Doktorsitesi.com

Okul başarısızlığı ve karne psikolojisi

Psk. Dan. Aykut Akova
Psk. Dan. Aykut Akova
4 Şubat 2010760 görüntülenme
Randevu Al
Okul başarısızlığı ve karne psikolojisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Karne Dönemi ve Yanlış Ebeveyn Tutumları

Her yıl karne zamanı yaklaştığında, medyada üzücü haberlerle sıklıkla karşılaşmaktayız. Karnesi zayıf geldiği için intihara kalkışan, evden kaçan veya notlarını değiştirmeye çalışan çocukların sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Bu durumun temel nedeni, maalesef sergilenen yanlış anne ve baba tutumlarıdır.

Ebeveynlerin çocuklarını "kötü not getirirsen gözüme gözükme" gibi tehditlerle korkutması, çocukları çaresizliğe itmektedir. Bu baskı altında kalan çocuklar, olumsuz yollara başvurabilmekte ve sonuçları ölüme kadar varan trajik olaylar yaşanabilmektedir. Bu tür olayların önüne geçebilmek için en büyük görev ailelere düşmektedir.

Okul Başarısızlığında Ailenin Rolü

Bir çocuğun karnesi kötüyse, bu durumda ailenin de payı olabileceği unutulmamalıdır. Bir dönem boyunca çocuğun dersleriyle ilgilenmeyen, sınav sürecini takip etmeyen ve sadece tehdit dilini kullanan aileler, başarısızlığa zemin hazırlar. Özellikle huzursuz, sevgi ve saygıdan uzak, sürekli kavganın olduğu bir ev ortamında çocuğun başarılı olması beklenemez.

Kötü karne getiren çocuğun ailesi, "Bu sonuçta bizim de payımız var mı?" diye düşünmelidir. Çocukların başarılarında olduğu kadar, akademik başarısızlıklarında da aile ortamının etkisi büyüktür.

Ders Başarısızlığının Nedenleri Nelerdir?

Okul başarısızlığı tek bir nedene bağlanamaz. Genellikle ailelerin ve öğretmenlerin aklına ilk olarak zihinsel nedenler gelse de, her başarısızlık zihinsel bir soruna işaret etmez. Başarısızlığı tetikleyen unsurlar şunlardır:

  • Çalışma Ortamı: Huzurlu veya huzursuz bir ortamın varlığı.
  • Sağlık ve Zihinsel Durum: Çocuğun genel sağlık ve bilişsel gelişimi.
  • Çevresel Koşullar: Sosyo-ekonomik, kültürel ve evin fiziki şartları.
  • Materyal Eksikliği: Gerekli araç ve gereçlerin sağlanamamış olması.
  • Motivasyon Eksikliği: Çocuğa yol gösterecek ve onu motive edecek birinin olmaması.
  • Psikolojik Faktörler: Çocuğun sosyalleşememesi, içe dönük yapısı veya okul olgunluğuna erişmemiş olması.

Eğer okul başarısızlığı sürekli tekrar ediyorsa, durumun bir uzman tarafından mutlaka incelenmesi yararlı olacaktır.

Başarıyı Artırmak İçin Çözüm Önerileri

Okul başarısızlığı giderilebilir bir durumdur. Başarının anahtarı motivasyondur ve bu noktada ailenin rolü kritiktir. Bir diğer önemli faktör ise doğru ders çalışma yöntemlerinin çocuğa öğretilmesidir. Sadece çalışmak yeterli değildir; yöntem bilmeyen çocuklar emek verse de başarılı olamayabilir.

Etkili Çalışma YöntemleriKaçınılması Gerekenler
Uygun ve düzenli bir masa hazırlamakTV izleyerek veya müzik dinleyerek çalışmak
Yazarak çalışmakPlansız ve düzensiz hareket etmek
Planlı ve düzenli bir program uygulamakSorumlulukları başkasına devretmek

Ailelere Tavsiyeler: Model Olma ve Sorumluluk Bilinci

Çocuklar, anne ve babalarını her konuda model alırlar. Başarı ve başarısızlık konusunda da bu durum geçerlidir. Çocuklarımızın başarılı olmasını istiyorsak, onlara bu konuda doğru örnek olmalıyız.

Sıkça yapılan bir diğer hata ise ödevlerin ebeveynler tarafından yapılmasıdır. Çocuğun yapması gereken sorumlulukları aile üstlendiğinde, çocukta tembellik oluşur ve bu durum başarısızlığı beraberinde getirir. Unutulmamalıdır ki; başarı için önce inanmak, ardından planlı ve düzenli çalışmak gerekir.

Psikolojik Danışman & Pedagog Aykut Akova

Etiketler

BaşarısızlıkİntiharKarneDersOkul

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Aykut Akova

Psk. Dan. Aykut Akova

Psikolog ve Pedagog Aykut Akova lise öğreniminin ardından 1991 senesinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü'nü bitirmiştir. Çocuk ve Yetişkin Psikiyatri eğitimlerini Çapa Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.