Doktorsitesi.com

Göz Altı Dolgusu

Uzm. Dr. Ece Sürgün
Uzm. Dr. Ece Sürgün
16 Ocak 2024154 görüntülenme
Randevu Al
Doğru anatomik katmana uygulanan gözaltı dolgusu, gözaltındaki çukurluğu doldururken bir yandan kişinin yorgun ve mutsuz görünümünün de önüne geçilmiş olur. ​
Göz Altı Dolgusu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Göz Altı Dolgusu Nedir ve Ne İşe Yarar?

Göz altı dolgusu, göz çevresindeki estetik kaygıları gidermek ve yüze daha dinamik bir ifade kazandırmak amacıyla uygulanan profesyonel bir medikal işlemdir. Doğru anatomik katmana uygulanan bu işlem, göz altındaki çukurluğu doldurarak kişinin yorgun ve mutsuz görünümünün önüne geçer. Bu sayede, bakışlardaki derinlik ve canlılık yeniden kazandırılır.

Göz Altı Dolgusu Nasıl Uygulanır?

Uygulama süreci, hastanın konforunu en üst düzeyde tutacak şekilde planlanır. İşleme başlamadan önce, giriş yapılacak bölgeye lokal anestezik etkili krem sürülerek hassasiyet minimize edilir. Belirli bir bekleme süresinin ardından bölge, antiseptik solüsyonlarla titizlikle temizlenir.

İşlem sırasında güvenliği sağlamak ve göz çevresindeki hassas damar ve sinir yapılarına zarar vermemek adına iğne yerine kanül kullanımı tercih edilir. Kanül kullanımı, doku travmasını azaltarak iyileşme sürecine katkı sağlar.

İşlemin Etkisi Ne Zaman Görülür?

Göz altı bölgesindeki deri yapısı oldukça ince olduğu için bu alanda mükemmeli hedeflemek yerine, yeterli miktarda dolguyu doğru katmana vermek kritik önem taşır. Fazla veya yüzeysel yapılan uygulamalar, bölgede ödeme ve "tyndall" olarak adlandırılan mavimsi bir görüntüye yol açabilir. Bu nedenle göz altındaki çukurluğu tamamen sıfırlamaya çalışmak her zaman doğru bir yaklaşım değildir.

Uygulamanın etkisi yapıldığı andan itibaren gözlemlenmeye başlar. Ancak içerikteki hyaluronik asit zamanla su tutma özelliğini göstereceği için, nihai ve en iyi sonuçlar genellikle 15-20. günlerde netleşmektedir.

Göz Altı Dolgusu Kimlere Uygulanmaz?

Her tıbbi işlemde olduğu gibi, göz altı dolgusunun da uygulanmaması gereken belirli durumlar ve hasta grupları bulunmaktadır. Aşağıdaki özelliklere sahip kişilere dolgu uygulaması yapılmamalıdır:

  • Gebe ve emziren anneler,
  • Uygulama alanında aktif enfeksiyonu olanlar,
  • Kanama bozukluğu ve immunsupresif hastalığı olanlar,
  • Yara iyileşmesi bozukluğu yaşayanlar,
  • Kontrol altında olmayan sistemik hastalığı bulunanlar,
  • Anaflaksi öyküsü, çoklu alerjisi veya dolgu ürününe karşı alerjisi olanlar,
  • Dismorfik bozukluğu veya gerçek dışı beklentisi olanlar,
  • Göz altı bölgesinde ödem ve torbalanma şikayeti olan hastalar.

Dolgu Uygulaması Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

İşlemin başarısını korumak ve olası komplikasyonları önlemek adına uygulama sonrası süreçte belirli kurallara uyulması zorunludur. Dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  1. Temas ve Hijyen: Uygulama alanına ilk 24 saat boyunca temas edilmemeli, su, sabun ve kozmetik ürünlerle temas için en az 48 saat beklenmelidir.
  2. Makyaj: Makyaj uygulaması için işlemin üzerinden en az 48 saat geçmesi gerekir.
  3. Fiziksel Koruma: Uygulama bölgesine 10 gün boyunca masaj yapılmamalı, tahriş edici sürtme ve kaşıma davranışlarından kaçınılmalıdır.
  4. Mimik Kullanımı: İlk 3 gün boyunca aşırı mimik kullanımından kaçınılması önerilir.
  5. Aktivite ve Ortam: Yoğun spor faaliyetlerinden, sauna ve jakuzi gibi sıcak/buharlı ortamlardan 10 gün süreyle uzak durulmalıdır.
  6. Güneş Koruması: İşlem sonrası bölge, güneşin zararlı etkilerine karşı dikkatle korunmalıdır.

Etiketler

göz altı dolgusugöz altı dolgusu nedirgöz altı dolgusu kimlere uygulanır

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ece Sürgün

Uzm. Dr. Ece Sürgün

Uzm. Dr. Ece Sürgün, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. 016 yılında başladığı Ankara Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıkları ihtisasını 2020 yılında tamamlamış olup uzmanlığını almıştır. Uzm. Dr. Ece Sürgün, mesleki çalışmalarına özel muayenehanesinde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.