Doktorsitesi.com

Obezite Neden Oluşur?

Prof. Dr. Cemalettin Camcı
Prof. Dr. Cemalettin Camcı
10 Şubat 2017172 görüntülenme
Randevu Al
Obezite Neden Oluşur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezitenin Temel Nedeni: Enerji Dengesi ve Yağ Depolama

Organizmada alınan kalori ile harcanan kalori arasındaki denge, alınan kalori lehine bozulduğunda obezite süreci başlar. İhtiyaç fazlası olarak tüketilen tüm maddeler, ileride kullanılmak üzere vücut tarafından yağ hücrelerinde depolanır. Kişi sürekli enerji alımı sağlar ancak bu enerjinin yıkımını veya kullanımını gerçekleştirmezse, depo yağlar çoğalarak obezite tablosunu meydana getirir.

Karbonhidrat ve Proteinlerin Yağa Dönüşüm Süreci

Halk arasında yaygın olan "sadece fazla yağ tüketmek kilo aldırır" düşüncesi eksik bir yaklaşımdır. Şüphesiz fazla yağ tüketimi risklidir; ancak şekerli ve nişastalı gıdalar (karbonhidratlar) ile proteinlerin fazlası da vücut için aynı sonucu doğurur. Kullanılmayan karbonhidrat ve proteinler, karaciğerde bir dizi biyokimyasal işlemden geçerek kolaylıkla yağa dönüştürülür.

İnsan vücudu, hayatta kalmak için son derece tasarruflu çalışmaya programlanmıştır. Normal işlevlerini sürdürmek için az enerji sarf eden bu sistem nedeniyle kilo almak oldukça kolaydır. Özellikle sedanter yaşantı olarak adlandırılan masa başı yaşam biçimi ve aktif spor yapmamak, bu yağlanma sürecini hızlandıran en temel faktörler arasındadır.

Kilo Verme Sürecindeki Psikolojik ve Biyokimyasal Engeller

Vücudun biyokimyasal yapısı gereği, şeker ve proteinlerin yağa dönüşmesi kolayken; depolanan yağların tekrar enerjiye dönüştürülmesi oldukça karmaşık reaksiyonlar gerektirir. Bu durum, alınan kiloların neden kolay harcanamadığını açıklar. Kilo verememe hali kişiyi depresyona sürükleyebilir ve bu ruh hali bazı bireylerde yemek yeme dürtüsünü daha fazla körükler.

Bu süreçte oluşan kısır döngü şu şekilde ilerler:

  • Kilo artışı nedeniyle oluşan mutsuzluk ve depresyon.
  • Depresyonun tetiklediği kontrolsüz yemek yeme isteği.
  • Artan gıda alımıyla birlikte daha fazla kilo kazanımı.

Yanlış Diyetler ve Bazal Metabolizma Hızı

Bilimsellikten uzak ve organizmayı tamamen aç bırakan diyetler, kilo verme sürecindeki en büyük engellerden biridir. Vücut aç kaldığında, mevcut enerjiyi korumak amacıyla bazal metabolizma hızını (hayati organlar için harcanan enerji) minimale indirir. Bu yavaşlama normal hızın 1/4 oranına kadar gerileyebilir.

DurumOrganizmanın Tepkisi
Aşırı AçlıkBazal metabolizma hızı minimuma iner.
Enerji TasarrufuVücut, yenen her şeyi "kıtlık" sinyaliyle yağ olarak depolar.
Diyet SonrasıKontrolsüz gıda alımıyla verilen kilolar fazlasıyla geri alınır.

Sağlıklı Kilo Yönetimi İçin Öneriler

İradesi üzerinde hakimiyet kurmakta zorlanan kişiler, genellikle birçok diyeti denemiş ancak 2-3 kg verip 10 kg geri almışlardır. Bunun sebebi, vücudun savaş/kıtlık moduna sokulmasıdır. Bu tür başarısız denemelerin önüne geçmek için belirli bir strateji izlenmelidir.

Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değerlerine göre şu adımlar izlenmelidir:

  1. VKİ 25-29.9 kg/m2 (Fazla kilolular) ve VKİ 35'e kadar olanlar mutlaka uzman desteği almalıdır.
  2. Diyet süreci bir diyetisyen kontrolünde yürütülmelidir.
  3. Vücudu "savaş durumuna" sokmadan, aç kalmadan sürdürülebilir programlar uygulanmalıdır.

Aksi takdirde, bilinçsizce yapılan açlık diyetleri havanda su dövmekten öteye geçemeyecek ve metabolizmanın daha fazla bozulmasına neden olacaktır.

Etiketler

Obezite ameliyatıObezite cerrahisi nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cemalettin Camcı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı,1968 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde,1985 yılında başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak, 1991 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1992-1998 yılları arası Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında Norveç Hükümeti ile Türk Hükümeti arasındaki Kültürel Değişim Anlaşması çerçevesinde verilen bursu kazanarak Norveç’in tek transplantasyon merkezi olan Rikshospitalet-Oslo’da 1995 yılında 4 ay süreyle çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.