Premenstruel sendrom (PMS) kadınlarda adet kanaması öncesi dönemde başlayan ruhsal veya fiziksel bazı belirtiler topluluğunu ifade eder. Bu belirtiler genellikle adet kanamasının başlamasından yaklaşık bir hafta önce ortaya çıkar ve kanama ile birlikte birkaç günde kaybolurlar.

Premenstruel belirtiler bir çok kadında görülürlerken PMS, kadının yaşantısını derinden etkileyen daha şiddetli bir durumdur.

Kimlerde görülebilir?

PMS yumurtalıkları düzenli çalışan üreme çağındaki kadınlarda özellikle 30-45 yaş arsı kadınlarda görülür. Sosyal ,sınıf ve ırksal farklılıklar göstermez diyen araştırmalar olmasına karşın, 2007de yapılan bir çalışmada kadınları çok doğuran ve emziren ülkelerde adet döngüleri az yaşandığı için PMS’un daha az görüldüğü öne sürülmüştür.

Aslında her kadında adet öncesi dönemde bazı belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtilerin amacı kadının adet olacağından haberdar edilmesi ve böylece hazırlıksız yakalanmasının engellenmesidir. Bu belirtiler kadınların yarısından daha azında rahatsız edici, ancak dayanabilecek şiddette olurken, %5 kadın oldukça şiddetli belirtiler hisseder.

Depresif mizaçlı olanların, ağrı eşiği düşük olanların, tahammül ve toleransa olan yatkınlığı az olanların PMS’dan psikolojik anlamda daha çok etkilendiğini söyleyebiliriz.

Belirtileri nelerdir?

Depresif ruh hali, mutsuzluk, içe kapanma

Kaygı ve öfke artışı

Tahammülsüzlük, çevreyle çatışma eğilimi

Öfke patlamaları

Ağlama nöbetleri

Aşırı yeme davranışı

Sabırsızlık, hoşgörüsüzlük

Umutsuzluk, hassasiyet

Cinsel istekte ve enerjide artış

Uyku isteğinde artış

Dikkatte azalma, sakarlık

SONUÇLARI:

Fiziksel değişikliklerin ve ruh halinin yaşam kalitesinin olumsuz etkilemesi söz konusu olabilir

İlişki sorunlarına sebep olabilir

İş yeri sorunları, işleri aksatma gibi problemler ortaya çıkmasında etkili olabilir

Anne-çocuk iletişiminde gerginlik yaratabilir

Rutin işlerde aksamaya sebep olabilir

NELER YAPILABİLİR?

Partnerler arasındaki anlaşmazlıklar ve çatışmalar da bu dönemde artabildiğinden kadına biraz daha anlayışlı davranabilmek gerekebilir.

PMS hakkında bilgi sahibi olunması iyi gelebilir. Kadının bu durumun geçici olduğundan ve tüm olası belirtilerden haberdar olması fayda sağlayacaktır.

Kafein (kahve, çay, çikolata, kola ve bazı ağrı kesicilerde bulunur) başağrısı ve meme hassasiyeti gibi PMS belirtileri şiddetlendirmektedir. Kafein alımının özellikle belirtilerin olduğu dönemlerde kısıtlanması belirtilerin şiddetini azaltmada oldukça etkili olabilir.

PMS belirtileri olan kadınlar özellikle adet döngüsünün ikinci yarısında (yumurtlama sonrasında) alkole karşı aşırı duyarlılık geliştirirler ve bu dönemde alkol alınması PMS belirtilerinin daha şiddetli hissedilmesine neden olabilir.

Sigarada bulunan madde olan nikotin vücutta su tutan hormonların salgısını uyardığı için sigara azaltılmalı, en iyisi tümüyle bırakılmalıdır.

Düzenli egzersiz yapılması premenstrual sendrom belirtilerini hafifletmede etkilidir

Yaşamdan stresi uzaklaştırmak için bilinçli ve istekli olunması ve bu yönde adımlar atılması son derece önemlidir. Bu konuda yardım almak için bir uzmana başvurulabilir.

Bu durumu ikincil kazanç olarak kullanmaktan kaçınmak gerekir. Yani aslında ortada ilişkiyle ilgili bir problem varsa ona odaklanmak, PMS etkileri altına sığınmamak gerekir.

Baş edilemeyen durumlarda kadın doğum uzmanına, psikoloğa ve/veya psikiyatriste başvurmaktan çekinilmemelidir.


Kocaeli Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!