Doktorsitesi.com

Parkinson

Uzm. Dr. Kerim Nurihaliçi
Uzm. Dr. Kerim Nurihaliçi
30 Haziran 20101374 görüntülenme
Randevu Al
Parkinson
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Parkinson Hastalığı Nedir? Tanımı ve Tarihçesi

Parkinson hastalığı, beyindeki dopaminerjik nöronların harabiyeti sonucunda ortaya çıkan, ilerleyici (progresif) bir nörolojik bozukluktur. İlk kez 1817 yılında James Parkinson tarafından tanımlanan bu hastalık, tıp literatüründe kronik ve yavaş ilerleyen bir süreç olarak kabul edilir.

Genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan Parkinson, nadir durumlarda genç yetişkinlerde de görülebilmektedir. Toplumdaki görülme sıklığı incelendiğinde, erkeklerde kadınlara oranla biraz daha fazla rastlandığı saptanmıştır. Hastalık genellikle ortalama 60 yaş civarında başlangıç göstermektedir.

Hastalığın Seyri ve Yaşam Beklentisi

Parkinson hastalığı yavaş bir ilerleme hızı sergilemekle birlikte, her hasta için bu hızın önceden tahmin edilmesi mümkün değildir. Günümüzde tanı ve tedavi yöntemlerinde kaydedilen büyük gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini ve süresini doğrudan etkilemiştir.

Modern tıbbi yaklaşımlar sayesinde, Parkinson hastalarının ölüm riski genel nüfusun oranlarına yaklaşmış ve beklenen yaşam süresi geçmiş dönemlere kıyasla belirgin şekilde artmıştır.

Parkinson Hastalığının Klinik Özellikleri ve Belirtileri

Parkinson hastalığının tanısında temel teşkil eden dört ana bulgu mevcuttur. Bu belirtiler; istem dışı titreme (tremor), kas sertliği (rijidite), hareketlerde yavaşlama (bradikinezi) ve denge kaybı olarak tanımlanır. Hastaların yaklaşık %20'sinde ilk belirti, bir eli kullanırken yaşanan güçlüklerdir.

Erken Dönem Belirtileri

Hastalığın başlangıç aşamasında hastalar genellikle ince motor becerilerde zorlandıklarını fark ederler. Bu süreçte gözlemlenebilecek diğer klinik özellikler şunlardır:

  • Düğme iliklemek veya saç taramak gibi günlük işlerin zorlaşması.
  • Maske yüz olarak adlandırılan yüz ifadesinin silinmesi.
  • Sesin kısılması ve monoton bir hal alması.
  • Yürürken kolun sallanmaması ve aynı taraftaki ayağın sürünmesi.
  • Vücut duruşunun bükülmesi, adımların küçülmesi ve el yazısının bozulması.

İlerleyen Dönem Belirtileri

Hastalık ilerledikçe tabloya daha karmaşık semptomlar eklenebilir. Bunlar arasında ağızdan salya akması, yutma zorluğu ve koku duyusu kaybına bağlı tat alma değişiklikleri yer alır. Ayrıca depresyon, demans, uyku bozuklukları ve terleme anormallikleri gibi otonom fonksiyon bozuklukları da görülebilir.

Parkinson Hastalığı Tanı Yöntemleri

Parkinson hastalığının tanısı esas olarak klinik bir süreçtir. Tanı, uzman bir hekim tarafından hastanın anamnezinin (tıbbi öykü) değerlendirilmesi ve kapsamlı bir nörolojik muayene yapılması ile konulur. Günümüzde hastalığın kesin tanısını koyabilecek spesifik bir laboratuvar testi veya radyolojik görüntüleme yöntemi bulunmamaktadır.

Parkinson Hastalığının Evreleri (Hoehn ve Yahr Skalası)

Hastalığın şiddetini ve ilerleyişini tanımlamak için kullanılan en yaygın yöntem Hoehn ve Yahr skalasıdır. Bu skalaya göre evreleme şu şekildedir:

EvreKlinik Durum Özeti
0Parkinson hastalığına dair herhangi bir bulgu yoktur.
1. EvreBelirtiler (tremor, rijidite, bradikinezi) vücudun sadece tek tarafındadır.
2. EvreBelirtiler vücudun iki tarafındadır ancak yürüme güçlüğü yoktur.
3. Evreİki taraflı belirtilerle birlikte hafif düzeyde yürüme güçlüğü mevcuttur.
4. EvreOrta derecede yürüme güçlüğü vardır; hasta tek başına yaşayamaz durumdadır.
5. EvreHasta yürüyemez; tekerlekli sandalyeye veya yatağa bağımlı haldedir.

Parkinson Hastalığını Taklit Eden Nörolojik Hastalıklar

Bazı durumlar Parkinson semptomları ile benzerlik göstererek ayırıcı tanıda dikkat gerektirir. Bu hastalıklar şunlardır:

  1. Arteriyosklerotik Parkinsonizm
  2. HIV Virüsü ve Tüberküloz Enfeksiyonları
  3. Travmalar
  4. Normal Basınçlı Hidrosefali
  5. Tümörler ve Diğer Kitlesel Lezyonlar

Etiketler

TitremeDopaminerjik nöronParkinsonu taklit eden hastalıklarParkinson evrelemesi

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.