Doktorsitesi.com

NEDEN TÜM DERMATOLOGLAR GÜNEŞ KORUYUCU KREM ÖNERİYOR?

Uzm. Dr. Işıl Kamberoğlu Turan
Uzm. Dr. Işıl Kamberoğlu Turan
3 Ekim 2022217 görüntülenme
Randevu Al
Güneş bizi yaşlandıran ana etken aslında. O sebeple en etkili yaşlanma karşıtı krem güneş koruyucudur. Öncelikli yatırım yapılmasını elzem görüyorum. Neden mi?
NEDEN TÜM DERMATOLOGLAR GÜNEŞ KORUYUCU KREM ÖNERİYOR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Güneşin Cilt Üzerindeki Etkileri ve Yaşlanma Süreci

Güneş, cildin yaşlanmasına neden olan temel dış etkendir. Bu nedenle, cilt bakım rutinindeki en etkili yaşlanma karşıtı (anti-aging) ürünün güneş koruyucu olduğunu söylemek mümkündür. Cilt sağlığını korumak ve yaşlanma belirtilerini geciktirmek adına güneş koruyuculara yatırım yapılması elzemdir.

Deri yapısı temel olarak iki katmandan oluşur: Üst katman olan epidermis ve alt katman olan dermis. Güneşten gelen zararlı ışınlar ise etkilerine göre UVA ve UVB olarak ikiye ayrılır. Bu ışınların deri katmanları üzerindeki nüfuz etme kapasiteleri birbirinden farklıdır.

UVA Işınları ve Fotoyaşlanma

Dünya yüzeyine yansıyan ultraviyole ışınlarının %95'ini oluşturan UVA ışınları, bulutlu günlerde bile etkisini sürdürür ve camdan içeri sızabilir. UVB ışınları derinin üst katmanında kalırken, UVA ışınları alt katman olan dermise kadar ulaşır. Bu durum, cildin destek yapısı olan kollajen ve elastin liflerin dokusunu kaybetmesine, dolayısıyla cilt sıkılığının azalmasına yol açar.

Fotoyaşlanma olarak adlandırılan bu sürecin yanı sıra UVA ışınları şu sorunlara da zemin hazırlar:

  • Güneş alerjisi (kızarıklık, kaşıntı, polimorf ışık erüpsiyonu),
  • Hamilelik maskesi (melazma),
  • Omuz, yanak ve alın bölgesinde tekrarlayan koyu lekeler,
  • Cilt kanseri oluşumu.

UVB Işınları ve Güneş Yanıkları

Güneş ışınlarının %5'ini oluşturan UVB ışınları, bulut ve camlardan geçemez ancak derinin üst katmanına (epidermis) nüfuz eder. Bariyer fonksiyonu reaktif oksijen radikallerine karşı yeterli koruma sağlayamadığında, UVB ışınları ciddi hasarlara neden olur. Kısacası UVB dendiğinde akla ilk gelen güneş yanıklarıdır.

Bununla birlikte UVB ışınları; bronzlaşma, güneş alerjisi ve cilt kanseri riskinden de doğrudan sorumludur. Bu nedenle cildi her iki ışın türüne karşı da korumak hayati önem taşır.

Güneş Koruyucu Etiketleri Nasıl Okunmalı?

Güneş kremi seçerken hem UVA hem de UVB koruması sağlayan geniş spektrumlu (broad band) ürünler tercih edilmelidir. Etiketlerdeki koruma düzeylerini anlamak için şu değerler dikkate alınmalıdır:

  • UVA Koruması: PPD / PA değerleri ile ölçülür.
  • UVB Koruması: SPF (Sun Protection Factor) değerleri ile ölçülür.

SPF değerleri, cildin güneş altında yanmadan ne kadar süre kalabileceğini belirleyen dört farklı koruma düzeyine ayrılır:

Koruma DüzeyiSPF Faktörü
Düşük Koruma6 - 10 Faktör
Orta Koruma15 - 25 Faktör
Yüksek Koruma30 - 50 Faktör
Çok Yüksek Koruma50+ Faktör

Güneş Koruyucu Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

SPF numaraları teorik bir koruma süresi sunsa da, uygulamada sadece bu rakamlara güvenilmemelidir. Güneş koruyucularda uygulama sıklığı ve miktarı korumanın gücünü belirler. Ürünün dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmesi ve her 2 saatte bir yenilenmesi tavsiye edilir.

Denizde veya suda uzun süre kalınacaksa suya dayanıklı formüller seçilmelidir. Ayrıca yüzme, aşırı aktivite ve kurulanma sonrasında koruyucu krem mutlaka tekrar uygulanmalıdır.

Filtre Tipleri ve Cilt İhtiyaçları

Güneş filtreleri, çalışma mekanizmalarına göre fiziksel ve kimyasal olarak ikiye ayrılır. Filtre seçimi cilt tipine ve özel durumlara göre yapılmalıdır:

  1. Fiziksel Filtreler: Titanyum dioksit ve çinko oksit içerir. Işığı yansıtarak koruma sağlarlar. Beyaz iz bırakabilir ve yapışkan his verebilirler; ancak gebe ve çocuklarda kullanımı güvenlidir.
  2. Kimyasal Filtreler: Işığı emerek zararsız ısıya dönüştürürler. UVB koruması için PABA, sinnatlar, salisilatlar; UVA koruması için benzofenonlar ve kamfor bileşikleri kullanılır.
  3. Özel Durumlar: Lekeli ciltler için renkli güneş koruyucular önerilirken; rozasea veya kızarık hassas ciltler için kimyasal filtrelerden uzak durulması tavsiye edilir.

Özetle; ideal bir güneş koruyucu hem UVA hem UVB filtresi içermeli, suya ve tere dayanıklı olmalı, yüksek koruma faktörü sunmalı, alerjik reaksiyona yol açmamalı ve maliyet açısından sürdürülebilir olmalıdır. Kişiye özel en doğru uygulama için bir dermatolog kontrolünde ürün seçimi yapılmalıdır.

Dr. Işıl Kamberoğlu Turan
Dermatoloji Uzmanı
Medicana Bursa

Etiketler

Güneş kremi kullanmaGüneşin cilde etkisiLeke tedavileri

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Işıl Kamberoğlu Turan

Uzm. Dr. Işıl Kamberoğlu Turan

Uzm. Dr. Işıl Kamberoğlu Turan, dermatoloji ve estetik dermatoloji alanında uzmanlaşmış olup çalışmalarını Bursa’da sürdürmektedir. Uzun yıllardır cilt sağlığı ve Skin Longevity üzerine çalışmakta, hastalarının hem sağlıklı hem de uzun süre genç görünen bir cilde sahip olmasını hedeflemektedir. Klinik pratiğinde akne, rosacea, sedef hastalığı, cilt lekeleri ve saç dökülmesi gibi dermatolojik sorunların tedavisinin yanı sıra PRP, lazer uygulamaları, mezoterapi, kimyasal peeling ve botoks gibi modern estetik uygulamaları Skin Longevity yaklaşımıyla birleştirmektedir. Her hasta için kişiye özel tedavi planları oluşturmakta ve cilt sağlığını bütünsel ve uzun vadeli bir bakış açısıyla ele almaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.