Doktorsitesi.com

PANİK ATAĞI NEDİR? Panik atağı, kalp krizi değildir!

Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva
Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva
12 Aralık 2018209 görüntülenme
Randevu Al
PANİK ATAĞI NEDİR?  Panik atağı, kalp krizi değildir!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Bozukluğu Hakkında Bilinmesi Gereken Temel Gerçekler

Panik bozukluğu kesinlikle ölüme, çıldırmaya ya da felç olmaya yol açan bir hastalık değildir. Birçok hasta iyileşme sürecinde ilaç kullanımında ısrarcı olsa da, tek başına ilaç tedavisi her zaman kalıcı çözüm sunmayabilir. Panik bozukluğunun tedavisi, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yöntemini kullanan bir uzman eşliğinde oldukça kolay ve başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir.

Panik Atağı Nedir?

Öncelikle bilinmelidir ki; panik atağı bir kalp krizi değildir. Panik atağı tek başına bir hastalık değil, panik bozukluğu hastalığının temel bir kriteridir. Belirtiler aniden gelişir, hızla şiddetlenir ve genellikle 10 dakika içinde zirve noktasına ulaşır. Çoğu zaman 10-30 dakika sürer ve kendiliğinden geçer.

Panik ataklar alışverişte, araç kullanırken veya evde dinlenirken herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Atak sırasında kişi ölmek üzere olduğu hissine kapılsa da, bu ataklar fiziksel olarak zararsızdır.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

Bir durumun panik atak olarak tanımlanabilmesi için aşağıdaki belirtilerden en az 4 tanesinin aynı anda görülmesi gerekir. Eğer 4'ten az belirti varsa, bu durum Kısıtlı Panik Atağı olarak adlandırılır:

  • Göğüs ağrısı veya sıkışma hissi
  • Çarpıntı, kalbin hızlı veya kuvvetli vurması
  • Terleme ve titreme
  • Nefes darlığı veya boğulma hissi
  • Baş dönmesi, sersemlik ve bayılacakmış gibi olma
  • Uyuşma veya karıncalanma
  • Üşüme, ürperme veya ateş basması
  • Bulantı veya karın ağrısı
  • Kendini veya çevreyi tuhaf/farklı hissetme (Derealizasyon/Depersonalizasyon)
  • Kontrolünü kaybetme veya çıldırma korkusu
  • Ölüm korkusu

Panik Ataklar Nasıl Oluşur?

Panik atağı aslında bir korku kuşatmasıdır. Vücudun algılanan bir tehlikeye karşı verdiği otonom "savaş ya da kaç" tepkisidir. Bu tepki sırasında kalp hızı artar ve nefes alışverişi hızlanır. Bu mekanizma gerçek bir tehlike anında hayatta kalmamızı sağlayan doğuştan gelen bir donanımdır. Ancak ortada somut bir tehlike yokken bu sistemin sürekli devreye girmesi, günlük yaşamı olumsuz etkiler.

Panik Bozukluğu Nedir ve Nasıl Gelişir?

En az bir panik atağı geçirdikten sonra, aşağıdaki durumlardan birinin en az bir ay süreyle yaşanmasına panik bozukluğu denir:

  1. Beklenti Anksiyetesi: Yeni bir atak geçireceğine dair sürekli kaygı duyma.
  2. Davranış Değişikliği: Atak geçirmemek için spor, sosyal etkinlik veya belirli mekanlardan kaçınma.

Panik bozukluğu özünde bir "korkudan korkma" hastalığıdır. Zararsız bedensel duyumların (çarpıntı, terleme vb.) hasta tarafından "kalp krizi geçiriyorum", "felç oluyorum" veya "çıldırıyorum" şeklinde yanlış yorumlanması sonucunda oluşur.

Acil Servis Deneyimleri ve Beklenti Anksiyetesi

Hastaların büyük çoğunluğu kalp krizi geçirdiği inancıyla acil servise başvurur. Yapılan EKG, kan tahlili ve diğer tetkiklerde fiziksel bir sorun bulunmaz. Hastaya durumun stres kaynaklı olduğu söylense de, kişi yaşadığı yoğun dehşet nedeniyle ikna olmakta zorlanır ve "teşhis edilemeyen bir hastalığı olduğu" düşüncesine kapılır.

Bu süreçte gelişen beklenti anksiyetesi, hastanın yaşam tarzını kısıtlayan güvenlik arayışlarına ve davranış değişikliklerine yol açar:

  • Yanında sürekli ilaç, su veya tansiyon aleti taşıma
  • Efor gerektiren işlerden ve cinsel aktiviteden kaçınma
  • Evden çıkarken yanında birinin olmasında ısrar etme
  • Alkol veya kafeinden tamamen uzaklaşma
  • Sosyal alanlarda (sinema, lokanta) hep çıkışa yakın oturma

Agorafobi: Hareket Alanının Kısıtlanması

Panik bozukluğu hastalarının %60'ından fazlasında agorafobi gelişir. Bu, yardım almanın zor olabileceği veya kaçmanın güç olduğu yerlerden korkma durumudur.

Kaçınılan OrtamlarÖrnekler
Kalabalık YerlerSüpermarketler, AVM'ler, sinemalar
Kapalı AlanlarAsansörler, uçaklar, metrolar, tüneller
UlaşımTrafik, uzun yollar, köprüler
YalnızlıkEvde veya dışarıda tek başına kalma

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ile Tedavi

Panik bozukluğu tedavisinde etkinliği kanıtlanmış en güçlü yöntem Bilişsel Davranışçı Terapi'dir. Bu tedavinin temel prensipleri şunlardır:

  • Bilgilendirme: Hastaya panik atağın doğası ve bedensel belirtilerin zararsızlığı anlatılır.
  • Yüzleşme (Maruz Bırakma): Korkulan durumların (kalabalık, araba kullanma vb.) üzerine aşamalı bir plan dahilinde gidilir. Kaçınma davranışları bırakıldıkça korku azalır.
  • Nefes Egzersizleri: Hiperventilasyonu (hızlı soluk alıp verme) kontrol altına almak için doğru nefes teknikleri öğretilir.
  • Düşünce Yeniden Yapılandırma: Felaketleştirilmiş inançlar ve yanlış yorumlar sağlıklı düşüncelerle değiştirilir.

Sonuç olarak; ilaç tedavisi akut dönemde belirtileri baskılasa da, uzun vadede kalıcı başarı için BDT şarttır. BDT ile tedavi olan hastaların 5 yıl içinde yeni bir atak geçirmeme oranı %80'in üzerindedir.

Etiketler

Panik atak belirtileriPanik atak nedirPanik atak tedavisiDavranış değişikliğiPanikDavranış değişiklikleriPanik atak tanısıPanik atak terapisiPanik bozuklukAgorafobiPanik bozukluğu

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva

Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva

1989 yılında Baku/Azerbaycan’ da doğdu. 2013 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldu. Öğrenim süresince Mersin E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda, Mersin Devlet Hastanesinin çeşitli psikiyatri birimlerinde ve çeşitli anaokullarında gönüllü gözlemci olarak staj çalışmalarında bulundu.
2016 yılında İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programından mezun oldu ve Uzman Klinik Psikolog unvanını aldı. Yüksek lisans bitirme projesini ‘Obsesif – Kompülsif Bozukluk Tanısı Alan Bireylerin Aileleri ve Sosyal Çevrelerindeki Bilişsel Süreçleri’ üzerine yazdı.
Psikoloji lisans eğitimini tamamladığı sene Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde aile danışmanlığı, zihinsel ve bedensel engelli bireyler için bireysel ve grup terapileri alanlarında çalışma yaptı.
2014 yılında trafik psikolojisinin alanı olan psikoteknik değerlendirme merkezinde sürücülerin güvenli araç kullanmalarını sağlayan zihinsel özelliklerini, psikomotor yetenek ve becerilerini, tutum ve davranışlarını değerlendirerek trafik içinde seyahat eden halkı, tehlikeli sürücülerden korumak amaçlı çalışmalarda bulundu.
2015 yılında iki sene dışarıdan sözleşmeli olarak Mersin Uluslararası Limanı operatörlerinin işe alımında, pozisyon değişikliklerinde ve iş kazası durumlarında bireysel ve kurumsal danışmak hizmeti verdi. 
2017-21 yılları arasında Özel Mersin Ortadoğu Hastanesi’ nde bilişsel davranışçı terapi ekolünü, oyun terapisi ve EMDR terapi yöntemini benimseyerek çocuk – ergen ve yetişkin bireylere bireysel danışmanlık hizmeti verdi. 
Uzman Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva, özel danışmanlık merkezinde Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR Terapisi, Oyun Terapisi ve Aile ve Evlilik Terapisi yöntemlerini kullanarak çocuk ve ergen, yetişkin, aile ve çift danışmanlık hizmetlerini vermeye devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.