Doktorsitesi.com

PERIYODIK KADIN TAKIBI

Prof. Dr. Yakup Erata
Prof. Dr. Yakup Erata
25 Kasım 2015219 görüntülenme
Randevu Al
  • Periyodik kadın takibi, ergenlikten menopoza kadar olan süreçte hastalıkların ve özellikle kanser türlerinin erken teşhis edilmesi amacıyla yapılan düzenli sağlık kontrolleridir.
  • Normal risk grubundaki kadınların yılda bir, yüksek riskli kadınların ise altı ayda bir jinekolojik muayeneden geçmesi hayati önem taşır.
  • Rahim ağzı kanseri için smear testi ve yumurtalık kanseri için ultrason görüntülemesi gibi tarama yöntemleri, hastalıklar belirti vermeden önce tanı konulmasını sağlar.
PERIYODIK KADIN TAKIBI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Periyodik Kadın Takibi Nedir?

Periyodik kadın takibi, bir kadının ilk adet döneminden (menarş) başlayarak menopoz sürecini de kapsayan tüm yaşam döngüsü boyunca gerçekleştirilen düzenli sağlık kontrolleridir. Bu takibin temel amacı, kadın sağlığını tehdit edebilecek hastalıkların, özellikle de kanserlerin, henüz oluşmadan veya erken evredeyken çeşitli tarama yöntemleriyle tespit edilmesini sağlamaktır.

Periyodik Kadın Takibinin Önemi ve Muayene Sıklığı

Tıp dünyasındaki gelişmeler sayesinde birçok hastalık, henüz kanser öncesi (premalign) dönemdeyken teşhis edilebilmektedir. Erken tanı, hastalıkların ilerlemesini durdurmak ve hayati riskleri ortadan kaldırmak için en kritik faktördür. Jinekolojik kanserler, yumurtalık kanseri hariç, muayene sırasında görüntülenebilir ve elle muayene (palpe) edilebilir özelliktedir.

Muayene sıklığı şu şekilde planlanmalıdır:

  • Normal Riskli Kadınlar: Yılda en az bir kez.
  • Yüksek Riskli Kadınlar (Örn: Çok eşlilik): 6 ayda bir kez.

Bu periyodik muayeneler sırasında jinekolog sadece genital organları değil, aynı zamanda rektum ve meme dokusunu da değerlendirmelidir. Böylece kadın sağlığını tehdit eden üç kritik bölge kontrol altına alınmış olur.

Genital Organlara Göre Tanı ve Tarama Yöntemleri

Jinekolojik muayene sırasında farklı organlarda görülen semptomlar, spesifik hastalıkların habercisi olabilir. Bu bölgeler ve dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

Dış Genital Organ (Vulva)

Vulva bölgesinde hem deri hastalıkları hem de bölgeye özel rahatsızlıklar görülebilir. Kaşıntı, ağrı, ülser, pigmentasyon (renk değişimi) ve yanma gibi belirtiler vulva kanseri açısından değerlendirilmelidir. Şüpheli durumlarda mutlaka biyopsi yapılmalıdır.

Hazne (Vagina)

Vajina kanserleri genellikle 60 yaş üzerinde görülse de, daha erken yaşlarda kanser öncü lezyonu olan VAIN (Vaginal İntraepiteliyal Neoplazi) ile karşılaşılabilir. Spekulum muayenesi ile vajina duvarları detaylıca incelenmeli ve şüpheli alanlardan biyopsi alınmalıdır.

Rahim Ağzı (Serviks)

Tarama testlerinin en başarılı sonuç verdiği organ servikstir. Gelişmiş ülkelerde tarama testleri sayesinde serviks kanseri oranları düşerken, Türkiye'de bu kanser türü hala birinci sıradadır. En etkili yöntem olan servikal smear (sürüntü) testi, 30 yaşından itibaren yılda bir kez uygulanmalıdır. Şüpheli durumlarda şu ek yöntemler kullanılır:

  • Kolposkopik inceleme
  • Asetik asit testi
  • Schiller testi

Rahim İç Yüzeyi (Endometrium)

Genç hastalarda tıbbi tedaviye yanıt vermeyen vajinal kanamalar ile menopoz sonrası görülen tüm vajinal kanamalarda endometrium kanseri riski göz önünde bulundurulmalı ve mutlaka endometrial biyopsi yapılmalıdır.

Yumurtalık (Over)

Erken tanısı en zor olan organdır; bu nedenle vakaların 3/4'ü ne yazık ki ileri evrede teşhis edilir. Yıllık kontrollerde yumurtalıklar mutlaka ultrason ile görüntülenmelidir. Gerekli hallerde bilgisayarlı tomografi ve aşağıdaki tümör belirteçlerine bakılmalıdır:

Önemli Tümör Belirteçleri
CA 125
CA 19-9
CA 15-3

Sonuç: Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Özellikle yumurtalık kanseri gibi türler hiçbir belirti vermeden sessizce ilerleyebilir. Rahim ağzı kanserleri ise günlük hayatta ihmal edilebilecek akıntı veya lekelenme tarzı kanamalarla seyredebilir. Bu riskler nedeniyle, herhangi bir şikayet olmasa dahi kadınların düzenli jinekolojik muayene yaptırmaları hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

Periyodik kadın takibi nedir?Periyodik kadın takibinin önemi nedir?Periyodik kadın takibi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yakup Erata

Prof. Dr. Yakup Erata

Prof. Dr. Yakup Erata, 1960 yılında Kıbrıs, Lefkoşe'de dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Lefkoşe'de tamamlayan Dr. Erata, 1978 yılında Lefkoşe Türk Lisesi'nden birincilikle olmasının ardından aynı yıl İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başladı. 1984 yılında mezuniyetini takiben 1990 yılına dek İstanbul Universitesi Tıp Fakültesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını sürdürdü ve 1990 yılında uzman doktor unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.