Narsistik Kişilik Bozukluğu nedenleri, yaygınlığı ve tedavisi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Narsistik Kişilik Bozukluğunun Kökenleri ve Etiyolojisi
Narsistik kişilik bozukluğu, gelişimsel süreçte özellikle çocukluk dönemindeki yaşantılarla yakından ilişkilidir. Araştırmalar, çocukluk çağında anneyi kaybetme veya anne tarafından reddedilme gibi travmatik deneyimlerin, anne ile kurulması gereken empati bağının oluşmasını engellediğini göstermektedir (Köroğlu, 2011). Bu bağın kurulamaması, bozukluğun gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır.
Bireyin sergilediği büyüklük duygusu (grandiyozite), aslında temelde yatan derin aşağılık duygularını bastırma mekanizması olarak işlev görür (Köroğlu, 2011). Bu savunma mekanizması, kişinin içsel yetersizlik hissiyle başa çıkabilmesi için geliştirdiği yapay bir üstünlük algısıdır.
Narsistik Kişilik Bozukluğu Epidemiyolojisi
Bu bozukluğun toplumda ve klinik vakalarda görülme sıklığı üzerine yapılan çalışmalar, yaygınlık oranları hakkında önemli veriler sunmaktadır. DSM-IV verilerine göre hazırlanan epidemiyolojik tablo şu şekildedir:
| Kategori | Görülme Sıklığı (%) | Kaynak |
|---|---|---|
| Klinik Vakalar | % 2 - 16 | Twenge, Miller, & Campbell (2014) |
| Genel Toplum | Daha Düşük Oranlar | Twenge, Miller, & Campbell (2014) |
Narsistik Kişilik Bozukluğu Tedavi Süreçleri
Narsistik kişilik bozukluğunun tedavisi, yapısı gereği oldukça zorlayıcı ve uzun soluklu bir süreçtir. Bu bozukluğun kronikleşme ihtimali oldukça yüksektir ve hastalar özellikle orta yaş krizinde diğer psikolojik bozukluklara kıyasla çok daha kırılgan davranışlar sergileyebilirler (Chessick & Kohut, 1985).
Psikoterapötik Yaklaşımlar ve Stratejiler
Tedavi yöntemleri üzerine çalışan Kernberg ve Kohut, klasik psikanalitik yaklaşımların tek başına yeterli olmayabileceğini, ancak sürece önemli faydalar sağlayabileceğini belirtmişlerdir (Kernberg, 2010). Tedavi planlamasında şu unsurlar ön plana çıkar:
- Hastanın ego gücü analiz edilerek içgörü yönelimli veya destekleyici psikoterapiler tercih edilir.
- Tedavinin temel amacı, hastanın benlik saygısının korunması ve stabilize edilmesidir (Kernberg, 2010).
- Terapist, hastanın gerçek benliği ile iletişimi başlangıçta yapay benlik aracılığıyla sürdürür.
Tedavide Kritik Dönemeçler ve Terapist Rolü
Psikoterapi sürecinde gerçek benlik devreye girmeye başladığında, hastanın terapiste karşı geliştireceği aşırı bağımlılık eğilimine karşı hazırlıklı olunmalıdır. Eğer hastanın bu yoğun ihtiyacı doğru şekilde karşılanamazsa, gerçek benliğin tanımlanma süreci sekteye uğrar. Bu durum, hastanın geçmişte anne ile olan ilişkisinde yaşadığı engellenme biçiminin bir tekrarı niteliğindedir (Gençtan, 2004).




