Doktorsitesi.com

Obezite(Şişmanlık) Nedir Tedavisi Nasıl Olur ?

Op. Dr. Namık Yılmaz
Op. Dr. Namık Yılmaz
1 Ağustos 2017191 görüntülenme
Randevu Al
Obezite(Şişmanlık) Nedir Tedavisi Nasıl Olur ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite: Modern Çağın Küresel Sağlık Tehdidi

Obezite (şişmanlık), günümüzde değişen yaşam tarzları ve beslenme alışkanlıkları neticesinde ciddi bir sağlık sorunu haline gelmiş, yaygın bir hastalıktır. Tedavi ve korunma süreçlerinde sürekli yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulan bu durum, beraberinde getirdiği ek hastalıklar nedeniyle toplum sağlığını ve ülke ekonomilerini derinden etkilemektedir. Aşırı yağ dokusu birikimi olarak tanımlanan obezite, günümüzde tıbbi bir gereklilik olarak ele alınmalıdır.

Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ve Obezite Sınıflandırması

Vücuttaki aşırı yağ dokusunu belirlemek amacıyla en sık kullanılan yöntem Vücut Kitle İndeksi (VKİ) veya uluslararası adıyla Body Mass Index (BMI) hesaplamasıdır. Bu yöntem, bireyin ağırlığının (kg), boy uzunluğunun karesine (m²) bölünmesiyle elde edilen pratik bir formüldür.

VKİ Hesaplama Formülü: VKİ (BMI) = Ağırlık (kg) / Boy² (m²)

Dünya genelinde kabul görmüş VKİ sınıflaması aşağıda tabloda sunulmuştur:

VKİ Değeri (kg/m²)Sınıflandırma
18.5 altıZayıf
18.5 – 24.9Normal
25 – 29.9Fazla Kilolu
30 ve üzeriObezite
30 – 34.91. Derece Obez
35 – 39.92. Derece Obez
40 ve üzeri3. Derece (Morbid) Obez

Yağ Dokusunun Endokrin Fonksiyonu ve İnsülin Direnci

Bilimsel veriler ışığında bir yağ hücresi, aslında bir endokrin (hormonal sistem) hücresidir; dolayısıyla yağ dokusu da bir endokrin organ olarak kabul edilir. Bu dokudan vücut mekanizmalarını etkileyen pek çok madde salgılanmaktadır. Yağ dokusundaki artış, dolaşımdaki yağ asitlerini ve iltihabi reaksiyonları tetikleyerek diyabet hastalığına zemin hazırlayan insülin direncine yol açmaktadır.

Beslenme Süreci ve Beyin Sinyalleri

Beslenme, koku, lezzet, sıcaklık ve bilişsel-duygusal uyarıları içeren oldukça karmaşık bir süreçtir. Beyin, yemeğe başlama ve durma sinyalleri ile metabolik durumları yönetir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, beyne "daha fazla yemek yemesi" yönünde sinyal gönderen spesifik maddeleri saptamıştır.

Obezitenin Küresel ve Bölgesel Yaygınlığı

1960’lı yıllardan itibaren yanlış beslenme ve değişen yaşam alışkanlıkları nedeniyle dünya genelinde obezite oranları hızla yükselmiştir. Güncel veriler, bu yükselişin henüz engellenemediğini göstermektedir.

  • Türkiye'de Durum: Ülkemizde fazla kiloluluk oranı %50’nin üzerindedir. Bu durum, her iki kişiden birinin obez veya fazla kilolu olduğu anlamına gelmektedir. Türkiye, bu oranlarla Avrupa ülkeleri arasında üst sıralarda yer almaktadır.
  • ABD'de Durum: Amerika Birleşik Devletleri'nde toplumun %69'u normal kilonun üzerindedir; yani her üç kişiden ikisi bu hastalıkla mücadele etmektedir.

Obezite ile İlişkili Kronik Hastalıklar

Obezite, sadece estetik bir sorun değil, 30'un üzerinde kronik hastalığa zemin hazırlayan ciddi bir klinik tablodur. Amerikan verilerine göre her yıl 112.000'den fazla ölüm obezite ile ilişkilendirilmektedir. Obezitenin tetiklediği başlıca hastalıklar şunlardır:

  • Tip 2 diyabet ve yüksek kolesterol
  • Hipertansiyon ve kalp hastalıkları
  • Safra taşları ve karaciğer yağlanması
  • Uyku apnesi ve solunum yolu hastalıkları (astım vb.)
  • Reflü hastalığı ve idrar kaçırma
  • Eklem hastalıkları ve kalp yetmezliği
  • Doğum defektleri ve çeşitli kanser türleri

Obezitenin Nedenleri ve Sosyal Boyutu

Obezitenin temel nedeni aşırı kalori alımıdır. Özellikle çocuklar arasında yaygınlaşan fast-food tarzı beslenme, asitli içecekler ve sanayi üretimi fruktoz şurubu içeren gıdalar geleceğimizi tehdit etmektedir. Karbonhidrat ağırlıklı beslenme modeli, özellikle genç yaş grubunda büyük risk oluşturmaktadır. Ayrıca, obez bireylerin sosyal hayatta karşılaştığı ayrımcılık ve alaycı tutumların değişmesi, bu durumun bir "hastalık" olarak kabul edilmesi toplumsal sağlık açısından kritiktir.

Obezite Tedavi Seçenekleri

Obezite tedavisinde multidisipliner yaklaşımlar sergilenmektedir. Tedavi yöntemleri şu şekilde kategorize edilebilir:

  1. Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Düşük kalorili diyetler, fiziksel aktivite artışı ve davranış değiştirme tekniklerini kapsar. Ancak tek başına bu yöntemler her zaman kalıcı sonuç vermeyebilir.
  2. İlaç Tedavisi: İştah azaltıcı ilaçlar kilo vermeye yardımcı olsa da, obezitenin uzun vadeli tıbbi tedavisinde rolleri sınırlıdır. Cerrahi dışı yöntemlerle kilo veren hastaların büyük bir kısmı, 5 yıl içinde verdikleri kiloları geri almaktadır.
  3. Cerrahi Tedavi (Obezite Cerrahisi): Yaklaşık 50 yıldır uygulanan bu yöntem, diyet ve diğer tedavilerden sonuç alınamayan durumlarda tercih edilir. Günümüzde laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılan cerrahi girişimler oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Sık Uygulanan Cerrahi Yöntemler

Modern tıpta en sık başvurulan ve yüz güldürücü sonuçlar alınan cerrahi yöntemler şunlardır:

  • Laparoskopik Gastrik By-pass
  • Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide Ameliyatı)

Laparoskopik cerrahi, hem dünyada hem de ülkemizde yüksek başarı oranlarıyla ve giderek artan bir sıklıkla uygulanmaya devam etmektedir.

Etiketler

Obezite tedavisiŞişmanlık tedavisiObezite tedavi seçenekleriObezite cerrahi tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Namık Yılmaz

Op. Dr. Namık Yılmaz

Op.Dr Namık Yılmaz, 25 Aralık 1972 tarihinde Antakya’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 1999 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 2006 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Uzmanlık eğitiminin ardından 2007-2010 yılları arasında Eskişehir Devlet Hastanesi'nde, 2010-2016 yılları arasında Eskişehir Özel Ümit Hastanesi'nde, 2016-2019 yılları arasında Antalya Özel Akdeniz Şifa Hastanesi’nde görev yapmış olup mesleki çalışmalarına Antalya’da Clinic Antalya bünyesinde Genel Cerrahi muayenehane hizmeti vermektedir 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.