Doktorsitesi.com

Myom

Op. Dr. Mustafa Kır
Op. Dr. Mustafa Kır
2 Temmuz 2012409 görüntülenme
Randevu Al
  • Miyomlar, rahimin düz kas tabakasından gelişen ve kanserleşme ihtimali oldukça düşük olan yaygın iyi huylu kitlelerdir.
  • Yerleşim yerlerine göre farklı belirtiler gösteren bu yapılar, özellikle şiddetli kanama, ağrı veya çevre organlara baskı durumunda cerrahi müdahale gerektirir.
  • Miyomların kesin çözümü cerrahi yöntemler olup, rahim koruyucu ameliyat geçiren kadınların sonraki doğumlarını sezaryen ile yapmaları önerilir.
Myom
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Miyom (Leiomyoma) Nedir?

Tıp literatüründe fibroid veya leiomyoma olarak da adlandırılan miyomlar, rahimin düz kas tabakasından (myometrium) gelişen iyi huylu rahim kitleleridir. Kadın üreme sisteminde en sık rastlanan bu yapılar, genellikle kanserleşme eğilimi göstermezler; miyomların kansere dönüşme ihtimali yaklaşık binde birdir (1/1000).

Miyomların Görülme Sıklığı ve Özellikleri

Miyomlar, kadınlar arasında oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Yapılan araştırmalar, yaşam boyu görülme oranının beyaz ırkta %70, siyah ırkta ise %80 civarında olduğunu göstermektedir. Bu vakaların yaklaşık %25’i klinik bulgu vererek tedavi gerektirmektedir.

Aynı kişide farklı boyutlarda ve birden fazla sayıda miyom görülebilir. Bu kitleler bazen çok küçük kalırken, bazen tüm karın boşluğunu dolduracak kadar büyük boyutlara ulaşabilirler.

Yerleşim Yerlerine Göre Miyom Türleri

Miyomlar, rahimdeki yerleşim bölgelerine göre üç ana gruba ayrılmaktadır:

  • Subseröz Miyomlar: Rahimin karın zarıyla örtülü dış tabakasından karın boşluğuna doğru büyürler. Genellikle kanama bozukluğu yapmazlar; daha çok kitle etkisi ve çevre organlara baskı yapmasıyla kendilerini gösterirler.
  • Submüköz Miyomlar: Rahim içindeki adet görülen ve gebeliğin yerleştiği zara (endometrium) baskı yaparak rahim içine doğru büyürler. Artmış adet kanaması veya ara kanama gibi düzensizliklerin en sık nedenidir. En sık cerrahi müdahale gerektiren miyom tipidir.
  • İntramural Miyomlar: Doğrudan rahim duvarı içinde büyürler. Hem submüköz hem de subseröz miyomların gösterdiği belirtileri tetikleyebilirler.

Miyom Ameliyatı (Cerrahi Müdahale) Nedenleri

Miyomların varlığı her zaman ameliyat gerektirmez. Ancak aşağıdaki durumlar geliştiğinde cerrahi müdahale öncelikli hale gelir:

  1. Alt karın muayenesinde rahmin ele gelecek kadar büyümesi.
  2. Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen ve anemiye (kansızlığa) neden olan şiddetli kanamalar.
  3. Tekrarlayan gebelik kayıplarında başka bir neden bulunamaması.
  4. Tekrarlayan başarısız tüp bebek tedavileri.
  5. İdrar torbası (mesane) ve idrar yollarına (üreter) yönelik şiddetli baskı bulguları.
  6. Açıklanamayan, kronik alt karın ağrıları ve şiddetli adet sancıları.

Miyom Tedavi Yöntemleri

Miyomların uzun süreli ve başarılı bir medikal (ilaçla) tedavisi henüz bulunmamaktadır. Östrojen hormonuna duyarlı oldukları için genellikle menopoz sonrası dönemde küçülme eğilimi gösterirler. Günümüzde en etkin tedavi yöntemi cerrahidir.

Tedavi YöntemiAçıklama
MyomektomiSadece miyomun cerrahi olarak alınmasıdır; rahim korunur.
HisterektomiMiyomlarla birlikte rahimin tamamen alınması işlemidir.
HisteroskopiSubmüköz miyomlarda karın açılmadan vajinal yolla yapılan günübirlik işlemdir.
LaparoskopiKapalı yöntemle, küçük kesiler üzerinden yapılan cerrahidir.
EmbolizasyonRahim damarlarının tıkanması işlemidir (gebelik planlayanlar için henüz güvenli değildir).

Ameliyat Sonrası Süreç ve Gebelik

Cerrahi kararı verilirken hastanın yaşı, doğurganlık isteği ve miyomların konumu belirleyicidir. Teknik olarak vakaların büyük bir kısmında rahimi koruyarak sadece miyomu çıkarmak mümkündür. Operasyonda temel amaç; minimum kesi, minimum kan kaybı ve rahim duvarının sağlam bir şekilde onarılmasıdır.

Önemli bir hatırlatma olarak; myomektomi ameliyatı geçirmiş olan kadınların sonraki gebeliklerinde, rahim bütünlüğünü korumak adına doğum şekli mutlaka sezaryen olmalıdır.

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.