Doktorsitesi.com

NEDEN YALAN SÖYLERİZ?

Uzm. Psk. Dila Hotlar
Uzm. Psk. Dila Hotlar
6 Ekim 2017207 görüntülenme
Randevu Al
NEDEN YALAN SÖYLERİZ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yalanın Tanımı ve Psikolojik Temelleri

İnsanlık tarihi kadar eski bir kavram olan yalan, iletişim süreçlerinde sıklıkla karşımıza çıkan ve bazen "aldatma" olgusuyla birlikte ele alınan bir fenomendir. En temel tanımıyla yalan, bir başkasını yanıltmak amacıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktır. Bir eylemi yalan kılan temel unsur, kişinin farkındalığıdır; yani birey gerçeği bildiği halde onu çarpıtıyor, yok sayıyor veya hiç olmamış bir durumu iddia ediyorsa bu davranış yalan olarak nitelendirilir.

Farklı Perspektiflerden Yalan Olgusu

Robert Lafond gibi kuramcılar, yalanı klasik doğru-yanlış ikileminden daha farklı bir boyutta ele almaktadır. Lafond'a göre yalan, bireyin ötekiyle kurduğu ilişkide gerçeklik ve kurgu arasında yaptığı bir seçimdir. Yalanın entelektüel bir eylemden ziyade içgüdüsel bir ürün olduğunu savunan Lafond, gerçekliğin göreceliğine vurgu yapar.

Buna rağmen, ergenlik döneminden sonra devam eden yalan söyleme davranışı psikolojik açıdan bir alarm işareti olarak kabul edilir. Bu durum genellikle şu sorunların bir yansıması olabilir:

  • Gerçekliğin reddi
  • Derin duygusal ıstırap
  • Kişilik gelişiminde aksamalar veya yetersizlikler

Çocuklarda Yalan ve Zihinsel Gelişim İlişkisi

Yalan söyleme becerisinin gelişimi, zihinsel olgunlaşmanın bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Kanada'da 1200 çocuk üzerinde yapılan bir araştırma, yalan söyleme ile zeka arasında pozitif bir ilişki olduğunu kanıtlamıştır. Araştırma sonuçlarına göre, iki yaşındaki çocukların sadece %20'si yalan söylerken, dört yaşında bu oran %90'a çıkmaktadır.

Sigmund Freud, çocukların yalan söylemesini doğal bir süreç olarak görür ve bunu yetişkinlerin taklit edilmesi olarak tanımlar. Çocuklar için yalan, özerklik kazanma ve kendilerini aileden bağımsız bir birey olarak kanıtlama aracıdır. Bu süreçte çocuk, ebeveynlerinin her şeyi bilmediğini ve kandırılabileceğini fark eder.

Yalan Söyleme Davranışını Belirleyen Çevresel Faktörler

Çocuğun yetişme tarzı ve sosyal çevresi, yalanın türünü ve sıklığını doğrudan etkiler. Ebeveyn tutumları bu noktada belirleyici rol oynar:

Ebeveyn TutumuÇocuktaki Yansıma
Sürekli yalan söyleyen ebeveynYalanı normal bir iletişim yolu olarak görme
Aşırı eleştirel ve cezalandırıcı ebeveynCezadan korunmak için yalanı alışkanlık haline getirme
Kabul edici ve destekleyici ebeveynGüven temelli dürüst iletişim kurma eğilimi

Ergenlik Döneminde Yalanın İşlevi

Sanılanın aksine yalan ergenlikte ortaya çıkmaz, ancak bu dönemde anlamı ve işlevi değişir. Ergenlikte yalanın hem yapıcı hem de yıkıcı nitelikleri belirginleşir. Eğer bir ergen ısrarla yalan söylüyorsa, bunun altında yatan temel neden genellikle kabul görmeyeceği endişesiyle varoluşunun bir parçasını saklama çabasıdır. Ergen, kendisi için hayati gördüğü bu parçadan vazgeçmek yerine onu çevresinden gizlemeyi tercih eder.

Yalanın Biyolojik ve Nörolojik Boyutu

Yalan söyleme davranışının biyolojik belirleyicileri bulunmaktadır. Çocukların yaklaşık 10 yaş civarında daha inandırıcı yalanlar söylemeye başlaması, beyin gelişimiyle ilişkilidir. Bu yaşlarda beynin prefrontal korteks bölgesindeki beyaz maddede artış gözlemlenir. Araştırmalar, patolojik yalancıların bu beyin bölgesinin diğer bireylere oranla daha gelişmiş olduğunu göstermektedir.

İnsanlar Neden Yalan Söyler?

Yalan genellikle eleştiri, reddedilme veya ceza gibi olumsuz durumlardan kaçınmak, gerilimi azaltmak amacıyla söylenir. Kişilerin yalan söyleme nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kendini geçici bir süre iyi hissetme isteği
  • Eleştiri alma endişesi ve cezalandırılma korkusu
  • Başkalarının onayına duyulan ihtiyaç
  • Gerçeğin karşı tarafa acı vereceği düşüncesi
  • Kişisel bir çıkar sağlama çabası
  • Manipülasyon isteği

İmgelem Yetisi ve Patolojik Yalan: Mitomani

Psikolojik bir yaklaşım, yalanı bir imgelem (imagination) ürünü olarak değerlendirir. İmgelem, yaratıcılığın temeli olsa da miktarındaki aşırılık psikiyatrik bir semptom olarak kabul edilebilir. İmgelem artışı; imgesel sanrı, patomimi ve mitomani gibi sendromlara yol açabilir.

Mitomani (Patolojik/Kompülsif Yalan), kişinin dürtüsel bir şekilde yalan söylemesi durumudur. Mitomanide temel özellikler şunlardır:

  1. Kişinin aklına doğrudan önce yalan gelir.
  2. Birey çoğu zaman kendi söylediği yalana kendisi de inanır.
  3. Yalan ortaya çıktığında herhangi bir suçluluk veya pişmanlık hissedilmez.
  4. Genellikle Bipolar bozukluk, DEHB ve sosyopati gibi rahatsızlıklara eşlik eder.

Mitomanik bireyler genellikle kendi istekleriyle değil, yakınlarının yönlendirmesiyle veya değer verdikleri ilişkiler kopma noktasına geldiğinde profesyonel yardıma başvururlar.

Etiketler

PsikolojikPsikolojik destekPsikoterapiPsikolojik belirtilerYalanYalan söylemeYalan söylemek cözümleriYalancı kişilikMitomaniYalan söyleme hastalığıMitomani hastası kimdirMitomani semptomlarıYalan söylemek hastalığıMitomani hastalığıYalan hastaligiYalan söyleme alışkanlığıYalan söyleme davranışıMitomani uzmanıMitomani tedavisiMitomani doktoru

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dila Hotlar

Uzm. Psk. Dila Hotlar

Uzm. Psk. Dila HOTLAR, lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü'nü tamamlayarak 2010 yılında mezun olmuştur. Lisans eğitimi boyunca öğrenci kongrelerine ve eğitimlerine katılmış, çeşitli okullarda uygulamalı eğitimlerini başarı ile tamamlamıştır. Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim dalında gönüllü stajını da lisans eğitimi sırasında tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.