Doktorsitesi.com

Neden? & Nasıl?

Uzm. Psk. Cansu Ayman
Uzm. Psk. Cansu Ayman
12 Aralık 2023133 görüntülenme
Randevu Al
Neden? & Nasıl?
Neden? & Nasıl?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hayatın Akışında Soruların Gücü: Neden mi, Nasıl mı?

İnsanoğlunun başına gelen olaylar karşısında "neden" sorusunu sorması, belirsizliği ortadan kaldırma ve kendini güvende hissetme ihtiyacından kaynaklanan doğal bir reflekstir. Belirsizlik ve bilinmezlik, yaşamın kaçınılmaz unsurları olsa da bu durumla baş etmek birey için oldukça güçtür. Bu noktada bulduğumuz nedenler, kaygımızı yatıştırarak bize geçici bir güven alanı sağlar. Ancak bu sorunun sağladığı konforun yanında, bireysel gelişimimizi kısıtlayan ciddi dezavantajları da bulunmaktadır.

"Neden" Sorusunun Sınırlayıcı Etkileri

"Neden?" sorusu, doğası gereği sınırlayıcı, göreli ve tek boyutlu bir yapıya sahiptir. Bu soruya verilen yanıtlar, çoğu zaman kişiyi çözüm üretmek yerine mazeret üretmeye ve sorumluluktan kaçmaya yönlendirir. Bu durumun yarattığı temel riskleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kurban Rolü: Kişinin nedenlerin mağduru olduğuna dair bir kabulleniş içine girmesine ve çaresizliğe sürüklenmesine neden olur.
  • Geçmiş Odaklılık: Bu soru tamamen geçmişe dönüktür; şimdiye veya geleceğe dair yapıcı bir söylem barındırmaz.
  • Eylemsizlik: Belirsizliği yatıştırmak için seçilen göreli nedenler, kişiyi ilerlemekten alıkoyar ve bir nevi kendini kandırma mekanizmasına dönüşür.

Çözüm Odaklı Dönüşüm: "Nasıl" Sorusunun Gücü

"Nasıl" sorusunu sormaya başladığımızda, bakış açımızın ve yaşam deneyimlerimizin genişlediğini fark ederiz. Bu soru, bahanelerin ötesine geçerek bizi çok yönlü bir perspektife davet eder. "Nasıl?" sorusu, yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımın anahtarıdır.

Özellik"Neden" Sorusunun Etkisi"Nasıl" Sorusunun Etkisi
Zaman OdağıGeçmişe yöneliktir.Şimdiye ve geleceğe yöneliktir.
SorumlulukMazeret ve kurban rolü üretir.Hayatın aktörü olmayı sağlar.
EylemRehavet ve çaresizlik getirir.Doğrudan eyleme yöneltir.
Düşünce YapısıTek boyutlu ve sınırlayıcıdır.Çok boyutlu ve yaratıcıdır.

Eğitimde ve Çocuk Gelişiminde Soru Kalıpları

Çocuklarla olan iletişimde soru kalıplarının değiştirilmesi, bireysel sorumluluk bilincinin gelişmesinde kritik rol oynar. Örneğin, ödevini yapmayan bir çocuğa "Neden yapmadın?" diye sormak, onu manipülasyon ve bahane üretmeye teşvik eder. Bu durum, problemlerini çözmek için adım atmayan bireyler yetişmesine neden olabilir.

Bunun yerine aşağıdaki yapıcı yaklaşımlar tercih edilmelidir:

  1. "Nasıl olursa ödevlerini yapabilirsin?"
  2. "Sınavdan daha iyi not almak için nasıl bir yol izleyebilirsin?"
  3. "Nasıl olsaydı bu süreç senin için daha verimli geçerdi?"

Bu tarz sorular, çocuğun kendini suçlanmış hissetmesi yerine anlaşıldığını hissetmesini sağlar ve onu kendi problemlerini çözmeye yüreklendirir.

Varoluşçu Bakış Açısı ve Kavrama İhtiyacı

Varoluşçu psikoterapist Ferhat Jak İçöz, "Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği" adlı eserinde, neden-sonuç ilişkilerine olan tutkumuzu "ölümcül bir aşk" olarak nitelendirir. İnsanın anlamlandırma ihtiyacı hayati olsa da, karmaşık insan doğasını tek bir nedene indirgemek büyük bir yanılgıdır.

İzah Etmek Yerine Kavramak

Varoluşçu bakış açısına göre, yaşadıklarımızın nedenleri yok değildir; aksine, o kadar çok ve karmaşık neden vardır ki, sadece birine tutunmak deneyimin derinliğini görmezden gelmektir. "Neden mutsuz hissediyorum?" sorusunun tek bir cevabı yoktur. Bu noktada önemli olan, sığ açıklamalara hapsolmak yerine, durumu tüm derinliğiyle kavramaya devam etmektir.

Alışılmış kalıpların dışına çıkmak başlangıçta zorlayıcı olabilir. Ancak kendinize ve çevrenize "neden" yerine "nasıl" diye sormaya başladığınızda, bu yaratıcı düşünme biçiminin hayatınızda yaratacağı köklü farkı göreceksiniz.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Cansu Ayman

Uzm. Psk. Cansu Ayman

Klinik Psikolog Elif Cansu Ayman 1992 Balıkesir doğumludur. Lise eğitimini Balıkesir Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır. Lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünde, %100 YÖK burslu olarak tamamlamış ve 2017 yılında mezun olmuştur. Ardından Kocaeli Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamlamıştır. 2021 yılında Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programından mezun olmuştur. Klinik psikoloji eğitimi boyunca Bilişsel Davranışçı Terapi ekolü eğitimi almıştır. Aynı zamanda yetişkin objektif testler ve MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri), yine yüksek lisans süresince eğitimini gördüğü uygulamalardır. Marmara Üniversitesinden Aile Danışmanlığı Sertifikası almıştır. Marmara Sanat Akademisi’nde diksiyon ve seslendirme eğitimi almıştır. Kişisel gelişimi için psikanaliz ve varoluşçuluk ağırlıklı seminer, sempozyum ve kısa süreli eğitimlere katılmıştır. Moodist Psikiyatri Hastanesi ve NP Beyin Hastanesinde klinik gözlem ve uygulama içeren ve aynı zamanda psikopatoloji ve bağımlılık eğitimlerini kapsayan stajlarını tamamlamıştır. Boğaziçi Üniversitesinin Nöropsikoloji alanında Prof. Reşit Canbeyli tarafından yürütülen laboratuvar deneylerine asistan gözlemci olarak katılmıştır. Doç. Dr. Genel Cerrah Fırat Tutal’ın yanında Yeme Bozuklukları üzerine psikolojik gözlem yapmıştır. 1 yıl boyunca, Üsküdar Üniversitesi psikolojik danışmanlık biriminde süpervizyon eşliğinde, üniversite öğrencilerine psikolojik danışmanlık hizmeti vermiştir. 2021'de Varoluşçu Akademi’de  Temel Varoluşçu Analiz Eğitimi almıştır. Yetişkin ve ergen bireysel, çift ve aile terapisi uygulamaya devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.