Doktorsitesi.com

PREMENSTÜREL SENDROMDA (ADET DÖNEMİ SENDROMU) DEĞİŞEN PSİKOLOJİK DURUM

Uzm. Psk. Selin Karabulut
Uzm. Psk. Selin Karabulut
7 Aralık 2016282 görüntülenme
Randevu Al
PREMENSTÜREL SENDROMDA (ADET DÖNEMİ SENDROMU) DEĞİŞEN PSİKOLOJİK DURUM
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Premenstruel Sendrom (PMS) Nedir?

Premenstruel sendrom (PMS), kadınlarda adet kanaması öncesindeki dönemde ortaya çıkan fiziksel ve ruhsal belirtiler bütünüdür. Bu semptomlar genellikle adet döngüsünün başlamasından yaklaşık bir hafta önce kendini göstermeye başlar. Kanamanın başlamasıyla birlikte birkaç gün içerisinde kendiliğinden ortadan kalkar.

Birçok kadında hafif düzeyde adet öncesi belirtiler görülse de, PMS bu durumun kadının günlük yaşantısını derinden etkileyecek kadar şiddetli seyretmesidir. Bu süreçte yaşanan değişimler, sadece fiziksel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda yaşam kalitesini düşüren bir süreç olarak tanımlanır.

PMS Kimlerde Görülür?

Premenstruel sendrom, yumurtalıkları düzenli çalışan ve üreme çağında olan kadınlarda, özellikle 30-45 yaş aralığında daha sık gözlemlenir. Araştırmalar bu durumun sosyal sınıf, ırk veya etnik köken farkı gözetmediğini ortaya koymaktadır. Ancak 2007 yılında yapılan bir çalışma, doğurganlık oranının ve emzirme süresinin yüksek olduğu toplumlarda, adet döngüsü sayısının azlığına bağlı olarak PMS vakalarının daha seyrek görüldüğünü öne sürmüştür.

Aslında her kadında adet öncesi dönemde vücudun hazırlık yaptığına dair bazı sinyaller oluşur. Bu belirtilerin temel amacı, kadını yaklaşan adet dönemine karşı haberdar etmektir. Kadınların yarısından azında bu durum rahatsız edici ancak katlanılabilir düzeydeyken, %5'lik bir kesimde belirtiler oldukça şiddetli yaşanmaktadır. Özellikle depresif mizaçlı, ağrı eşiği düşük ve tolerans seviyesi zayıf olan bireylerin bu süreci psikolojik olarak daha zor atlattığı söylenebilir.

Premenstruel Sendrom Belirtileri Nelerdir?

PMS döneminde görülen semptomlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir. En sık karşılaşılan ruhsal ve fiziksel belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Depresif ruh hali, mutsuzluk ve içe kapanma isteği
  • Kaygı düzeyinde artış ve ani öfke patlamaları
  • Tahammülsüzlük ve çevredeki kişilerle çatışma eğilimi
  • Nedensiz ağlama nöbetleri ve aşırı hassasiyet
  • Aşırı yeme davranışı ve iştah değişiklikleri
  • Sabırsızlık, hoşgörüsüzlük ve umutsuzluk hissi
  • Cinsel istekte ve enerji seviyesinde artış
  • Uyku isteğinde artış ve sürekli yorgunluk hali
  • Dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü ve sakarlık

PMS’in Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkileri

Bu dönemde yaşanan değişimler sadece bireysel değil, sosyal ve profesyonel hayatı da olumsuz etkileyebilir. PMS'in olası sonuçları şunlardır:

Etki AlanıOlası Sorunlar
Sosyal İlişkilerPartnerle çatışmalar ve ilişki sorunları
İş Hayatıİşlerin aksaması ve verimlilik kaybı
Aile DinamiğiAnne-çocuk iletişiminde gerginlikler
Günlük RutinRutin işlerde aksama ve motivasyon kaybı

PMS ile Baş Etmek İçin Neler Yapılabilir?

PMS dönemini daha konforlu geçirmek ve semptomların şiddetini azaltmak için bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve önlemler alınabilir:

  1. Farkındalık ve Bilgi Edinme: Kadının bu durumun geçici olduğunu bilmesi ve belirtiler hakkında bilgi sahibi olması süreci yönetmesini kolaylaştırır.
  2. Beslenme Düzenlemesi: Kafein içeren gıdalar (kahve, çay, çikolata, kola) baş ağrısı ve meme hassasiyetini artırabilir. Belirti dönemlerinde kafein alımı kısıtlanmalıdır.
  3. Alkol ve Sigara Kullanımı: Adet döngüsünün ikinci yarısında alkole karşı duyarlılık artar ve semptomlar şiddetlenir. Sigaradaki nikotin vücutta su tutulmasını tetiklediği için sigara bırakılmalı veya azaltılmalıdır.
  4. Düzenli Egzersiz: Fiziksel aktivite, sendromun etkilerini hafifletmede oldukça etkilidir.
  5. Stres Yönetimi: Yaşamdaki stres faktörlerini uzaklaştırmak için bilinçli adımlar atılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.
  6. İlişkisel Yaklaşım: Bu dönemde artan çatışmaları önlemek adına partnerlerin daha anlayışlı olması önemlidir. Ancak PMS, mevcut ilişki problemlerini örtbas etmek için bir ikincil kazanç olarak kullanılmamalıdır.

Eğer belirtiler günlük hayatı işlevsiz hale getiriyorsa; bir kadın doğum uzmanı, psikolog veya psikiyatriste başvurmaktan çekinilmemelidir.

Etiketler

Adet dönemiPremenstrual sendromAdet öncesi dönemdeki şikayetlerPmsPremenstrüel sendromAdet dönemi sendromu ve beslenmeAdet dönemi sendromu

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Selin Karabulut

Uzm. Psk. Selin Karabulut

Uzm. Psk. Selin Karabulut İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünde (2004) eğitimini tamamlayan Selin Karabulut, yüksek lisansını 2013 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesinde tamamlamıştır. Bitirme tezini “Çift terapisine başvuran evli çiftlerin anne – baba tutumlarının, evlilik doyumu üzerine etkisi” üzerine yapan Karabulut, “Aile ve Çift Terapisi” alanında 7 yıllık, uluslararası sertifikalı  700 saatlik eğitimini almış ve bu alanda uzmanlaşmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.