Doktorsitesi.com

Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Klinik Psikolog Gizem Karahasanoğlu İnce
Klinik Psikolog Gizem Karahasanoğlu İnce
3 Ocak 2016438 görüntülenme
Randevu Al
Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Obsesif-kompülsif bozukluk (OKB), bireyleri tekrarlanan düşünce ve davranış döngüsüne hapsederek günlük yaşamı kısıtlayan bir anksiyete türüdür. Bu rahatsızlığa sahip kişiler, kontrol edemedikleri ve ciddi stres yaratan obsesyon adı verilen yineleyici düşünce, korku veya görüntülerle mücadele ederler. Bu zihinsel baskı, bireyin hissettiği yoğun huzursuzluğu dindirmek amacıyla kompülsiyon olarak tanımlanan ritüelleri acil olarak gerçekleştirme ihtiyacı doğurur.

Söz konusu ritüeller, takıntılı düşünceleri zihinden uzaklaştırma veya olası bir olumsuzluğu önleme girişimiyle uygulanır. Her ne kadar bu eylemler anksiyeteyi geçici olarak durdursa da, obsesif düşünceler tekrarlandığında kişinin ritüeli hemen yeniden icra etmesi gerekir. Bu OKB döngüsü, bireyin gününden saatler çalarak normal işlevselliğini engelleyebilir. Çoğu hasta, bu saplantıların gerçek dışı veya manasız olduğunun farkında olsa da kendisini durdurmakta güçlük çeker.

OKB Belirtileri ve Temel Gruplar

Klinik gözlemler doğrultusunda OKB hastalarında görülen semptomlar dört temel grupta incelenmektedir. Bu gruplar, hastalığın birey üzerindeki yansımalarını ve davranış kalıplarını net bir şekilde ortaya koymaktadır:

Belirti GrubuAçıklama ve Davranış Biçimi
BulaşmaMikrop veya tozun kendisine zarar vereceği düşüncesiyle aşırı temizlik eylemleri sergileme.
Kontrol EtmeBir işi yapmadığına (kapıyı kilitlemek, ocağı kapatmak vb.) inanarak sürekli kontrol etme.
Cinsel/Saldırgan DüşüncelerÇevresine veya sevdiklerine zarar verme ya da uygunsuz eylemlerde bulunma korkusu.
Simetri ve KuralcılıkNesnelerin veya durumların belirli bir düzen ve kusursuzluk içinde olması isteği.

Yaygın Obsesyon Belirtileri

Obsesyonlar, kişinin iradesi dışında gelişen ve kaygı düzeyini artıran zihinsel süreçlerdir. En sık karşılaşılan obsesyon belirtileri şunlardır:

  • Pislik veya mikrop bulaşmasından duyulan yoğun korku,
  • Başkalarına zarar verme endişesi,
  • Hata yapma korkusu,
  • Sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranarak rezil olma korkusu,
  • Şeytanca veya günahkar düşüncelere sahip olma endişesi,
  • Düzen, simetri ve kusursuzluk ihtiyacı,
  • Aşırı kuşku duyma ve sürekli bir güvence arayışı.

Yaygın Kompülsiyon Belirtileri

Kompülsiyonlar, obsesyonların yarattığı kaygıyı azaltmak için başvurulan tekrarlayıcı davranışlardır. Sık görülen kompülsiyon belirtileri arasında şunlar yer alır:

  • Tekrar tekrar el yıkama, duş alma veya yıkanma,
  • El sıkışmayı veya kapı tokmağı gibi yüzeylere dokunmayı reddetme,
  • Kilit ve ocak gibi eşyaları sürekli kontrol etme,
  • Rutin işler sırasında içinden veya yüksek sesle sayı sayma,
  • Eşyaları belirli bir biçimde düzenleme ve belirli bir sırayla yemek yeme,
  • Belirli kelimeleri, duaları veya cümleleri sürekli tekrarlama,
  • İşleri belirli bir sayıda yapma zorunluluğu hissetme,
  • Maddi değeri olmayan nesneleri toplama veya biriktirme.

Teşhis Süreci ve Sosyal Engeller

OKB, ne kadar erken dönemde teşhis edilirse tedavi süreci o kadar kolay yönetilebilir. Ancak, bu hastalığa sahip bireyler genellikle yaşadıkları belirtileri gizleme eğilimindedirler. Çevresindeki insanların kendilerini "zayıf" veya "deli" olarak nitelendirmesinden çekindikleri için yardım istemekten kaçınabilirler. Bu durum, hastalığın kronikleşmesine ve yaşam kalitesinin daha fazla düşmesine neden olabilir.

OKB ve Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu (OKKB) Farkı

Obsesif-kompülsif bozukluk, sıklıkla Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu (OKKB) ile karıştırılmaktadır; ancak bu iki tablo arasında belirgin farklar mevcuttur. OKKB olan bireyler, kendilerini ve çevrelerini aşırı derecede kontrol etme eğilimindedirler. Bu kişiler, etkinliklerin asıl amacını unutacak kadar kurallara, ayrıntılara ve organizasyona odaklanan mükemmeliyetçi bir yapıya sahiptirler.

Toplumda bazen değer gören bu özellikler, bozukluk seviyesine ulaştığında kişiyi duygusal açıdan bloke eder. Sonuç olarak birey, hiçbir başarıdan memnun olmamaya başlar ve bu süreci genellikle depresyon takip eder. Erken psikodinamik kuramcılar, OKKB'nin anal döneme fiksasyon veya çocuklukta cezalandırıcı ebeveyn tutumları sonucu gelişebileceğini savunmaktadır. Bazı görüşlere göre ise bu durum, sahte sevgi gösterilen ancak özünde öfke dolu ortamlarda büyüyen çocukların, yakınlıktan kaçınarak benlik kontrolü sağlamak için katı kurallara sığınmasıyla oluşur.

OKB ve OKKB Tedavi Yöntemleri

Her iki rahatsızlığın klinik yönetiminde de profesyonel destek kritik öneme sahiptir. Tedavi süreçlerinde genellikle bilişsel davranışçı terapiler uygulanmaktadır. Bu terapi yöntemi, hem OKB'deki döngüsel ritüellerin kırılmasında hem de OKKB'deki katı düşünce kalıplarının esnetilmesinde etkili sonuçlar vermektedir.

Etiketler

Obsesif kompulsif hastalıkObsesif takıntıObsesif komsulsif bozuklukObsesif kompulsif kişilikObsesif kompulsif kişilik bozukluğu nedirObsesif kompulsif bozukluk hakkındaObsesif kompulsif kişilik bozukluğu neden olur

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Gizem Karahasanoğlu İnce

Klinik Psikolog Gizem Karahasanoğlu İnce

Uzm. Kl. Psk. Gizem İnce (Karahasanoğlu), 2012 yılında %100 burslu olarak girdiği Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Eğitimi süresince gelişim psikolojisi, aile terapisi ve kişilik bozuklukları alanlarında projelerde yer almış ve özel bir anaokulu ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde stajımı tamamlamıştır. 2014 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi’nde Uygulamalı Klinik Psikoloji yüksek lisansa başlamıştır, "Kişilerin Aşka Yönelik Tutumlarının, Kişilik Özellikleri ve Bağlanma Türleri Bağlamında İncelenmesi" konulu tezimle 2016 yılında mezun olmuştur. 

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.