Panik Bozukluk nedir, Tedavisi var mıdır?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Panik Bozukluk: Yaşam Kalitesini Etkileyen Psikolojik Bir Rahatsızlık
Panik bozukluk, kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde bozan ve kendiliğinden iyileşme oranı oldukça düşük olan bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu durum biyolojik ve tıbbi bir kökene dayanmakla birlikte, sanılanın aksine herhangi bir kalp sağlığı sorunu ile ilişkili değildir. Rahatsızlığın temelinde, normal yaşantıya yönelik bedensel duyumların katastrofik (felaketleştirici) düşüncelerle yanlış yorumlanması yatar.
Kişi, örneğin bir çarpıntı sırasında kalp atışlarını boğazında hissettiğinde; "boğuluyorum", "öleceğim", "aklımı kaybedeceğim" veya "kalp krizi geçireceğim" gibi bilişsel çarpıtmalar geliştirir. Bu sürece genellikle "güçsüzüm" veya "zayıfım" gibi zayıf şemalar eşlik eder. Bu hatalı yorumlamalar, fiziksel belirtilerin şiddetini artırarak panik atakların yaşanmasına yol açar.
Panik Bozuklukta Kaçınma ve Güvenlik Sağlayıcı Davranışlar
Panik bozukluk yaşayan bireyler, başka atakların da olacağına veya atakların sonuçlarına (çıldırma, kontrolü kaybetme, kalp krizi) dair kalıcı kaygı ve endişe duyarlar. Bu endişe nedeniyle hastalar, sosyal alanlardan geri çekilme eğilimi gösterirler. Spor yapmamak, araba kullanmamak veya sinemaya gitmemek gibi kısıtlayıcı davranışlar bu duruma örnektir.
Bunun yanı sıra hastalar, rahatsızlığın devam etmesine hizmet eden şu güvenlik sağlayıcı önlemleri alabilirler:
- Hastaneye yakın yerlerde bulunmaya çalışmak.
- Sürekli tansiyon ölçtürmek.
- Kaygı giderici ilaçları her an yanında bulundurmak.
DSM-5 Tanı Ölçütlerine Göre Panik Atak Belirtileri
DSM-5 (Tanı Ölçütleri Kitabı) verilerine göre panik bozukluk, yineleyen ve beklenmedik panik atakları ile karakterizedir. Bir panik atağı, dakikalar içinde doruğa ulaşan ve aşağıdaki 13 belirtiden en az dördünün görüldüğü yoğun bir korku durumudur:
- Çarpıntı, kalbin küt küt atması ya da kalp hızının artması.
- Terleme.
- Titreme ya da sarsılma.
- Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma duyumu.
- Soluğun tıkandığı duyumu.
- Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma.
- Bulantı ya da karın ağrısı.
- Baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik ya da bayılacak gibi olma.
- Titreme, üşüme, ürperme ya da ateş basması duyumu.
- Uyuşmalar (karıncalanma veya duyumsuzluk).
- Derealizasyon (gerçekdışılık) ya da depersonalizasyon (kendine yabancılaşma).
- Denetimini yitirme ya da "çıldırma" korkusu.
- Ölüm korkusu.
Ataklardan sonraki en az bir aylık süreçte; atakların olası sonuçlarına dair sürekli kaygı duyma veya ataklardan kaçınmak için uyum bozukluğuyla giden davranış değişiklikleri (spor yapmamak vb.) gözlemlenmelidir.
Panik Bozukluğun Bilimsel Tedavi Yöntemleri
Panik bozukluğun tedavisinde dünya genelinde kabul görmüş otoriteler belirli yöntemleri önermektedir. Amerikan Psikoloji Birliği (APA) ve Sağlık ve Klinik Mükemmellik Enstitüsü (NICE), panik bozukluk tedavisinde bilimsel etkililiği kanıtlanmış olan Bilişsel Davranışçı Terapiyi (BDT) birinci sıra tedavi yöntemi olarak tavsiye eder.
Tedavi seçenekleri ve başarı oranları şu şekildedir:
| Tedavi Yöntemi | Tekrar Etme / Başarı Oranı |
|---|---|
| Sadece İlaç Tedavisi | İleride tekrar atak geçirme riski %60'tır. |
| Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) | Hastaların %90'ı tekrar panik bozukluk yaşamamaktadır. |
| Kombine Tedavi (İlaç + BDT) | Belirtilerin şiddetine göre uygulanması uygun olabilir. |
Bilişsel Davranışçı Terapi sonrasında panik atakların yineleme olasılığı oldukça düşüktür. Bu rahatsızlığın psikoterapi ile tedavisi mümkündür. Panik bozukluk problemi yaşayanların, BDT yöntemleriyle çalışan bir klinik psikolog ya da psikiyatri hekiminden profesyonel yardım almaları önerilmektedir.
Uzm. Klinik Psikolog Ali DEMİR
