir işlemdir. İlk aşamada hastadan yaklaşık 20 cc kan alınır ve bu kan 6 dakika süren özel bir ayrıştırma (santrifüj) işlemine tabi tutulur. İşlem sonucunda tüpün üst kısmında biriken, iyileştirici hücrelerden zengin bölüm alınarak doğrudan ilgili bölgeye enjekte edilir.

PRP tedavisi ortopedi alanında özellikle şu üç rahatsızlıkta yüksek başarı oranlarıyla tercih edilmektedir:

  • Diz kireçlenmesi
  • Tenisçi dirseği
  • Topuk dikeni

Diz Kireçlenmesi ve PRP Tedavisi

Özellikle ileri seviyeye ulaşmamış diz kireçlenmelerinde PRP uygulaması oldukça etkili bir yöntemdir. Bu tedavinin en önemli özelliği, sadece ağrıyı maskelemeye yönelik değil, doğrudan kireçlenmenin tedavisine odaklanmasıdır. Kortizon enjeksiyonları gibi anlık bir rahatlama sağlamasa da ağrılar zamanla azalarak kaybolur.

Kortizon sonrası oluşabilecek şikayetler bu yöntemde görülmez. Hastadan alınan kanın santrifüj edilmesiyle elde edilen trombositler, diz bölgesine enjekte edilir. Bu süreçte genellikle 1 ay arayla 3 seans uygulama yapılması yeterli olmaktadır.

Tenisçi Dirseği Tedavisinde PRP

Tenisçi dirseği, hastanın günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren inatçı bir rahatsızlıktır. Tedavide kullanılan kortizon enjeksiyonları hızlı sonuç verse de ağrıların birkaç ay içinde nüksetme ihtimali %50 civarındadır. PRP yöntemi ise bu noktada daha kalıcı bir çözüm sunar.

Tedavi süreci sabır gerektirir; çünkü iyileşme kortizonda olduğu gibi aniden değil, zamana yayılarak gerçekleşir. 15 gün arayla uygulanan 2 seans, tenisçi dirseği şikayetlerinde büyük oranda başarı sağlar ve hastalığın tekrarlama riskini minimize eder.

Topuk Dikeni ve PRP Uygulaması

Farklı tedavi yöntemlerinden sonuç alınamayan topuk dikeni vakalarında, PRP uygulaması yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Hastanın durumuna göre planlanan bu tedavi, bazen tek seans bazen de 1 ay arayla yapılan 2 seans şeklinde uygulanarak bölgedeki iyileşmeyi tetikler.

PRP Seans Sayıları ve Uygulama Aralıkları

Ortopedik rahatsızlıklarda uygulanan seans sayıları ve aralıkları, hastalığın türüne göre değişiklik göstermektedir. Aşağıdaki tabloda genel uygulama planı yer almaktadır:

Rahatsızlık TürüSeans SayısıUygulama Aralığı
Diz Kireçlenmesi3 Seans1 Ay
Tenisçi Dirseği2 Seans15 Gün
Topuk Dikeni1-2 Seans1 Ay

PRP Tedavisinin Yan Etkileri Var mıdır?

PRP, tamamen hastanın kendi kanından üretildiği için herhangi bir yan etki veya alerjik reaksiyon riski taşımaz. Uygulama esnasında sadece iğne temasına bağlı olarak hafif bir ağrı hissedilebilir. Bu durum oldukça doğaldır ve kısa süre içerisinde kendiliğinden geçer.

Etiketler

Prp tedavisiPrp ve diz kireçlenmesiPrp ve topuk dikeniPrp ve tenisçi dirseği

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Aydın Arslan

Prof. Dr. Aydın Arslan

Pr. Dr. Aydın ARSLAN, 1978 yılında Zonguldak/Kozlu da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini Zonguldak ta bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde başladığı tıp (İngilizce) eğitimini 2002 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanlık Eğitimini 2003-2008 yılları arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.