Doktorsitesi.com

Obezitenin Riski

Op. Dr. Onur Peşluk
Op. Dr. Onur Peşluk
23 Haziran 2014702 görüntülenme
Randevu Al
Obezitenin Riski
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Nedir ve Nasıl Sınıflandırılır?

Obezite, ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayan ve yaşam süresini kısaltabilen kronik bir hastalıktır. Günümüzde obezitenin tanımlanması ve sınıflandırılması için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen Vücut Kitle İndeksi (VKİ) hesaplaması, küresel bir standart olarak kabul edilmektedir. Her bireyin basit bir işlemle hesaplayabileceği bu değerde, VKİ 30’un üzerinde olan kişiler tıbben obez olarak değerlendirilir.

Vücut Yağ Dağılımı ve Metabolik Sendrom İlişkisi

Obezite tanısında sadece toplam yağ miktarı değil, yağın vücuttaki dağılımı da kritik bir öneme sahiptir. Özellikle bel çevresinde yoğunlaşan yağlanma (elma tipi) ile kalça çevresindeki yağlanma (armut tipi) arasındaki fark, hastalık risklerini belirlemektedir. Bel çevresindeki yağlanmanın, sadece cilt altı yağ dokusunu değil, iç organ yağlanmasını da işaret ettiği bilinmektedir.

Karın bölgesindeki aşırı yağlanma; şeker hastalığı ve damar sertleşmesi gibi riskli durumları kapsayan metabolik sendrom ile doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda, bel çevresinin kalça çevresine oranının 1’in altında olması hedeflenmelidir. Risk sınırları ise şu şekildedir:

KategoriRisk Sınırı (Bel Çevresi)
Erkekler102 cm ve altı
Kadınlar88 cm ve altı

Obezitenin Temel Nedeni: Enerji Dengesi

Obezitenin oluşum mekanizması temel bir denkleme dayanır: Gıdalardan alınan enerji > Egzersizle harcanan enerji = Obezite. Her bireyin hayati fonksiyonlarını (kalp atışı, solunum vb.) sürdürebilmesi için gereken bir bazal metabolizma hızı vardır. Bu enerji ihtiyacı ortalama 25-35 kcal/kg düzeyindedir.

Örneğin, 70 kg ağırlığındaki bir birey, sadece temel hücre fonksiyonları için günlük yaklaşık 2000 kalori harcar. Fiziksel aktiviteler için gereken ek enerji besinlerden karşılanmalıdır. Eğer alınan enerji miktarı artar ve fiziksel aktivite azalırsa, vücut bu fazla enerjiyi yağ olarak depolar ve obezite süreci başlar.

Obezitede Genetik ve Diğer Risk Faktörleri

Obezitenin gelişiminde genetik altyapı önemli bir rol oynamaktadır. Henüz spesifik bir "obezite geni" tam olarak tanımlanamamış olsa da, bilimsel veriler ailesel yatkınlığı açıkça ortaya koymaktadır. Ebeveynlerin durumuna göre çocuklarda obezite görülme olasılığı şu şekildedir:

  • Tek ebeveyni obez olan çocuklarda: %10 - %30 risk
  • Her iki ebeveyni de obez olan çocuklarda: %50 - %70 risk

Genetik faktörlerin yanı sıra, endokrinolojik (hormonal) bozukluklar (böbrek üstü veya tiroid bezi hastalıkları) ve psikiyatrik yeme bozuklukları da obeziteye neden olabilir. Bu nedenle uzman doktorlar, tanı aşamasında bu sebepleri mutlaka araştırmalıdır. Ayrıca, sigara bırakma kampanyalarının başarılı olduğu bölgelerde obezite oranlarının arttığına dair bilimsel bulgular mevcuttur.

Küresel Obezite Salgını ve Gelecek Öngörüleri

Obezite sıklığı dünya genelinde endişe verici bir hızla artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 1960’lı yıllarda %10’un altında olan obezite oranı, 2000’li yıllarda %30 seviyelerine ulaşmıştır. Mevcut artış ivmesi devam ettiği takdirde, 2030 yılında dünya nüfusunun yarısının obezite ile mücadele edeceği öngörülmektedir.

Etiketler

Obezitenin tedavisiObezite ne demektirObezite neden olurObezitenin nedeni nedirObezite ve riskleriObezitenin dünyada görülme sıklığı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Onur Peşluk

Op. Dr. Onur Peşluk

Op. Dr. Onur PEŞLUK, 1977 yılında doğmuştur. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde yapmış ve Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.