Doktorsitesi.com

OBEZİTE KONUSUNDA 9 KUSURLU HAREKET!

Uzm. Dyt. Turgay Köse
Uzm. Dyt. Turgay Köse
17 Aralık 2016148 görüntülenme
Randevu Al
  • Obezite, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanan ve mutlaka uzman kontrolünde tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalıktır.
  • Sağlıklı bir zayıflama süreci için ayda 2-4 kg ağırlık kaybı hedeflenmeli ve süreç kişiye özel hazırlanan beslenme programıyla yürütülmelidir.
  • Kalıcı başarı için öğün atlamamak, yeterli su tüketmek, düzenli uyumak ve diyeti mutlaka fiziksel aktivite ile desteklemek kritik önem taşır.
OBEZİTE KONUSUNDA 9 KUSURLU HAREKET!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Nedir? Dünya Sağlık Örgütü’ne Göre Tanımı ve Riskleri

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlık raporlarında obeziteyi vücutta sağlığı bozacak ölçüde fazla miktarda yağ birikmesi olarak tanımlamakta ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sorun olarak vurgulamaktadır. Aşırı besin alımı, yetersiz fiziksel aktivite, genetik faktörler, hormonal dengesizlikler, psikolojik etkenler ve alkol kullanımı gibi nedenlerle gelişen bu durum, yaşam süresini kısaltan ciddi bir hastalıktır.

Obezite, sadece estetik bir kaygı değil, beraberinde getirdiği komplikasyonlar ile yaşam kalitesini doğrudan düşüren bir süreçtir. Bu hastalığın tetiklediği başlıca sağlık sorunları şunlardır:

  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Hipertansiyon ve şeker hastalığı (diyabet)
  • Belirli kanser türleri ve solunum rahatsızlıkları
  • Karaciğer yağlanması ve safra kesesi hastalıkları
  • Eklem rahatsızlıkları, adet düzensizlikleri ve kısırlık

Uzman Diyetisyen M. Turgay Köse’ye göre, zayıflama sürecinde kalıcı başarının anahtarı yaşam tarzı değişikliğidir. İşte bu süreçte en sık karşılaşılan ve başarıyı engelleyen 9 kritik diyet hatası:

1. Uzman Kontrolü Olmadan Diyete Başlamak

Zayıflama sürecine tam anlamıyla karar vermeden, "zayıflasam iyi olur" düşüncesiyle yola çıkmak genellikle başarısızlıkla sonuçlanır. Kesin karar vermek, başarmanın yarısıdır. Ancak motivasyon tek başına yeterli değildir; sürecin mutlaka tıbbi bir temeli olmalıdır.

Bireyler öncelikle bir endokrinolog veya dahiliye uzmanı kontrolünden geçmeli, gerekli tahlillerini yaptırmalıdır. Ardından, bir diyetisyen tarafından kişiye özel hazırlanan beslenme modeli uygulanmalıdır. Uzman desteği olmadan yapılan girişimlerde başarı oranı oldukça düşüktür.

2. Yanlış ve Gerçekçi Olmayan Hedefler Belirlemek

Kilo verme sürecinde en büyük hatalardan biri, yıllar içinde alınan kiloları çok kısa sürede vermeye çalışmaktır. Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı bir zayıflama sürecinde ayda 2 – 4 kg ağırlık kaybı hedeflenmesini önermektedir. Ayda 6 kg üzerindeki kayıpların vücuda faydadan çok zarar getireceği unutulmamalıdır.

3. Uyku Düzenini İhmal Etmek

Bilimsel araştırmalar, ideal uyku süresinin günlük 7 – 8 saat arasında olması gerektiğini göstermektedir. Uyku süresinin bu aralığın altında veya üstünde olması kilo alımını tetikleyebilir. Az uyku hormonal dengesizliklere yol açarken, 8 saatten fazla uyumak metabolizma hızını yavaşlatarak kilo alımına zemin hazırlar.

4. Kahvaltı Yapmamak ve Öğün Atlamak

Öğün atlamak, özellikle de kahvaltıyı ihmal etmek, kilo alımına davetiye çıkarır. Vücudun ve beynin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için uyandıktan kısa süre sonra enerji alması şarttır. Yapılan çalışmalar, 3 öğün yerine 6 öğün beslenenlerin daha kolay kilo verdiğini kanıtlamaktadır.

Öğün Sayısının Artırılmasının AvantajlarıAçıklama
Tokluk HissiMideyi dolu tutarak bir sonraki öğünde aşırı yemeyi engeller.
Metabolizma HızıSık beslenme metabolizmayı canlı tutar.
Psikolojik RahatlıkMahrumiyet duygusunu ve yüksek enerjili besinlere yönelimi azaltır.

5. Çok Hızlı Yemek Yemek

Beyne giden tokluk sinyali yaklaşık 20. dakikada oluşur. Bu nedenle yemek süresini uzatmak kritik önemdedir. Besinleri iyice çiğnemek, küçük lokmalar halinde tüketmek ve her lokmadan sonra çatal-kaşığı elden bırakmak sindirimi kolaylaştırır. Yemek yerken TV izlemek veya kitap okumak gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan kaçınılmalıdır.

6. Tuz ve Rafine Şeker Tüketimine Devam Etmek

Tuz, vücutta su tutulmasına (ödem) neden olarak tartıda yanıltıcı sonuçlar verir. Masaya tuzluk getirmemek ve yemekleri baharatlarla lezzetlendirmek en sağlıklı yöntemdir. Rafine şeker ise insülin seviyelerini hızla değiştirerek tatlı krizlerini tetikler. Şeker ihtiyacı hissedildiğinde, enerji içermeyen yapay tatlandırıcılar güvenle tercih edilebilir.

7. Egzersizi İhmal Etmek

Sadece diyet yaparak zayıflamaya çalışmak, metabolizma hızının düşmesine ve bir süre sonra sabrın tükenmesine neden olur. Egzersizle desteklenmeyen diyetlerde verilen kiloların geri alınma riski daha yüksektir. Fiziksel aktivite, tedavi süresini kısaltır ve kalıcılığı artırır.

8. Yetersiz Su Tüketimi

Metabolik atıkların vücuttan uzaklaştırılması ve sindirimin sağlıklı ilerlemesi için su tüketimi hayati önem taşır. Günlük sıvı ihtiyacı cinsiyete göre değişiklik göstermektedir:

  • Kadınlar: Günlük ortalama 2,7 litre sıvı
  • Erkekler: Günlük ortalama 3,7 litre sıvı

9. Küçük Aksiliklerde Umutsuzluğa Kapılmak

Diyet sürecinde yapılan ufak kaçamaklar nedeniyle tüm süreci sonlandırmak büyük bir hatadır. Önemli olan hataları tekrarlamamak ve istikrarlı bir şekilde yola devam etmektir. Unutulmamalıdır ki, yavaş verilen kilolar her zaman daha kalıcıdır. Sağlıklı bir yaşam için ertelemeyi bırakmalı ve bugün bir adım atmalısınız.

Etiketler

Obezite tedavisiObezite tedavi yöntemleriDiyetisyenYanlışHataObezDiyetBeslenmeŞişmanlıkObeziteŞişman

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Turgay Köse

Uzm. Dyt. Turgay Köse

Uzm. Dyt. M. Turgay KÖSE, 1977 yılında İstanbul'da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisans programını tamamlayarak Toplu Beslenme Sistemleri Bilim Uzmanlığı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.