Doktorsitesi.com

"O"NDAN SONRASI: YAS SÜRECİ

Psk. Hatice Zengel
Psk. Hatice Zengel
24 Haziran 202295 görüntülenme
Randevu Al
Yas, bir sevdiğimizi, yakınımızı kaybettikten sonra yaşadığımız bir durumdur. Kendine özgü duygu, durum, davranış ve düşünceleri içerir.
"O"NDAN SONRASI: YAS SÜRECİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yas Nedir? Yas Sürecine Genel Bakış

Yas, bir sevdiğimizi veya yakınımızı kaybettikten sonra verdiğimiz doğal ve insani bir tepkidir. Bu süreç; kendine özgü duygu, durum, davranış ve düşünceleri içeren karmaşık bir yapıyı kapsar. Her bireyin kayba verdiği tepki farklı olsa da, yasın belirli evrelerden geçtiği kabul edilmektedir.

Yasın Psikolojik Evreleri

Yas süreci genellikle dört ana evrede incelenir. Bu evrelerin keskin geçişleri yoktur; duygular iç içe geçebilir veya sıralama kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

1. İnkâr (Şok) Evresi

Bu evrede kişi, kaybın gerçekliğini kabul etmekte zorlanır. Kaybedilen kişinin cenazesine katılınsa veya defin işlemleri sırasında orada bulunulsa dahi, kişi sanki ölmemiş gibi ve her an geri gelecekmiş gibi hisseder. Bu, zihnin ağır travmaya karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır.

2. Öfke (Suçlama) Evresi

Kayıp sonrası duyulan acı, zamanla öfkeye dönüşebilir. Bu aşamada kişi; ölen kişiyi, sağlık çalışanlarını, kaderi, çevresindekileri veya kendisini suçlayabilir. En zorlayıcı durum ise kişinin kendini ölümden sorumlu tutması ve kendini affedememesidir. Ancak çoğu durumda bu suçluluk hissinin gerçek bir dayanağı bulunmamaktadır.

3. Depresyon Evresi

Yas sürecindeki depresyon, klinik depresyondan bazı farklar ayırır. Bu evrede kaybedilen kişiye duyulan yoğun özlem, yerinin dolmayacağı düşüncesi ve onsuz bir yaşamın anlamsızlığı gibi hisler baskındır. Kişi hayattan kopma noktasına gelebilir ve derin bir hüzün yaşar.

4. Kabullenme Evresi

Zamanla ölümün bir gerçek olduğu, kimsenin bu konuda suçlu olmadığı ve hayatın devam etmesi gerektiği kabul edilir. Kişi günlük hayata yeniden adapte olmaya başlar. Elbette özlem, anılar ve hüzün devam eder; özel günlerde gözler kaybedilen kişiyi arayabilir. Ancak artık bu acıyla başa çıkma becerisi kazanılmıştır.

Yas Süreci Ne Kadar Sürer?

Yasın süresi ve yoğunluğu kişiden kişiye değişse de bilimsel veriler ve kültürel pratikler belirli zaman dilimlerine işaret eder:

Zaman DilimiBeklenen Durum
İlk 45 Gün (1.5 Ay)Acının en yoğun olduğu ancak yavaş yavaş azalmaya başladığı dönemdir.
6. Ay CivarıAraştırmalar, kişinin bu dönemde toparlanmaya ve günlük hayata dönmeye başladığını gösterir.
Uzun VadeZaman, acının etkisini hafifleten en güçlü ilaçtır.

Kültürümüzde yer alan "kırkının çıkması" veya "52 mevlidi" gibi geleneklerin, acının azalmaya başladığı bu bilimsel 45 günlük eşik ile örtüşmesi dikkat çekicidir.

Yas Sürecini Etkileyen Faktörler ve Travmatik Yas

Her insanın yası yaşama şekli; kaybedilen kişiyle olan bağın derinliği, ölüm şekli ve ölüm sonrası çevresel etkenlere göre değişir. Kaybın ani ve sarsıcı bir şekilde gerçekleşmesi, sürecin travmatik yasa dönüşmesine neden olabilir.

Çocuklar ve Yas Süreci

Kültürel uygulamalarda çocukların cenaze süreçlerine dahil edilmesi konusunda dikkatli olunmalıdır. Çocuklara vefat eden kişinin yüzü gösterilmemeli ve eli öptürülmemelidir. Çocukların, kaybedilen kişiyi sağlığındaki haliyle hatırlaması, gece korkularının ve psikolojik travmaların önlenmesi açısından kritiktir.

Destek Mekanizmaları ve İyileşme

Yas süreciyle başa çıkarken zaman en önemli faktördür. Ancak bu süreçte profesyonel destek almak iyileşmeyi hızlandırabilir:

  • Gerektiği durumlarda psikolojik yardım ve ilaç desteği alınmalıdır.
  • Toplumumuzda güçlü bir şekilde var olan sosyal destek mekanizmaları, bu zorlu dönemin atlatılmasında büyük fayda sağlar.

Not: Bu içerik, solan ama kalbimizde daima yaşayanlara ithaf edilen, bir çiçeğin makro çekiminden ilhamla hazırlanmıştır.

Etiketler

ÖfkeİnkarKabullenmeYas süreci

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Zengel

Psk. Hatice Zengel

1975 Adana doğumluyum. Liseyi Adana Kız Lisesi'nde okudum. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdim. Yaklaşık üç yıl özel eğitim merkezlerinde çalıştıktan sonra 2002 yılı Ekim ayında  Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne atandım. Dört yıl Üniversitenin Zihin Engelli Çocuklar Merkezi'nde çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığı kurumlar arası geçiş sınavıyla atandığım Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi'nde dört yıl, iller arası geçiş kurasıyla atandığım Osmaniye Devlet Hastanesi'nde bir buçuk yıl çalıştım. Şubat 2012 tarihinde atandığım Dr Ekrem Tok Adana Ruh Sağlığı Hastanesi'nde yaklaşık 10 yıl çalıştıktan sonra devlet memuriyetinden ayrılıp kendi ofisimde çalışmaya karar verdim. 2022 Ocak ayı itibariyle kendi ofisimde danışanlarımı almaya başladım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.