Doktorsitesi.com

Obezite ve Çocukluk Döneminde Beslenme

Dyt. Fatih Bıçaklar
Dyt. Fatih Bıçaklar
31 Ocak 2019144 görüntülenme
Randevu Al
Obezite ve Çocukluk Döneminde Beslenme
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite: Modern Çağın Görünmez Pandemisi

Obezite, toplum genelinde genellikle sadece estetik bir sorun veya fiziksel bir bozukluk olarak algılansa da aslında kronik ve ciddi bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), obeziteyi ve aşırı kiloluluğu vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal yağ birikimi olarak tanımlar. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde hızla yayılan bu rahatsızlık, sadece yetişkinleri değil, çocukları ve ergenleri de tehdit eden küresel bir halk sağlığı sorunudur.

Obezite Nasıl Sınıflandırılır? Beden Kitle İndeksi (BKİ)

Kiloluluk ve obeziteyi belirlemede en yaygın kullanılan yöntem, kilonun boyun karesine bölünmesiyle elde edilen Beden Kitle İndeksi (BKİ) değeridir. DSÖ standartlarına göre yetişkinlerde sınıflandırma şu şekildedir:

  • Fazla Kilolu: BKİ 25 kg/m² ve üzeri
  • Obez: BKİ 30 kg/m² ve üzeri

Çocuklar ve ergenler için ise yaşa ve cinsiyete göre hazırlanan persentil eğrileri kullanılır. Bu değerlendirmede 95 persentilin üstü obez, 85-95 persentil arası ise fazla kilolu olarak kabul edilir.

Dünyada ve Türkiye’de Obezite Yaygınlığı

2016 verilerine göre dünya genelinde 18 yaş üstü 1,9 milyar kişi aşırı kilolu, bunların 650 milyondan fazlası ise obezdir. 1975 yılından bu yana obezite vakalarının yaklaşık 3 kat artmış olması durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır.

Türkiye’deki Mevcut Durum

Türkiye'de yapılan meta-analiz çalışmaları, toplumun genel olarak kilolu kategorisinde olduğunu göstermektedir. Ülkemizdeki veriler şu şekildedir:

KategoriKadın OranıErkek OranıGenel Ortalama
Obezite Sıklığı (DSÖ)%34%21,7%27,8
Ortalama BKİ Değeri28,2 kg/m²26,5 kg/m²27,4 kg/m²
Bel Çevresi (METSAR)90,1 cm91,7 cm90,88 cm

Özellikle karın bölgesi yağlanması (santral obezite), metabolik riskler açısından kritik bir göstergedir. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), bel çevresinin erkeklerde 94 cm, kadınlarda ise 80 cm üzerine çıkmasını yüksek riskli kabul eder.

Çocukluk Çağı Obezitesi: 21. Yüzyılın Tehdidi

Çocukluk çağı obezitesi son 40 yılda 11 kat artarak 11 milyondan 124 milyona ulaşmıştır. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) verilerine göre Türkiye'de 0-5 yaş grubundaki çocukların %8,5'i obez, %17,9'u ise hafif şişmandır.

Türkiye'de obezitenin en yoğun görüldüğü bölgeler:

  • Doğu Marmara (%12,5)
  • Ege (%11,4)
  • Akdeniz (%11,4)
  • İstanbul (%10,8)

Obeziteyi Tetikleyen Temel Etkenler

Obezitenin oluşumunda çok sayıda faktör rol oynar. Sağlık Bakanlığı ve uzmanlar bu etkenleri şu şekilde sıralamaktadır:

  • Yanlış Beslenme: Aşırı kalori alımı ve düzensiz beslenme alışkanlıkları.
  • Hareketsizlik: Fiziksel aktivite yetersizliği ve teknoloji odaklı pasif yaşam.
  • Genetik ve Fizyolojik Faktörler: Yaş, cinsiyet, hormonal ve metabolik etmenler.
  • Psikolojik Etkenler: Stresli yaşam olayları, depresyon ve duygusal yeme bozuklukları.
  • Çevresel Faktörler: İlaç kullanımı (antidepresan vb.), eğitim düzeyi ve gelir durumu.

Kritik Dönemler: Yaş ve Beslenme İlişkisi

Obezite gelişiminde doğum öncesi, 5-7 yaş ve ergenlik dönemi en kritik evrelerdir. Ergenlikte oluşan yağlanmanın kalıcı olma riski yüksektir; araştırmalar obez ergenlerin %80'inin yetişkinlikte de obez kaldığını göstermektedir. Çocuklukta artan yağ hücresi sayısı, yaşam boyu sürecek bir kilo probleminin temelini atabilir.

Obezojenik Çevre ve Modern Yaşam Tarzı

Obezojenik çevre, bireyleri farkında olmadan kilo almaya teşvik eden sosyal ve fiziksel ortamdır. Bu kavram iki ana başlıkta incelenir:

  1. Mikro Çevre: Aile, okul ve iş yeri gibi yakın çevreyi kapsar. Büyük porsiyonlu tabaklar, iştah kabartıcı görseller ve evde yemek pişirme alışkanlığının azalması bu kapsamdadır.
  2. Makro Çevre: Gıda politikaları, reklamlar ve kültürel alışkanlıkları içerir. Özellikle çocuklara yönelik şekerli ve fast-food reklamları, obeziteyi tetikleyen en büyük unsurlardan biridir.

Kültürel Yanılgılar ve Psikolojik Baskı

Toplumumuzdaki "tabağını bitir" baskısı veya çocukları şekerle ödüllendirme geleneği, ileride ciddi yeme bozukluklarına yol açabilir. Bu tür tutumlar, çocuğun doyma hissini kaybetmesine ve yemeği bir duygusal kaçış aracı olarak görmesine neden olur.

Obezitenin Sağlık Üzerindeki Ağır Sonuçları

Yüksek BKİ değeri, bulaşıcı olmayan birçok hastalık için doğrudan risk faktörüdür:

  • Kardiyovasküler Hastalıklar: Kalp hastalıkları ve inme riskinde artış.
  • Diyabet: İnsülin direnci ve Tip 2 şeker hastalığı.
  • Kas-İskelet Sistemi: Özellikle eklemlerde dejenerasyon (osteoartrit).
  • Kanser Türleri: Meme, kolon, karaciğer ve böbrek kanseri riskinde artış.

Obezite Nasıl Önlenebilir?

Obezite ve beraberinde getirdiği riskler büyük oranda önlenebilir niteliktedir. Bireysel ve toplumsal düzeyde şu adımlar atılmalıdır:

  • Enerji Dengesi: Şeker ve doymuş yağ tüketimi sınırlandırılmalı; tam tahıl, sebze, meyve ve baklagil tüketimi artırılmalıdır.
  • Fiziksel Aktivite: Haftada en az 150 dakika düzenli egzersiz yapılmalıdır.
  • Gıda Endüstrisi: İşlenmiş gıdalardaki tuz ve şeker oranları düşürülmeli, sağlıklı gıdaya erişim kolaylaştırılmalıdır.
  • Bilinçli Ebeveynlik: Çocuklar ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeli, şekerli mamalardan ve fast-food alışkanlığından uzak tutulmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; obeziteyle mücadele sadece bir kilo verme süreci değil, bir yaşam tarzı değişikliği ve gelecek nesilleri koruma stratejisidir.

Etiketler

Çocuk beslenmeÇocuk beslenmesiSağlıklı beslenmeŞişmanlıkObezite#şişmanlık #şişmanlıktabeslenme #sagliklibeslenme #şişmançocuklar #cocukbeslenmesi

Yazar Hakkında

Dyt. Fatih Bıçaklar

Dyt. Fatih Bıçaklar

Diyetisyen Fatih BIÇAKLAR 1996 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde doğmuştur. İlk,orta ve lise eğitimini Karacabey’de tamamlamıştır. Stajlarını 2014 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde, 2017 yılında Özel Medicabil Hastanesi’nde, ve son olarak Özel Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde tamamlamıştır. Dönem içinde Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Muğla Toplum Sağlığı Merkezi ve çeşitli Aile Sağlık Merkezleri’nde bire bir hastalarla ilgilenerek tıbbi beslenme tedavileri uygulamıştır. 2018 yılında Sporcu Beslenmesi eğitimi almış olup 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılı içerisinde hastalarını daha iyi anlayabilmek ve daha sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturmak için İstanbul NLP Akademi’de uzun bir süre eğitim görüp Yaşam Koçluğu mesleğini de Diyetisyenlik mesleğinin yanına eklemiştir. Şu anda Bursa, Diyetisyen Fatih Bıçaklar Kliniği'nde Hastalıklarda Beslenme, Gebelik-Emzirme Döneminde Beslenme, Çocukluk-Ergenlik Döneminde Beslenme, İşçi Beslenmesi, Menopozda Beslenme, Sporcu Beslenmesi alanlarında çalışmalarına devam etmektedir. Ek olarak sağlıklı beslenmenin her alanda yayılmasına ve bunu anlatmayı da hedef olarak kendisine adayan Fatih Bıçaklar, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BESAŞ A.Ş kapsamında düzenlenen ''Diyetisyen Annem'' projesinde 2019 Aralık ayından beri eğitmen diyetisyen olarak görev yapmaktadır. Ayrıca çeşitli site ve medya kanallarında yazarlık yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.