Pnömotoraks
- Pnömotoraks, plevra boşluğuna hava girmesi sonucu akciğerin sönmesi durumudur ve kendiliğinden, travma yoluyla veya tıbbi müdahaleler sonucu gelişebilir.
- En yaygın belirtileri ani göğüs ağrısı ve nefes darlığı olan bu rahatsızlık, fiziksel muayene ve akciğer grafisi yöntemleriyle teşhis edilir.
- Tedavi süreci vakanın şiddetine göre gözlem, göğüs tüpü uygulaması veya tekrarlayan durumlarda cerrahi müdahale seçeneklerini kapsar.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Nedir?
Pnömotoraks, göğüs zarı boşluğu olarak bilinen plevra boşluğuna hava girmesi sonucu akciğerlerin büzüşmesi veya çökmesi durumudur. Normal şartlarda plevra, göğüs boşluğunu çevreleyen ve akciğerleri örten iki tabakalı ince bir zardır. Bu iki tabaka arasındaki boşlukta bulunan ince sıvı tabakası, akciğerlerin solunum sırasında rahatça hareket etmesini sağlar. Plevra boşluğunda hava bulunmaz ve buradaki basınç negatiftir; ancak bu alana hava sızması basıncı pozitife çevirerek akciğerin sönmesine yol açar.
Pnömotoraks Türleri ve Nedenleri
Pnömotoraks, oluşum nedenlerine ve altta yatan sağlık sorunlarına göre farklı kategorilere ayrılmaktadır. Akciğer dokusunun doğal büzülme eğilimi, plevral boşluğa hava girmesiyle kontrolsüz bir sönmeye dönüşebilir.
1. Spontan (Kendiliğinden Gelişen) Pnömotoraks
Bu tür, herhangi bir dış travma olmaksızın gelişir ve kendi içinde ikiye ayrılır:
- Primer Spontan Pnömotoraks: Altta yatan belirgin bir akciğer hastalığı olmayan kişilerde görülür. Genellikle 20 yaş civarındaki genç, zayıf ve sigara içen erkeklerde daha sık rastlanır.
- Sekonder Spontan Pnömotoraks: KOAH, kistik fibrozis veya akciğer kanseri gibi mevcut bir hastalık nedeniyle oluşur. Özellikle KOAH hastalarında gelişen pnömotoraks, hayati risk taşıyabilir ve sıklıkla hastalık alevlenmesiyle karıştırılabilir.
2. Travmatik Pnömotoraks
Göğüs duvarına alınan darbeler veya yaralanmalar sonucu plevral aralığın atmosferle temas etmesiyle oluşur. Her nefes alışta boşluğa hava dolarak akciğeri sıkıştırır. Travma kaynaklı durumlarda plevral boşluğa kanama riski de oldukça yüksektir.
3. İatrojenik Pnömotoraks
Tıbbi müdahaleler, tanı veya tedavi amaçlı girişimler sırasında kazaen oluşan durumdur. Subklavian arter kateterizasyonu, ince iğne biyopsileri (TTİA) veya plevral sıvı alımı gibi işlemler sırasında gelişebilir.
Pnömotoraks Belirtileri ve Tanı Yöntemleri
Pnömotoraks vakalarının büyük bir kısmında iki temel belirti öne çıkar: Ani gelişen göğüs ağrısı ve nefes darlığı. Hastaların %90'ında görülen göğüs ağrısı, genellikle sönmenin olduğu tarafta hissedilir.
Fiziksel muayene ve klinik bulgular şunları içerebilir:
- Solunum seslerinde azalma veya tamamen kaybolma
- Solunum sayısında artış ve taşikardi (hızlı kalp atışı)
- Siyanoz (dudak ve dilde morarma)
- Kanda oksijen seviyesinin düşmesi
Kesin tanı, akciğer grafisi (röntgen) ile konur. Küçük sönmelerde soluk vererek çekilen ekspiryum grafileri veya şüpheli durumlarda bilgisayarlı tomografi (BT) tercih edilir.
Pnömotoraks Tedavi Yöntemleri
Pnömotoraks tedavisinde üç temel ilke gözetilir: Havanın tahliyesi, hava kaçağının kontrol altına alınması ve nüks (tekrarlama) ihtimalinin azaltılması. Tedavi seçenekleri hastanın durumuna göre şu şekilde planlanır:
| Tedavi Yöntemi | Uygulama Alanı |
|---|---|
| Gözlem | %15'ten küçük ve semptomsuz vakalarda yatak istirahati ve oksijen desteği. |
| İğne Aspirasyonu | %15'ten büyük vakalarda enjektör yardımıyla havanın boşaltılması. |
| Tüp Torakostomi | En sık kullanılan yöntemdir; göğüs tüpü ile kapalı su altı drenajı sağlanır. |
| Cerrahi (VATS/Torakotomi) | Tekrarlayan veya uzamış hava kaçağı olan vakalarda uygulanır. |
Cerrahi Müdahale Gerektiren Durumlar
Aşağıdaki durumlarda Torakotomi veya kapalı cerrahi yöntem olan VATS (Video Yardımlı Toraks Cerrahisi) kaçınılmaz hale gelebilir:
- 7 günden uzun süren hava kaçakları
- Nüks (tekrarlayan) pnömotoraks vakaları
- İki taraflı akciğer sönmesi
- Mesleki risk grupları (Pilotlar, dalgıçlar)
- Sağlık merkezine uzak kırsal bölgelerde yaşayanlar
Cerrahi operasyonlar ile plevra altındaki hava kesecikleri (bül ve blep) alınabilir veya plevra zarlarının birbirine yapıştırılması işlemi (plörodezis) uygulanarak kalıcı iyileşme hedeflenir.



