Doktorsitesi.com

MYOMLAR ( RAHIMDE UR )

Prof. Dr. Yakup Erata
Prof. Dr. Yakup Erata
25 Kasım 2015283 görüntülenme
Randevu Al
  • Myomlar, rahmin kas tabakasından köken alan ve genellikle östrojen hormonuna bağlı olarak gelişen iyi huylu kitlelerdir.
  • Çoğu zaman belirti vermeseler de yerleşim yerlerine göre aşırı kanama, pelvik ağrı, karın şişliği ve kısırlık gibi sorunlara yol açabilirler.
  • Tedavi süreci şikayetlerin şiddetine göre rutin takipten cerrahi müdahaleye kadar değişebilir; kesin çözüm genellikle myomun veya rahmin alınmasıyla sağlanır.
MYOMLAR ( RAHIMDE UR )
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Myom Nedir? Rahimde Görülen İyi Huylu Kitleler

Myom, tıbbi literatürde "fibroid", "uterin fibroid" veya "leiomyoma" olarak adlandırılan, rahmin düz kas ve bağ dokusundan köken alan iyi huylu (kanser olmayan) kitlelerdir. Halk arasında genellikle "ur" olarak bilinen bu yapılar, kadın pelvisinde en sık rastlanan tümör tipidir.

Myomlar, toplu iğne başı kadar küçük olabileceği gibi bir karpuz büyüklüğüne de ulaşabilirler. Genellikle 30-40 yaş aralığındaki kadınlarda görülürler ve menopoz sonrası dönemde hormon seviyelerinin düşmesiyle birlikte küçülme eğilimi gösterirler. Kadınların yaklaşık %75'i, kendisinde myom olduğunun farkında bile değildir.

Rahim (Uterus) Anatomisi ve Myom Oluşumu

Rahim duvarı üç temel tabakadan oluşur: İçteki endometrium, ortadaki kas tabakası olan myometrium ve dıştaki zar tabakası seroza. Myomlar, rahmin en kalın tabakası olan ve istemsiz çalışan düz kaslardan oluşan myometrium tabakasından köken alırlar. Bu kitleler sadece kas hücresi değil, aynı zamanda bağ dokusu da içerirler.

Myomların Nedenleri ve Hormon İlişkisi

Myomların kesin oluşum nedeni henüz tam olarak açıklanamamış olsa da, gelişimlerinde kadınlık hormonu olan östrojenin önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Myom ve östrojen arasındaki ilişkiye dair bilinen gerçekler şunlardır:

  • Ergenlik öncesi, östrojen salgılanmadığı dönemde görülmezler.
  • Gebelik gibi östrojen miktarının arttığı dönemlerde hızlı büyüme gösterebilirler.
  • Menopoz sonrası östrojenin azalmasıyla küçülürler; bu dönemde yeni myom oluşumu nadirdir.
  • Yüksek doz östrojen içeren ilaçlar myomların büyümesini tetikleyebilir.

Myom Türleri ve Yerleşim Yerleri

Myomlar, rahimde yerleştikleri bölgeye göre sınıflandırılır ve bu yerleşime bağlı olarak farklı şikayetlere yol açarlar:

Myom TürüYerleşim Yeri ve Özellikleri
Submüköz MyomRahim iç tabakasının (endometrium) hemen altında yer alır; adet düzensizliğine yol açar.
İntramural MyomRahmin kas tabakasının (duvarın) içinde gelişir; rahmin büyümesine neden olur.
Subseröz MyomRahmin dış yüzeyinden dışarı doğru büyür; genellikle kanama yapmaz.
Saplı MyomRahimle bağlantısı sadece ince bir bağ ile sağlanan, sarkan myomlardır.
İnterligamentöz MyomRahmi tutan bağların (ligaman) arasında gelişir; cerrahi olarak çıkarılması güçtür.
Paraziter MyomRahimden kopup başka bir organa yapışarak oradan beslenen myomlardır.

Myom Belirtileri: Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

Myomların çoğu belirti vermese de, vakaların %25'inde yaşam kalitesini etkileyen şikayetler görülür. En yaygın belirtiler şunlardır:

  1. Adet Düzensizliği ve Aşırı Kanama: En sık görülen belirtidir. Kanamanın miktarı ve süresi artarak anemiye (kansızlık) yol açabilir.
  2. Pelvik Ağrı ve Kasık Ağrıları: Adet döneminde kramp tarzında veya büyük myomların sinirlere bası yapmasıyla bel ağrısı şeklinde görülebilir.
  3. Karında Şişlik ve Bası Bulguları: Mesaneye bası yaparak sık idrara çıkma, rektuma bası yaparak kabızlık veya gaz problemlerine neden olabilir.
  4. Kısırlık ve Gebelik Sorunları: Myomlar tüpleri tıkayabilir veya embriyonun rahme yerleşmesini engelleyebilir. Gebelikte ise düşük veya erken doğum riskini artırabilir.

Myomlarda Tanı Yöntemleri

Myomlar genellikle rutin bir jinekolojik muayene sırasında fark edilir. Tanıda en önemli ve yaygın kullanılan araç ultrasonografidir. Ayırıcı tanıda gebelik, yumurtalık kitleleri ve adenomyozis gibi durumlar mutlaka değerlendirilmelidir.

Myom Komplikasyonları

Myomlar nadiren de olsa ciddi komplikasyonlara yol açabilir:

  • Torsiyon (Dönme): Saplı myomun kendi etrafında dönerek kanlanmasının bozulması ve şiddetli ağrı yapmasıdır.
  • Enfeksiyon: Myomun ülsere olup enfekte olması durumudur.
  • Kansere Dönüşüm: Myomların kansere (leiomyosarkom) dönüşme riski %0.5 gibi çok düşük bir orandır.
  • Dejenerasyon: Myomun yapısının bozulmasıdır; gebelikte "kırmızı dejenerasyon", yaşlılıkta ise "kireçlenme" (kalsifik dejenerasyon) görülebilir.

Myom Tedavisi ve Ameliyat Seçenekleri

Şikayet yaratmayan küçük myomlarda genellikle 6 aylık rutin kontroller yeterlidir. Ancak aşağıdaki durumlarda tedavi zorunludur:

  • Anemiye yol açan aşırı kanamalar
  • Myomun aniden ve hızlı büyümesi (özellikle menopoz sonrası)
  • Dayanılamayacak düzeydeki ağrı ve bası bulguları
  • Myomun kısırlığa neden olması

Cerrahi Tedavi: En kesin çözüm yöntemidir. Hastanın yaşına ve çocuk isteğine göre Histerektomi (rahmin alınması) veya Myomektomi (sadece myomun alınması) tercih edilir. Ayrıca laparoskopik yöntemler, lazerle yakma veya hormon baskılayıcı ilaç tedavileri de alternatifler arasındadır. Unutulmamalıdır ki, ilaçla küçültülen myomlar tedavi kesildiğinde tekrar büyüme eğilimi gösterebilir.

Etiketler

Myomlarda tedavi gerektiren durumlar nelerdir?Miyomların nedenleri nelerdir?Miyomların tedavisiMiyomların türleri nelerdir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yakup Erata

Prof. Dr. Yakup Erata

Prof. Dr. Yakup Erata, 1960 yılında Kıbrıs, Lefkoşe'de dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Lefkoşe'de tamamlayan Dr. Erata, 1978 yılında Lefkoşe Türk Lisesi'nden birincilikle olmasının ardından aynı yıl İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başladı. 1984 yılında mezuniyetini takiben 1990 yılına dek İstanbul Universitesi Tıp Fakültesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını sürdürdü ve 1990 yılında uzman doktor unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.