Doktorsitesi.com

Obezite cerrahisinde başarının felsefesi

Prof. Dr. Recep Aktimur
Prof. Dr. Recep Aktimur
12 Haziran 2017331 görüntülenme
Randevu Al
Obezite cerrahisinde başarının felsefesi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Cerrahisinde Başarı Yaklaşımı ve Temel Felsefemiz

Obezite cerrahisi sonrasında elde edilen gerçek başarı, yalnızca ideal kiloya ulaşmakla sınırlı değildir. Asıl hedef, geri kalan yaşantı boyunca ideal kiloyu koruyarak sağlıklı bir ömür sürebilmektir. İnsan doğasına aykırı olan katı kısıtlamaların, bu zorlu amaca ulaşmada yeterli olmayacağı ve hatta başarı oranını düşüreceği yadsınamaz bir gerçektir.

Neden Klasik Diyet Programlarını Önermiyoruz?

Hiçbir hasta obezite cerrahisi kararını kolay bir şekilde vermemektedir. Bize başvuran bireylerin tamamı; uzun ve yorucu diyet süreçlerinden geçmiş, çeşitli ilaçlar veya ürünler denemiş ve akupunktur gibi uygulamalara başvurmuş kişilerden oluşmaktadır. Bu süreçlerin sonunda hastalarımız, kimi zaman geçici başarılar elde etseler de nihayetinde yorulmuş ve en önemlisi kendine olan güvenini kaybetmiş durumdadır.

Hastalarımızın hayat hikayelerinden çıkardığımız temel sonuç; klasik yöntemlerin insan doğasına aykırı olması nedeniyle kalıcı başarıya ulaşamayacağı yönündedir. Bu noktada, birçok meslektaşımızdan farklı bir yaklaşım sergileyerek hastalarımıza herhangi bir diyet programı önermemekteyiz.

Sürdürülebilir Bir Yaşam Tarzı İçin Yeni Bir Bakış Açısı

Hastalarımıza kısıtlayıcı öneriler sunmak yerine, özgür bir yaşama uzanan bu yeni serüvende sağlıklı ve dengeli yeme alışkanlıkları geliştirmelerini teşvik ediyoruz. Onları pasifize eden karmaşık kurallar yerine, yeni hayat tarzlarını kendi yapılarına uygun şekilde içselleştirmelerini hedefliyoruz. Bu süreçte, her an yanlarında yer alarak bu yeni düzeni hazmetmelerine destek oluyoruz.

Kalıcı Başarının Sırrı: Basitlik ve Keyif

Unutulmamalıdır ki; en iyi öneri değil, uygulanabilecek kadar basit ve sürdürülebilecek kadar keyifli olan öneriler kalıcı hale gelir. Hayat tarzı haline getirilmeyen hiçbir davranışın uzun dönemde etkili olmayacağı bilinci, bu ameliyattan sonraki kalıcı başarının sırrıdır.

Obezite Cerrahisi Sonrası Beslenme Kuralları ve Beklentiler

Sağlıklı bir gelecek için hastalarımızdan beklediğimiz temel prensipler şunlardır:

  • Porsiyon Kontrolü: Her öğünde, operasyon öncesindeki miktarın dörtte biri kadar yemek yenmelidir.
  • Öğün Düzeni: Günde toplam 3 öğün beslenilmeli, ara öğün alımından kaçınılmalıdır.
  • Yeme Biçimi: Tüm gıdalar çok küçük lokmalar halinde alınmalı, yavaşça ve çok çiğneyerek tüketilmelidir.
  • Gıda Seçimi: Taze meyve, taze sebze ve protein içeren gıdaların tüketimine öncelik verilmelidir.
  • Takviye Kullanımı: Ömür boyu günde bir adet multivitamin kullanımı ihmal edilmemelidir.
Temel Beslenme PrensipleriUygulama Yöntemi
Porsiyon MiktarıEski porsiyonun 1/4'ü
Öğün SayısıGünde 3 ana öğün (Ara öğün yok)
Tüketim ŞekliKüçük lokmalar, yavaş ve çok çiğneme
Besin Odak NoktasıProtein, taze sebze ve meyve

Alınan gıdaların temel olarak sağlıklı besinlerden oluşması kaydıyla, hastalarımızın istedikleri tüm gıdalardan az miktarda almasını ısrarla önermekteyiz. Hedefimiz; her istediğinden az ve kontrollü miktarda yiyen, sağlıklı ve bilinçli insanlardan oluşan geniş bir aile inşa etmektir.

Etiketler

Obezite tedavisiObezite ameliyatıObezite tedavi yöntemleriObezitenin zararlarıObezitenin riskleriObezite oluşumuObeziteden kurtulmakObezite ameliyatı sonrasıObezite ameliyatı sonrası beslenmeObezite cerrahisi sonrası beslenmeObezite sıklığıObezite oranıObezite tipleriObezite tanısıObezite çeşitleriObezitenin oluşumuObezite etkenleriObezite ilaçla tedavisiObezite riskleriObezite cerrahisi riskleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Recep Aktimur

Prof. Dr. Recep Aktimur

Prof. Dr. Recep AKTİMUR Kimdir? 3300' den fazla başarılı obezite cerrahisi (tüp mide ve gastrik bypass) ve diyabet cerrahisi ameliyatı ile yıllardır hastalarıma özel bir yaklaşım sunuyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.