Doktorsitesi.com

PKOS Hastaları Glisemik İndeksi Düşük Beslenmeli

Dyt. Elif Dağdeviren
Dyt. Elif Dağdeviren
7 Ağustos 2023145 görüntülenme
Randevu Al
PKOS Hastaları Glisemik İndeksi Düşük Beslenmeli
PKOS Hastaları Glisemik İndeksi Düşük Beslenmeli
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Polikistik Over Sendromu (PKOS) Nedir?

Polikistik over sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınların %5-10’unda görülen karmaşık bir endokrin bozukluktur. Santral sinir sistemi, hipofiz, overler ve adrenal bezler arasındaki etkileşimlerin bozulmasıyla ortaya çıkan bu hastalık, kronik bir seyir izleyerek yaşam kalitesini olumsuz etkiler. PKOS, sadece üreme sistemini değil; insülin direnci, karın bölgesinde yağlanma, dislipidemi, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklar gibi metabolik sendrom belirtilerini de beraberinde getirmektedir.

Polikistik Over Sendromu Belirtileri Nelerdir?

PKOS belirtileri genellikle ilk regl dönemiyle birlikte başlar ve temelinde yükselen erkeklik hormonu (androjen) seviyeleri yatar. Bu hormonal dengesizlik, yumurtalıkların normal fonksiyonlarını bozarak yumurta yapımını engeller. Hastalarda en sık görülen klinik şikayetler şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Adet düzensizlikleri ve doğurganlığın azalması,
  • Yüz ve vücut bölgesinde aşırı tüylenme (hirsutizm),
  • Ciltte yağlanma, sivilcelenme ve lekelenme,
  • Saç dökülmesi ve seste kalınlaşma,
  • Kan şekeri seviyelerinde artış ve obezite.

PKOS’lu kadınların yarısından fazlasında görülen obezite, yağ dokusunun artmasıyla birlikte hormon dengesini daha fazla bozarak androjen artışını tetiklemektedir.

PKOS’un Uzun Dönemli Sağlık Riskleri

Polikistik over sendromu, tedavi edilmediğinde uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen sistemik bir rahatsızlıktır. Hiperandrojenizm ve hiperinsülinemi ile seyreden bu süreç; kısırlık, Tip 2 diyabet, hipertansiyon ve rahim kanseri riskini artırır. Ayrıca, PKOS hastalarında HDL/LDL oranının bozulması ve trigliseritlerin yükselmesiyle karakterize olan dislipidemi, koroner arter hastalığı riskini de beraberinde getirmektedir.

PKOS ve Diyabet İlişkisi

PKOS hastalarında glikoz metabolizması bozulduğu için Tip 2 diyabet gelişme riski oldukça yüksektir. Araştırmalar, bu bireylerin %25-60’ında insülin direnci saptandığını göstermektedir. Özellikle obezite sorunu yaşayan PKOS’lu kadınlarda diyabet görülme oranı 4 kat daha fazladır. Yaş, artmış bel çevresi ve ailede diyabet öyküsü gibi faktörler, PKOS hastalarının düzenli olarak diyabet taramasından geçmesini zorunlu kılmaktadır.

PKOS Hastaları Nasıl Beslenmeli?

PKOS beslenme tedavisinde temel amaç; vücut ağırlığının kontrol altına alınması, kan şekerinin dengelenmesi ve insülin direncinin kırılmasıdır. Bu sayede androjen seviyeleri düşürülerek hormonal denge sağlanabilir. Etkili bir beslenme stratejisi için şu kurallara uyulmalıdır:

  1. Ağırlık Kaybı: Vücut ağırlığının %5-10’u kadar kilo kaybı, insülin direncini azaltarak yumurtlamayı tekrar başlatabilir.
  2. Yüksek Protein: Protein içeriği zengin bir diyet, tokluk hissini artırır ve üreme fonksiyonlarını iyileştirir.
  3. Omega-3 Desteği: Çoklu doymamış yağ asitleri, kontrolsüz insülin salınımını engelleyerek androjen seviyelerini düşürür.
  4. Lif Tüketimi: Taze sebze, meyve ve tam tahıllı besinler diyetin temelini oluşturmalıdır.
  5. Öğün Düzeni: Kan şekeri kontrolü için günde 3 ana ve 2 ara öğün yapılmalı, özellikle kahvaltı ihmal edilmemelidir.

Düşük Glisemik İndeksli Beslenmenin Önemi

Beslenme tedavisinin en kritik noktası, karbonhidrat seçiminde düşük glisemik indeksli (Gİ) besinlere yönelmektir. Glisemik indeksi 55’in altında olan besinler, kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açmaz ve insülin ihtiyacını azaltır. Bu beslenme modeli, uzun süreli tokluk sağlayarak ağırlık kaybını kolaylaştırır.

Düşük Glisemik İndeksli Besin Örnekleri
Elma, Kiraz, Çiğ Havuç
Yoğurt, Süt
Mercimek, Kuru Fasulye
Fındık, Ceviz

Glisemik İndeksi Düşürme Stratejileri

Besinlerin glisemik indeksini düşürmek ve metabolik sağlığı korumak için aşağıdaki yöntemler uygulanabilir:

  • Lifli Besinler: Elma ve yulaf gibi lifli gıdalar, sindirimi yavaşlatarak Gİ değerini düşürür.
  • Amiloz Oranı: Baklagiller gibi amiloz oranı yüksek besinler daha az glikoz oluşturur.
  • Protein ve Yağ Kombinasyonu: Karbonhidratları protein veya yağ ile tüketmek (örneğin; makarnayı peynirle yemek) glisemik indeksi düşürür.
  • Hazırlama Yöntemleri: Besinleri ezmek, suyunu çıkarmak veya çok parçalamak Gİ değerini yükseltir. Bu nedenle besinler mümkün olduğunca doğal formunda tüketilmelidir.
  • Egzersiz: Günlük 30 dakikalık orta şiddette egzersiz, ağırlık kontrolü ve hormon dengesi için kritiktir.

Etiketler

PkosPkos hastalığı

Yazar Hakkında

Dyt. Elif Dağdeviren

Dyt. Elif Dağdeviren

Diyetisyen Elif DAĞDEVİREN, 1998 yılı İstanbul doğumludur.İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır.İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü başarıyla kazanmış ve 2021 yılında Yüksek Onur derecesi ile mezun olup, Beslenme ve Diyet Uzmanı ünvanını almıştır.Lisans Tezini ‘Annelerin Tamamlayıcı Beslenmeye Yönelik Bilgi, Tutum ve Davranışlarının Araştırılması’ üzerine yazmış ve çocuk beslenmesi alanında tecrübe kazanmıştır. Lisans eğitimi sırasında bir çok yerde staj yapma deneyimi kazanan Elif DAĞDEVİREN, Dr.Yeter ÇELİK Beslenme Danışmanlığı, Uzm. Dyt. Selahattin Dönmez Farketmeden Diyet Beslenme ve Eğitim Danışmanlığı, Liv Hospital Group - Liv Ulus, VM Medical Park Maltepe Hastanesi, VM Medical Park Pendik Hastanesi, İstinye Üniversitesi Bahçeşehir Liv Hospital ve sonra İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi’nde staj yapmıştır. Okul döneminde öğrendiği teorik bilgilerini uygulamalı staj döneminde gördüğü farklı hastalık ve vakalarda birleştirme imkanı bulan Elif Dağdeviren bu süreçte bir çok tecrübe kazanmıştır.Obezite diyetisyenliği, diyabet diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği, fonksiyonel tıp diyetisyenliği, anne çocuk diyetisyenliği, bariyatrik cerrahi diyetisyenliği, onkoloji diyetisyenliği gibi birçok alanda da kongre, kurs ve eğitim programına katılmıştır.Lisans eğitimi sonrasında daha fazla tecrübe kazanabilmek için Farketmeden Diyet Beslenme ve Eğitim Danışmanlığında 5 ay boyunca araştırmacı diyetisyen olarak çalışmıştır.Bu süreçte beslenme üzerine gazete yazıları yazmıştır.2021 yılından itibaren aynı şehirde veya ülkede olmayan danışanlarını online diyet hizmeti ile takip ederek başarının kapılarını açmıştır. Online diyet hizmeti süresince bir çok kişiyle tanışarak danışan kitlesini arttırmıştır.Daha sonra daha fazla kitleye ulaşmak ve danışanlara yüz yüze hizmet verebilmek için, 2022 yılından bu yana kurmuş olduğu Diyetisyen Elif DAĞDEVİREN Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Merkezin’nde kurucu ve yönetici diyetisyen olarak hizmet vermektedir.

Diyet

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.