PANİK BOZUKLUĞU/PANİK ATAK NEDİR ?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Panik Atak Nedir ve Nasıl Oluşur?
İnsanoğlu, karşılaştığı tehlikelere karşı doğası gereği savaşmak veya kaçmak şeklinde iki temel davranış sergiler. Kaçma davranışının bir tezahürü olan panikleme hali, beynin korkuyu yöneten lokus ceruleus adlı bölgesinin aşırı duyarlılık kazanmasıyla kronikleşebilir. Bu durumun sonucunda, herhangi bir belirgin sebep olmaksızın ortaya çıkan tabloya panik atak adı verilmektedir.
Panik atak; kendiliğinden gelişen, tekrarlayan, hızlı başlayıp kısa süren ve beklenmedik anksiyete atakları ile karakterizedir. Ataklar sırasında yaşanan yoğun bedensel belirtiler nedeniyle hastalar; kalp krizi, inme veya benzeri hayati riskler taşıyan olayların korkusunu yaşarlar. Bu süreçte bireyler sıklıkla kontrollerini kaybedeceklerini veya çıldırdıklarını düşünerek yoğun bir endişe sarmalına girerler.
Panik Atak Belirtileri ve Adrenalin Etkisi
Panik ataklar, şiddetli anksiyete belirtilerinin hızla doruğa ulaştığı süreçlerdir. Bu belirtiler genellikle 10 dakika içinde en yüksek düzeye ulaşır. Bir atağın panik atak olarak nitelendirilebilmesi için ölüm korkusu, kontrolünü kaybetme veya aklını kaybetme korkularından en az birinin eşlik etmesi gerekmektedir. Belirtilerin temel kaynağı, vücutta adrenalin hormonunun aşırı salgılanmasıdır.
Panik atağın tipik belirtileri şunlardır:
- Çarpıntı, kalp atımlarının duyumsanması veya kalp hızında artış
- Terleme, titreme ya da sarsılma hissi
- Nefes darlığı, boğuluyor gibi olma veya soluğun kesilmesi
- Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
- Bulantı veya karın ağrısı
- Baş dönmesi, sersemlik, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
- Derealizasyon (çevreye yabancılaşma) veya depersonalizasyon (kendine yabancılaşma)
- Paresteziler (uyuşma ve karıncalanma duyumları)
- Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları
Bu belirtiler genellikle 30 dakika içinde azalmaya başlar ve en geç bir saat içerisinde tamamen sonlanır.
Panik Atak ve Kalp Krizi Arasındaki Farklar
Panik atak belirtileri sıklıkla kalp krizi ile karıştırılmaktadır. Ancak bu iki durum arasında belirgin fizyolojik farklar bulunmaktadır. Aşağıdaki tablo, bu farkları net bir şekilde ortaya koymaktadır:
| Özellik | Panik Atak | Kalp Krizi |
|---|---|---|
| Başlangıç | Önce çarpıntı hissedilir. | Önce göğüs ağrısı başlar. |
| Ağrı Karakteri | Kalp üstünde, saplanıp geçen, kısa süreli ağrı. | Göğsün ortasında ve sürekli bir ağrı. |
| Eforun Etkisi | Efor sarf edildiğinde ağrı geçer. | Hareket ve eforla ağrı artar. |
| Dinlenme | Dinlenirken ağrı artış gösterebilir. | Dinlenince ağrı azalır veya geçer. |
| Yayılım | Ağrı yayılmaz, gelip geçicidir. | Ağrı çeneye, boğaza, sırta ve mideye yayılabilir. |
| Tansiyon | Çoğunlukla tansiyon yükselir. | Çoğunlukla tansiyon düşer. |
Önemli bir not olarak; panik atak tek başına kalp krizine yol açmaz. Ancak kişide halihazırda bir kalp hastalığı mevcutsa, atağın yarattığı stres bu durumu tetikleyebilir.
Panik Atak Esnasında Yapılması Gerekenler
Atak anında uygulanacak doğru stratejiler, sürecin çok daha hızlı ve sakin bir şekilde atlatılmasını sağlar. İşte panik atak anında yapılabilecekler:
- Solunumu Düzenlemek: Atak sırasında nefes sık ve yüzeysel hale gelir. Bu durum paniği şiddetlendirir. Az ama derin nefes alarak solunum hızını ayarlamak ve kasları gevşetmek atağı kontrol altına alır.
- Yanlış Alarm Bilincinde Olmak: Panik atağın bedenin verdiği bir yanlış alarm olduğunu bilmek en rahatlatıcı etkendir. Tıpkı duman olmayan bir binada çalan yangın alarmı gibi, tehlike olmadığını kendinize hatırlatmalısınız.
- Dikkati Dağıtmak: Dikkati bedensel duyumlardan uzaklaştırıp başka bir nesneye veya konuya odaklamak kaygıyı azaltır.
- Zamanın Farkında Olmak: Paniğin kısa bir süre sonra kendiliğinden geçeceği bilgisine yoğunlaşmak, şiddeti ve süreyi azaltır.
- Güvenli Yer Çalışması: Kendinizi huzurlu hissettiğiniz bir yeri hayal etmek veya güvendiğiniz bir yakınınızla sohbet etmek gevşemenize yardımcı olur.
Düşünce Yapısını Değiştirmek: Bilişsel Yaklaşımlar
Panik atakla mücadelede düşüncelerin yönünü değiştirmek kritik önem taşır. Aşağıdaki örnekler, paniği yönetmenize yardımcı olabilir:
-
Şiddetlendiren Düşünce: "Kalp krizi geçirebilirim."
-
Rahatlatan Düşünce: "Hareket halinde olduğum için kalbimin hızlanması normaldir."
-
Şiddetlendiren Düşünce: "Aşırı stresten bayılabilirim."
-
Rahatlatan Düşünce: "Daha önce stres ve endişeden hiç bayılmadım."
-
Şiddetlendiren Düşünce: "Ya korkudan ölürsem veya delirirsem?"
-
Rahatlatan Düşünce: "Şimdiye kadar kimse panik ataktan ölmedi. Deli olmak farklı bir durumdur, ben sadece endişeliyim."
Panik Bozukluğu Tedavi Süreci
Panik bozukluğu, beyindeki serotonin ve noradrenalin maddelerinin dengesinin bozulmasıyla ilişkilidir. Tedavi sürecinde kullanılan antidepresanlar, bu maddelerin seviyelerini normale döndürerek belirtilerin gerilemesini sağlar. İlaç tedavisiyle önce atakların sıklığı, ardından hastalık kaynaklı gerginlik ve kaçınma davranışları iyileşir.
İlaç tedavisinin başarı oranı yaklaşık %70 civarındadır. Ancak, ilaçlar sonucu tedavi etse de kökte yatan sebepleri ortadan kaldırmayabilir. Bu nedenle, tedaviye psikoterapi sürecinin eklenmesi başarı oranını %100 seviyelerine ulaştırır. Hastalığın nüks etme riskini minimize etmek için ilaç tedavisinin yanında mutlaka profesyonel bir psikoterapi desteği alınmalıdır.

