Doktorsitesi.com

Prostat ve İyi Huylu Büyüme Hakkında

Doç. Dr. Necmettin Penbegül
Doç. Dr. Necmettin Penbegül
14 Ağustos 2018153 görüntülenme
Randevu Al
Prostat ve İyi Huylu Büyüme Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Prostat Nedir ve Vücuttaki İşlevi Nelerdir?

Prostat, erkeklerde idrar kesesinin (mesane) hemen altında yer alan ve idrarı dışarı atan kanalın (üretra) etrafını saran bir bezdir. Sadece erkeklerde bulunan bu organ, semende yer alan bazı sıvıları salgılamakla görevlidir. Ayrıca, ejakülasyon (boşalma) sırasında semenin dışarı atılmasına yardımcı olan düz kas liflerini bünyesinde barındırır. Sağlıklı bir prostat dokusunun hacmi normal şartlarda 15-25 ml arasındadır.

Prostat Büyümesi Ne Zaman ve Nasıl Gerçekleşir?

Erkekler yaşlandıkça, özellikle 50 yaşından sonra, prostat dokusu yavaş bir şekilde büyüme eğilimi gösterir. Bu büyümedeki en temel faktör, yaşla birlikte meydana gelen hormon değişiklikleridir. Tıbbi literatürde bu durum İyi Huylu Prostat Büyümesi veya Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) olarak adlandırılır.

Prostat dokusu büyüdüğünde idrar kanalına (üretra) baskı yaparak kanalın daralmasına neden olur. Bu daralma, idrar akışını engelleyerek hastada çeşitli boşaltım şikâyetlerinin başlamasına yol açar. Bu süreçte en kritik nokta, büyümenin prostat kanseri kaynaklı olup olmadığının uzman bir hekim tarafından tespit edilmesidir.

Prostat Büyümesi Belirtileri: Alt İdrar Yolları Şikâyetleri (AÜSS)

Prostat büyüklüğü ile şikâyetlerin şiddeti her zaman doğru orantılı değildir; bazen küçük bir prostat ciddi sorunlara yol açarken, çok büyük bir prostat daha az belirti verebilir. Bu şikâyetler üç ana aşamada incelenir:

1. Depolama (İdrar Tutma) Aşamasındaki Belirtiler

  • Normalden daha sık idrar yapma ihtiyacı
  • Noktüri (Gece idrar yapmak için uyanma)
  • Ani ve ertelenemeyen idrar yapma isteği
  • İstemsiz idrar kaçırma

2. İşeme Aşamasındaki Belirtiler

  • Zayıf akımlı, çatallı veya dağınık idrar yapma
  • Kesik kesik veya ıkınarak idrar yapma
  • İdrara başlamadan önce bekleme süresinin uzaması
  • İdrar yapma işleminin normalden uzun sürmesi

3. İşeme Sonrası Oluşan Şikâyetler

  • Mesanenin tam boşalmadığı hissi
  • İşeme bittikten sonra iç çamaşırına damlama şeklinde idrar kaçırma

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Benzer şikâyetlere idrar yolu enfeksiyonu, taş veya tümör gibi hastalıklar da yol açabildiği için detaylı bir anamnez (hasta öyküsü) alınır. Tanı sürecinde şu yöntemler kullanılır:

Tetkik YöntemiAmacı
İdrar TestiEnfeksiyon veya kanama varlığını kontrol etmek
IPSS FormuŞikâyetlerin şiddetini ve yaşam kalitesini ölçmek
PSA Kan TestiProstat kanseri riskini değerlendirmek
Parmakla Rektal MuayeneProstatın büyüklüğünü ve sertliğini (kanser şüphesini) kontrol etmek

Not: Üroflowmetri, idrar günlüğü ve sistoskopi gibi ileri testlere hekim kararıyla başvurulabilir.

Tedavi Seçenekleri

Hafif Dereceli Şikâyetler: Bekle-Gör Yaklaşımı

Şikâyetler yaşam kalitesini bozmuyorsa, cerrahi veya ilaç yerine yaşam tarzı değişiklikleri önerilir:

  • Akşamları ve uykudan 2 saat önce sıvı alımı kısıtlanmalıdır.
  • Alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır.
  • Haftada 2-3 kez egzersiz yapılmalı, hareketsizlikten kaçınılmalıdır.
  • Alt karın bölgesi sıcak ve kuru tutulmalıdır.
  • İdrar yaparken oturarak pozisyon tercih edilmeli ve mesane tam boşaltılmalıdır.
  • Kabızlığı önleyecek beslenme düzenine geçilmelidir.

Orta ve İleri Dereceli Şikâyetler: İlaç Tedavisi

Şikâyetler rahatsız edici boyuta ulaştığında hekim tarafından şu ilaç grupları planlanabilir:

  • Alfa-blokerler: Prostat ve mesane çıkışını gevşetir.
  • 5 Alfa-redüktaz inhibitörleri: Büyük prostatları küçültmeye yardımcı olur.
  • MRA ve PDE5 inhibitörleri: İdrar sıklığını azaltır veya eşlik eden sertleşme sorunlarını düzenler.

Cerrahi Müdahale Yöntemleri

İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı, böbrek yetmezliği, mesane taşı veya tekrarlayan kanama durumlarında cerrahi tercih edilir. Başlıca yöntemler şunlardır:

  1. TURP (Transüretral Prostat Rezeksiyonu): Altın standarttır. Kapalı yöntemle prostat dokusu kazınır.
  2. TUIP: Daha küçük prostatlı ve genç hastalarda tercih edilen kesi yöntemidir.
  3. Açık Prostatektomi: 80 gramdan büyük prostatlarda uygulanan klasik cerrahidir.
  4. Lazer Tedavileri: Kanama riski düşük olduğu için kan sulandırıcı kullanan hastalarda tercih edilir.

Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Cerrahi işlemden sonra tam iyileşme genellikle 6-8 hafta sürer. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • İlk 4-6 hafta boyunca 5 kg'dan ağır yük kaldırılmamalıdır.
  • Günlük 1-2 litre su tüketilmelidir.
  • Ağır egzersiz, bisiklet kullanımı ve termal banyolardan kaçınılmalıdır.
  • Ameliyat sonrası patoloji sonucu temiz çıksa dahi, prostat kanseri riski devam ettiği için düzenli PSA kontrolleri aksatılmamalıdır.
  • Ameliyat sonrası retrograd ejakülasyon (meninin mesaneye kaçması) görülebilir; bu durum sağlığa zararlı değildir.

Etiketler

Prostat ameliyatıProstat belirtileriProstat tedavisiProstat nedirProstatProstat kanseriİyi huylu prostatProstat lazer tedavisiProstat cerrahisi

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Necmettin Penbegül

Doç. Dr. Necmettin Penbegül

Doç. Dr. Necmettin PENBEGÜL, 1977 yılında Malatya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2001 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2001 - 2006 yılları arasında İstanbul Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Üroloji Uzmanı olmuştur. İhtisas gerçekleştirdiği süre zarfında bir çok yurt içi ve yurt dışı çalışmalarında yer almış taş hastalıklarının Endoürolojik yaklaşımları konusunda eğitim almış Türk Üroloji Yeterlilik Kurulları (TÜYK) Üroloji Yeterlilik Sınavını da başarıyla tamamlamıştır.

Mecburi hizmetinin ardından 2009 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniği'nde ''Yardımcı Doçent'' olarak akademik çalışmalarına başlamış, Endoskopik Ürolojik ameliyatlara olan eğilimi nedeniyle 2010 yılında 1(bir) ay süre ile “Laparoskopik Ürolojik Cerrahi” konusunda İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde gözlemci olarak bulunmuş ve akabinde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde Laparoskopik Ameliyatların başlamasını sağlamıştır. 2011 yılında Laparoskopik cerrahi konusundaki deneyimlerini arttırmak amacı ile Universitat Tübingen Klinik für Urologie / Stuttgart-Germany kliniğinde 3 ay süreyle gözlemci olarak bulunmuş olan Doç. Dr. Necmettin PENBEGÜL, Ülkesine döndükten sonra kliniğinde Laparoskopik Ürolojik ameliyatlara devam etmiş ve birçok kurslarda Laparoskopik Cerrahi eğitmeni olarak görev almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.