Doktorsitesi.com

Pekmez; tadından yenmez , faydası saymakla bitmez !

Dyt. Aysu Bekci
Dyt. Aysu Bekci
19 Ağustos 20151273 görüntülenme
Randevu Al
  • Pekmez, içerdiği glikoz ve fruktoz sayesinde sindirime gerek duymadan kana karışarak vücuda hızlı enerji sağlayan ve zihinsel performansı artıran geleneksel bir besindir.
  • Zengin mineral yapısıyla günlük demir ihtiyacının %35'ini karşılayabilen bu gıda; kemik sağlığı, kan yapımı ve kalp ritminin düzenlenmesi gibi hayati fonksiyonları destekler.
  • Antioksidan ve fitoöstrojen içeriğiyle kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlarken, üretim ve saklama aşamalarında yüksek ısıdan ve gün ışığından korunması kritik önem taşır.
Pekmez; tadından yenmez , faydası saymakla bitmez !
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geleneksel Bir Değer Olarak Pekmezin Tarihçesi ve Tanımı

Türkiye'ye özgü bir değerlendirme şekli olan pekmez, yüksek şeker içeren meyvelerin sıvı veya katı halde işlenmesiyle elde edilir. Pekmezle ilgili Türkçe yazılı literatürün temelleri 1940’lı yıllarda atılmaya başlanmıştır. Genellikle üzüm, dut, incir, elma ve şeker pancarı gibi meyvelerden üretilen bu gıda, Anadolu mutfak kültürünün en önemli enerji kaynaklarından biri olarak kabul edilir.

Pekmezin Besin Profili ve Enerji Değeri

Pekmez, sadece yüksek enerji değeriyle değil, aynı zamanda zengin mineral içeriğiyle de öne çıkan bir gıda maddesidir. İçeriğinde bulunan şekerlerin tamamı glikoz ve fruktoz formundadır. Bu basit şekerler, sindirim sisteminde parçalanmaya gerek duymadan, vücut tarafından enerji harcanmaksızın doğrudan kana karışır.

Bu özelliği sayesinde vücuda hızlı bir şekilde enerji kazandıran pekmez, özellikle fiziksel aktivitesi yoğun olan çocuklar ve sporcular için ideal bir besindir. Ayrıca glikoz içeriğinin zihinsel performans üzerinde doğrudan olumlu etkileri bulunmaktadır.

Mineral Deposu: Demir, Kalsiyum ve Magnezyum

Pekmez, insan bünyesi tarafından doğrudan kullanılabilen +2 değerli demir içermektedir. Bu formdaki demir kolayca emilebilir ve günlük demir ihtiyacının yaklaşık %35'ini tek başına karşılayabilir. Bu nedenle, kansızlık (anemi) problemlerinde beslenme önerilerinin başında pekmez tüketimi yer almaktadır.

İçerdiği minerallerin sağlığa katkıları şu şekildedir:

  • Kalsiyum ve Magnezyum: Kemik ve diş sağlığının korunmasına yardımcı olur.
  • Potasyum: Kalp atışlarının düzenlenmesinde, toksik maddelerin atılmasında ve alkali-asit dengesinin sağlanmasında rol oynar.
  • Magnezyum: Sıvı-elektrolit dengesini ayarlar; dolaşım ve sinir sisteminin düzenli çalışması için kritiktir. Eksikliğinde ağır sinir bozuklukları görülebilir.

Mineral yoğunluğu ve yüksek emilim oranları sebebiyle; hamileler, emziren anneler, verem hastaları ve iyileşme dönemindeki bireylerin beslenme planlarında pekmeze yer vermeleri tavsiye edilir.

Krom İçeriği ve B Grubu Vitaminleri

Pekmez, dokuların krom içeriğini destekleyen nadir kaynaklardan biridir. Krom, insülin kullanımı ve glikoz metabolizması üzerinde doğrudan etkilidir. Rafinasyon işlemleri gıdalardaki krom miktarını azalttığı için, pekmezdeki doğal krom varlığı büyük önem taşır. Ayrıca yapılan araştırmalar, pekmezin tiamin ve riboflavin gibi B grubu vitaminleri açısından da zengin olduğunu kanıtlamıştır.

Antioksidan Etki ve Kadın Sağlığı

Pekmez; flavonoidler, polifenoller ve doğal antioksidanlar bakımından zengindir. Bu bileşenler, hava kirliliği, sigara dumanı, UV ışınları ve alkol gibi faktörlerle oluşan reaktif oksijen türlerine (ROS) karşı doku hasarını önleyici koruma sağlar. Yetersiz pekmez tüketimi; kardiyovasküler hastalıklar, iskemik kalp hastalıkları ve çeşitli kanser türleri riskini artırabilmektedir.

İçeriğindeki fitoöstrojenler sayesinde kadın sağlığı üzerinde de önemli etkileri bulunur:

  • Menopoz dönemindeki ateş basmalarını hafifletir.
  • Meme kanseri riskini azaltmaya yardımcı olur.
  • LDL kolesterolü düşürerek damar sertliğini önler.
  • Kemik ve beyin sağlığını destekler.

Tüketim ve Saklama Koşullarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Geleneksel üretimde yapılan bilinçsiz yüksek sıcaklık uygulamaları, pekmezde HMF (hidroksi metil furfural) adı verilen istenmeyen bileşiklerin oluşmasına neden olur. Türk Gıda Kodeksi'ne göre HMF düzeyi 75-100 mg/kg sınırında olmalıdır.

Pekmez alırken ve saklarken şu hususlara dikkat edilmelidir:

  1. Düşük ısıda, uzun sürede pişmiş ürünler tercih edilmelidir.
  2. Satın alınan yerin gün ışığıyla temas etmediğinden emin olunmalıdır.
  3. Kapak açıldıktan sonra mutlaka buzdolabında saklanmalıdır.
  4. Donma durumunda, benmari usulü (70 derece su banyosu) çözdürülmelidir.

Önemli Uyarı: Yüksek glikoz içeriği nedeniyle diyabet ve hipoglisemi hastaları; yüksek potasyum nedeniyle ise diyaliz ve hiperpotasemi hastaları pekmez tüketmemelidir.

Meyvelerine Göre Pekmez Çeşitleri ve Özellikleri

Pekmez ÇeşidiÖne Çıkan Faydaları
Üzüm PekmeziKan yapıcıdır, iştah açar, A ve C vitaminleri bakımından zengindir.
Keçiboynuzu PekmeziKolesterol ve tansiyonu dengeler, kalp ve diş sağlığını destekler.
Andız PekmeziAkciğer ve karaciğer dostudur, mide bulantısına iyi gelir.
Dut PekmeziVücut direncini artırır, ağız ve boğaz hastalıklarına karşı korur.
Kuşburnu PekmeziYüksek C vitamini ile bağışıklığı güçlendirir, solunum enfeksiyonlarına iyi gelir.
Kırmızı Pancar PekmeziTümörlere karşı koruyucudur; folik asit, demir ve bakır içerir.
Armut Pekmeziİdrar söktürücü özelliği vardır, sindirim sürecini iyileştirir.
Elma PekmeziPektin içeriğiyle prebiyotik etki gösterir, cilt yenilenmesine yardımcı olur.
Kivi PekmeziLif bakımından zengindir, vücudu toksinlerden temizler.
Kayısı PekmeziBeyin çalışmasını destekler, böbrek taşı riskini azaltır ve cildi besler.

Etiketler

PekmezPekmezin faydalarıPekmez çeşitleriPekmez neden faydalıdırPekmez nasıl yapılmalıdırPekmez çeşitleri ve faydalarıPekmez neden üretilirNeden pekmez yemeliyim

Yazar Hakkında

Dyt. Aysu Bekci

Dyt. Aysu Bekci

Dyt. Aysu Bekci, 2009 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde başlamış olduğu lisans eğitimini 2013 yılında tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 2013 yılında başlamış olduğu Okan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Yüksek Lisans Programını 2015 yılında tamamlayarak lisansüstü derecesini almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.