Doktorsitesi.com

ÖFKE VE ÖFKE YÖNETİMİ

Klinik Psikolog Serra Kampeas
Klinik Psikolog Serra Kampeas
3 Haziran 2022110 görüntülenme
Randevu Al
Mutluluk, üzüntü, sevgi, korku gibi temel ve evrensel bir duygu olan öfke herkesin yaşadığı, yerine ve zamanına göre yapıcı ve yıkıcı olabilen bir duygudur.
ÖFKE VE ÖFKE YÖNETİMİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Öfke Nedir? Doğal Bir Duygu Olarak Öfke

Öfke, mutluluk, üzüntü, sevgi ve korku gibi temel ve evrensel bir duygudur. Her bireyin deneyimlediği bu duygu, yerine ve zamanına göre hem yapıcı hem de yıkıcı sonuçlar doğurabilmektedir. Bireyin istekleri engellendiğinde, haksızlığa uğradığında veya benliğine yönelik bir tehdit algıladığında öfke hissetmesi son derece doğal bir tepkidir.

Ünlü düşünür Aristo, öfkenin kontrolüyle ilgili şu ifadeleri kullanmıştır:

"Herhangi bir kimse öfkelenebilir. Bu kolaydır. Ne var ki; doğru insana, doğru derecede, doğru zamanda, doğru maksatla ve doğru biçimde öfkelenmek; işte bu zordur."

Öfkenin Yıkıcı Hale Gelmesi ve İfade Biçimleri

Öfkenin çok şiddetli yaşanması ve kontrolden çıkarak kişinin kendisine veya çevresine zarar vermesi, bu duygunun yıkıcı hale geldiğini gösterir. Literatürde öfkenin yıkıcı dışavurumu iki ana başlık altında incelenmektedir:

  1. Doğrudan Gözlenebilen Tepkiler: Tokat atma, tekmeleme, yüksek sesle konuşma, saldırganlık ve tehdit gibi başkalarını incitmeyi amaçlayan davranışlardır.
  2. Dolaylı Gözlenebilen Tepkiler: Sessizlik, psikosomatik hastalıklar (egzema, alerji vb.), öfkeyi inkar etme, aşırı uyku hali ve surat asma gibi içselleştirilmiş tepkilerdir.

Durumsal ve Sürekli Öfke Arasındaki Farklar

Öfke duygusu, durumsal ve sürekli olmak üzere ikiye ayrılır. Durumsal öfke, belirli bir olay karşısında verilen geçici fizyolojik ve duygusal tepkileri ifade eder. Sürekli öfke ise bireyin öfkelenmeye olan genel yatkınlığını, yani kişilik boyutunu temsil etmektedir.

Sürekli öfke düzeyi yüksek olan bireyler, günlük hayatta çok basit nedenlerle daha çabuk ve şiddetli tepkiler verirler. Bu kişiler genellikle işlevsel olmayan baş etme stratejileri kullanır, daha fazla ilişkisel problem yaşar ve alkol-madde kullanımı gibi olumsuz sonuçlarla daha sık karşılaşırlar.

Öfke, Saldırganlık ve Düşmanlık Kavramları

Bu üç terim sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da aralarında belirgin farklar bulunmaktadır. Bu farkları aşağıdaki tabloda görebilirsiniz:

KavramTanımı ve Niteliği
ÖfkeEngellenme veya tehdit karşısında hissedilen temel bir duygudur.
SaldırganlıkÖfkenin kontrolsüz bir şekilde dışa vurulduğu davranışsal bir eylemdir.
DüşmanlıkBaşkalarını sevmeme ve olumsuz değerlendirmeyi içeren bir tutumlardır.

Kontrol Edilemeyen Öfkenin Yaşam Kalitesine Etkileri

Öfkenin yıkıcı bir hal alması, bireyin sosyal, mesleki ve kişilerarası ilişkilerinde ciddi sorunlara yol açar. Sosyal açıdan, şiddet içeren davranışlar sergileyen bireyler sosyal desteğini kaybederek dışlanabilirler. Mesleki alanda ise yoğun öfke yaşayan kişilerin daha sık iş değiştirdikleri ve iş tatminlerinin düşük olduğu gözlemlenmektedir.

Kişilerarası ilişkilerde öfke sorunu olan bireyler, romantik ilişkilerinde ve arkadaşlıklarında sıkça çatışma yaşarlar. Genel yaşam kalitesi açısından bakıldığında, bu bireylerin özgüvenlerinin düşük olduğu ve kendilerini teskin etmekte zorlandıkları tespit edilmiştir.

Öfkenin Fizyolojik ve Psikolojik Sağlık Üzerindeki Sonuçları

Öfke sadece ruhsal bir durum değil, aynı zamanda vücutta ciddi fizyolojik değişimlere neden olan bir süreçtir. Öfke anında adrenalin ve noradrenalin salgısı artar, kalp atışları hızlanır ve kan basıncı yükselir. Bu durumun süreklilik arz etmesi şu sağlık sorunlarını tetikleyebilir:

  • Hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları,
  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması,
  • Depresyon ve anksiyete bozuklukları,
  • Alkol ve madde kötüye kullanımı.

Sonuç olarak öfke, yönetilemediği takdirde hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı doğrudan tehdit eden bir unsura dönüşmektedir.

Uzm. Psk. Serra Kampeas

Etiketler

ÖFKE

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Serra Kampeas

Klinik Psikolog Serra Kampeas

  • 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünde okumuştur.Robert Kolej Bizimtepe Anaokulu’nda çocuklarla, Norma Razon Danışmanlık Merkezi’nde ergenlerle, Fransız Lape Hastanesi’nde yetişkinlerle  staj yapmıştır.
  • İlgi alanlarım içerisinde ; Uluslararası Kognitif Davranışçı Terapi; Bilişsel Varoluşsal Terapi; Uluslarası Psikodrama Grup Psikoterapisi; EMDR, Çözüm Odaklı Terapi; Cinsel Terapi, Gottman Çift Terapisi ve Uluslarlarası Şema Terapisi bulunmaktadır.
  • 2014-2015 yılları2010 yılından bu yana yetişkin bireyler ve çiftlerle cinsel sorunlar, anksiyete bozuklukları, depresyon, travma ve yas, obsesif-kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği, fobiler, ilişki problemleri, panik bozukluk, sınav kaygısı, özgüven sorunları, öfke kontrolü, stres kontrolü ve yeme bozuklukları alanlarında çalışmaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.