Outcome of single- versus two-visit root canal retreatment in teeth with periapical lesions: A randomized clinical trial

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Periapikal Lezyonlu Dişlerde Kanal Tedavisi Yenileme Sonuçları
Kanal tedavisi yenileme (retreatment) işlemlerinde seans sayısının klinik başarı üzerindeki etkisi, endodonti dünyasında uzun süredir tartışılan bir konudur. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen bu randomize klinik çalışma, periapikal lezyonlu dişlerde tek seans ve çift seans kanal tedavisi yenileme prosedürlerinin klinik ve radyografik sonuçlarını karşılaştırmayı amaçlamaktadır.
Metodoloji ve Uygulama Süreci
Çalışma kapsamında, periapikal lezyonu bulunan ve asemptomatik olan 100 adet tek köklü diş işleme alınmıştır. Dişler rastgele iki gruba ayrılarak farklı protokoller uygulanmıştır:
- Tek Seans Grubu (50 Diş): Kök kanal dolgu materyali uzaklaştırıldıktan sonra re-enstrümantasyon yapılmış ve final irrigasyonu olarak %2 klorheksidin (CHX) kullanılarak tedavi tamamlanmıştır.
- Çift Seans Grubu (50 Diş): Benzer temizleme süreçlerinin ardından kanallara kalsiyum hidroksit patı yerleştirilmiş ve tedavi ikinci seansta bitirilmiştir.
Her iki grupta da şekillendirme için el eğeleri ile step-back tekniği kullanılmış; irrigasyon sürecinde %2.5 NaOCl ve %5 EDTA tercih edilmiştir. Tüm hastalar 24 ay boyunca düzenli olarak takip edilmiştir.
Klinik Başarı Oranları ve Sonuçlar
24 aylık takip süreci sonunda elde edilen veriler, her iki tedavi yönteminin de oldukça yüksek başarı oranlarına sahip olduğunu göstermiştir. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p > .05).
| Tedavi Grubu | Tam İyileşme (Healed) | İyileşmekte Olan (Healing) | Başarısızlık (Failed) |
|---|---|---|---|
| Tek Seans | %88.6 | %6.8 | %4.5 |
| Çift Seans | %86.7 | %4.4 | %8.9 |
Genel kümülatif başarı oranları incelendiğinde, tek seans grubunda %95.4, çift seans grubunda ise %91.1 oranında başarı elde edilmiştir.
Başarıyı Etkileyen Kritik Faktörler
Araştırma sonuçlarına göre, hastanın yaşı veya cinsiyeti tedavinin başarısı üzerinde bir etki yaratmazken, bazı klinik parametrelerin sonuçları doğrudan etkilediği görülmüştür. Lezyon boyutu ve başlangıç kanal dolgusu uzunluğu, istatistiksel olarak anlamlı fark yaratan unsurlardır.
1. Periapikal Lezyon Boyutu
Büyük lezyonlara (6-10 mm) sahip dişlerdeki başarı oranı, küçük lezyonlara (2-5.9 mm) kıyasla anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Bu durum, büyük lezyonlardaki bakteriyel çeşitliliğin daha fazla olması ve biyolojik iyileşmenin daha zorlu bir süreç içermesiyle açıklanmaktadır.
2. Başlangıç Kanal Dolgusu Seviyesi
Tedavi öncesinde kanal dolgusunun kök ucundan taşmış (overextended) olduğu vakalarda başarı oranının düştüğü gözlemlenmiştir. Apikal bölgede kalan bakteriler ve ekstraradiküler enfeksiyonlar, inflamasyonun devam etmesine neden olabilmektedir.
Dezenfeksiyonun Önemi ve Klorheksidin Kullanımı
Kanal tedavisi yenileme işlemlerinde dirençli mikroorganizmaların (örneğin E. faecalis) varlığı tedaviyi zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada tek seans grubunda kullanılan %2'lik CHX final irrigasyonu, geniş antimikrobiyal spektrumu sayesinde dezenfeksiyon sürecine katkı sağlamış ve tek seansta yüksek başarı elde edilmesinde rol oynamış olabilir.
Genel Değerlendirme
Bu randomize klinik çalışmanın sınırları dahilinde, asemptomatik ve periapikal lezyonlu dişlerde tek seans kanal tedavisi yenilemesi, çift seanslık uygulama ile benzer klinik başarıyı sergilemektedir. Diş hekimleri için uygun vakalarda tek seanslık prosedür, hem zaman tasarrufu sağlamakta hem de hasta konforunu artırmaktadır. Ancak, büyük periapikal lezyonlar ve taşkın kanal dolguları gibi faktörlerin prognozu olumsuz etkileyebileceği her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.



