Doktorsitesi.com

OBSESİF – KOMPULSİF BOZUKLUK(O.K.B) / TAKINTI ZORLANTI BOZUKLUĞU

Psikoterapist Asmen Yester Bozkurt
Psikoterapist Asmen Yester Bozkurt
11 Aralık 2021393 görüntülenme
Randevu Al
OBSESİF – KOMPULSİF BOZUKLUK(O.K.B) / TAKINTI ZORLANTI BOZUKLUĞU
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB): Temel Kavramlar ve Tanımlar

Obsesyon (saplantı), kişinin gerçekte olma olasılığının düşük, hatta imkansız olduğunu bildiği halde isteği dışında ortaya çıkan; ısrarlı, inatçı ve tekrarlayıcı düşünce, dürtü veya imgelerdir. Bu zihinsel süreçler kişide güçlü bir sıkıntı, tedirginlik, korku ve belirgin bunaltıya yol açar. Kişi, bilinçli çabalarıyla bu imajlara karşı koymaya çalışsa da bunlar genellikle ortadan kalkmaz ve süreğen bir hal alır.

Bu istemsiz itkiler genellikle kişinin kendisine, sevdiklerine veya ahlaki değerlerine yöneliktir ve yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkiler. Literatürde (Eisen ve Rasmussen, 2002) obsesyonların çoğunlukla kuşku, kirlenme, simetri ihtiyacı, kontrol ve emin olamama gibi temalarla ortaya çıktığı belirtilmektedir. Ayrıca bedensel endişeler, saldırganlık, şiddet, din ve cinsellik gibi konular da yoğun bunaltı veren obsesyonlar arasında yer alabilir.

Bazı düşünce ve hareketlerin olumsuz sonuçlara yol açacağı korkusu, magik (büyüsel) düşünceler olarak adlandırılır. Bu durum, ambivalans (duygu karmaşası) düşünce biçimiyle açıklanabilir. Örneğin, bir yakınına karşı öfke duyan kişi, onun öleceği düşüncesine kapılarak yoğun bir suçluluk ve korku yaşayabilir. Edebiyat dünyasında bunun en çarpıcı örneği Shakespeare’in Macbeth eseridir; Lady Macbeth’in suçluluk duygusuyla başlayan el yıkama davranışı, obsesif-kompulsif nevrozun ilk örneklerinden biri kabul edilir.

Kompulsiyon (Zorlantı) Nedir?

Kompulsiyonlar, kişinin zihnini meşgul eden takıntılı düşüncelerin (obsesyonların) yarattığı kaygı ve sıkıntıyı gidermek amacıyla yaptığı veya yapmak zorunda hissettiği davranışlardır. Kişi, bu eylemlerin genellikle gereksiz veya saçma olduğunun farkındadır ancak kendisini bunları yapmaktan alıkoyamaz. Başlangıçta kaygıdan kurtulmak için başvurulan bu davranışlar, zamanla denetlenemez hale gelerek kişinin kendisine ek bir sıkıntı kaynağı oluşturur.

Kompulsiyonlar somut eylemler olabileceği gibi soyut (zihinsel) süreçler de olabilir. Yaygın olarak görülen zorlantılar şunlardır:

  • Yıkama ve temizleme (el yıkama, banyo yapma)
  • Kontrol etme (kapı, ocak kontrolü)
  • Sayma ve düzenleme
  • Kaçınma davranışları (kaldırım çizgilerine basmamak, belirli kelimeleri söylememek)

Kişi, bu davranışları yapmadığı takdirde bir şeylerin ters gideceğine veya sevdiklerinin zarar göreceğine dair yoğun bir korku besler.

OKB Tanı Kriterleri ve DSM-5 Standartları

Obsesif-Kompulsif Bozukluk, genellikle kronik seyreden, dönemsel epizotların görülebildiği ve bireyin günlük işlevselliğini ciddi şekilde kısıtlayan bir bozukluktur. DSM-5 kriterlerine göre tanı konulabilmesi için şu özelliklerin varlığı aranır:

  1. Obsesyon ve Kompulsiyon Varlığı: Yineleyici düşünceler, imgeler veya bu düşünceleri etkisizleştirmek için yapılan yinelemeli davranışlar (el yıkama, kontrol etme vb.).
  2. Zaman Kaybı ve İşlevsellik: Belirtilerin günde en az bir saatten fazla zaman alması veya toplumsal, mesleki alanlarda belirgin işlev kaybına yol açması.
  3. Ayırıcı Nedenler: Belirtilerin bir madde kullanımına veya başka bir tıbbi duruma bağlı olmaması.

Tanı sürecinde hastanın içgörü düzeyi üç kategoride değerlendirilir:

  • İçgörü iyi: Takıntıların gerçek olmadığının farkındadır.
  • İçgörü kötü: Takıntıların muhtemelen gerçek olduğunu düşünür.
  • İçgörü yok (sanrısal): Takıntıların kesinlikle gerçek olduğuna inanır.

OKB Türleri ve Görülme Sıklığı

Araştırmalar ve faktör analizleri sonucunda OKB'nin farklı tipleri ve bu tiplerin toplumda görülme oranları belirlenmiştir. Aşağıdaki tablo, en sık karşılaşılan obsesyon ve kompulsiyon türlerini göstermektedir:

Belirti TürüEn Sık Görülen Obsesyonlar (%)En Sık Görülen Kompulsiyonlar (%)
Birinci SıradaBulaşma (%32)Kontrol Etme (%28)
İkinci SıradaSaldırganlık (%16)Yıkama ve Temizleme (%26)
Üçüncü SıradaDinsel ve Bedensel (%6)Zihinsel Tekrarlamalar (%11)
Dördüncü SıradaCinsel (%5)Tekrarlama (%11)

Bunların yanı sıra istifçilik (biriktiricilik), simetri, düzenleme ve saplantılı duraksama gibi türler de klinik tabloda yer almaktadır.

İlişkili Bozukluklar ve Ayırıcı Tanı

OKB ile ilişkili görülen diğer bozukluklar arasında vücut dismorfik bozukluğu, saç-deri yolma, biriktiricilik ve madde kullanımına bağlı takıntılar yer alır. Doğru tedavi için ayırıcı tanı kritiktir:

  • Şizofreni: Şizofrenideki obsesyonlar daha acayip ve kalıplaşmıştır; ayrıca bu hastalarda duygulanım künttür ve belirtileri önlemek için yoğun çaba sarf etmezler.
  • Depresyon: OKB ve depresyon sıklıkla birlikte görülür. Depresif hastalar hastalıkları hakkında kuruntulara sahip olabilir.
  • Gilles de la Tourette Sendromu: Çocuklukta başlayan motor ve vokal tiklerle karakterizedir; OKB ile genetik bir bağı olabilir.
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve OK Kişilik Bozukluğu: Bu durumlar da OKB ile karıştırılmamalıdır.

Epidemiyoloji ve Tarihçe

1980'li yıllarda OKB'nin nadir görülen (%0.05) ve tedaviye dirençli bir bozukluk olduğu düşünülürken, günümüzde en sık görülen dördüncü psikiyatrik bozukluk olduğu kabul edilmektedir. Dünya genelinde yaşam boyu prevalansı %2.5-3 arasındadır.

Türkiye Ruh Sağlığı Profili verilerine göre, bir yıllık sürede toplumda görülme oranı %0.5'tir (kadınlarda %0.6, erkeklerde %0.2). Hastalık genellikle 18-25 yaş arasında başlar; ancak vakaların %15'inde 35 yaş üstü başlangıç (doğum veya gebelik tetikleyici olabilir) görülebilir.

Ölçme, Değerlendirme ve Tedavi Yöntemleri

OKB'nin şiddetini ve türünü belirlemek için kullanılan temel araçlar şunlardır:

  • Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Derecelendirme Ölçeği (Y-BOCS): Görüşmeci tarafından uygulanır, şiddeti ölçer.
  • Maudsley Obsesif Kompulsif Soru Listesi: Kişi tarafından doldurulur, yaygınlığı ölçer.

Tedavi Yaklaşımları

OKB tedavisinde biyolojik faktörler ön planda olsa da farmakoterapi ve psikoterapi kombinasyonu en yüksek başarıyı sağlar.

  1. İlaç Tedavisi: İlk basamakta SSRI (Serotonin Geri Alım İnhibitörleri) grubu ilaçlar kullanılır. Klomipramin de oldukça etkilidir ancak yan etkileri nedeniyle dikkatli yönetilmelidir. Gerekli hallerde antipsikotikler veya lityum ile güçlendirme yapılabilir.
  2. Psikoterapi: Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) kapsamında uygulanan maruz bırakma ve tepki önleme teknikleri altın standarttır. Ayrıca psikanalitik ve aile terapileri de uygulanabilir.
  3. Diğer Yöntemler: Tedaviye dirençli vakalarda EKT (Elektrokonvülzif Terapi) ve nadiren psikocerrahi (singulotomi) seçenekleri değerlendirilir.

Hastalığın Seyri (Prognoz)

OKB, hem hasta hem de yakınları için zorlayıcı bir süreç olsa da tedaviye yanıt oranları oldukça yüz güldürücüdür. İlaç tedavisi alan hastaların %60-70'inde ilk 2-3 ay içinde belirtilerde %30'dan fazla azalma görülür. Terapi ve ilaç kombinasyonu ile bu başarı oranı daha da artmaktadır. Tedavideki en kritik unsur, hasta-hekim işbirliğinin kesintisiz sürdürülmesidir.

Etiketler

#psikoloji#psikoterapi #onlineterapi #psikoterapist #kaygıbozuklukları #depresyon #kişilikbozuklukları #psikotikbozukluklar

Yazar Hakkında

Psikoterapist Asmen Yester Bozkurt

Psikoterapist Asmen Yester Bozkurt

Psikoterapist Asmen Yester Bozkurt, lisans öncesi eğitimlerinin ardından Yakın Doğu Üniversitesinde başladığı eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikoterapist unvanı almıştır

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.