Morbid obezitede cerrahi tedavinin yeri

Morbid obezitede cerrahi tedavinin yeri

Morbid obezite kavramı, yaşamı tehdit edebilecek başka hastalıklara yol açacak düzeyde aşırı kilolu olma durumunu ifade eder.

Eğer ideal kilonuzun iki katı iseniz, ya da 45 kilo fazlanız varsa morbid obez olarak değerlendirilebilirsiniz.

Morbid obezitenin belirlenmesinde sıkça kullanılan bir diğer tanımlama da BMI (VKİ) ya da Vücut Kitle İndeksi olarak bilinen değerdir. Bu değer kilonuzun, boyunuzun karesine bölünmesi ile hesaplanır. Ana menümüzdeki “Acaba Şişman mıyım?” linkine tıklayarak vücut kitle indeksinizi kolayca hesaplayabilirsiniz.

Vücut kitle indeksi vücut yağının yalnızca indirekt bir ölçümüdür. Bilimsel araştırmalarda vücut kompozisyonunun belirlenmesinde hidrodansitometri (sualtında ölçüm) ve dual-enerji x-ray absorbtiometri gibi daha doğru metodlar kullanılmaktadır. Bel ve kalça çevresi ölçümü ve dirsek arkasında cilt kalınlığının ölçülmesi de kullanılan fiziksel ölçüm metodlarıdır.

Vücut kitle indeksi epidemiyolojik çalışmalarda ve günlük hekimlik pratiğinde orta yaşlarda kadın ve erkekler için en sık kullanılan ölçümdür. Yağ kitlesi dansitometrisi ile % 90’ın üzerinde uyumludur. Oransal olarak daha az kas kitlesi bulunan yaşlı erişkinlerde kesin bir ölçüm metodu olarak kesinliği azalmaktadır. Vücut kitle indeksi bazen Quetelet İndex olarak da adlandırılır. Kas ve yağ dokularının ayrımını yapmamasına karşın, şahsın boyuna göre kilosunun ne olması gerektiğinin tahminlenmesinde çok yararlıdır.

Herhangi bir yandaş hastalığınız olmaması durumunda 40’ın üzerindeki değerler morbid obez olduğunuz anlamına gelirken, diabet, eklem rahatsızlıkları, hiperkolesterolemi veya hipertansiyon gibi ciddi yandaş hastalıkların varlığında, 35 ile 40 arasındaki değerler morbid obezite kabul edilmektedir.

Aşırı kilolu olma ya da obezitenin tanımı:

Artmış vücut yağını tahminlemede vücut kitle indeksi mükemmel bir ölçüm olmamakla birlikte, vücut kompozisyonu ölçümleri ile büyük uyumluluk gösteren ve en kolay hesaplanabilen metod olduğu için çok sık kullanılmaktadır. Normal sınırların üst limitlerinde de artmış sağlık riskleri olmakla beraber; Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Beslenme Dairesi ve Uluslararası Obezite toplulukları temelde aşağıdaki sınırlarda uzlaşmıştır:

Kilo Grubu Tanımlaması

Vücut Kitle İndeksi
Düşük Kilolu

18.5 ve altı
Normal

18.5 - 24.9
Fazla Kilolu

25.0 - 29.9
Obez

30.0 - 39.9
Morbid Obez

40.0 ve üstü

Eğer morbid obez iseniz; diabet (şeker hastalığı), hipertansiyon ve dejeneratif artrit (eklem romatizması) gibi çok sayıda ciddi hastalığa da adaysınız demektir. Daha da kötüsü, morbid obezite, kalp hastalığından ölme riskinizi çok ciddi biçimde arttırmaktadır. 23-34 yaşları arasında morbid obez erkeklerin ölüm oranı, normal populasyondan 12 kat daha fazladır.

Obezitenin etkileri sadece tıbbi de değildir. Aşırı yağ dokusu sizin sosyal ve özel ilişkilerinizi de engeller ve böylece duygusal anlamda strese yol açar. İş bulmada, hatta özel kıyafet alımında bile ciddi zorluk ve bedellere katlanmak zorunda kalırsınız. Bütün bu nedenlerden ötürü, morbid obezite istediğiniz bir hayata kavuşmanızı güçleştirir.

Ne yazık ki diyet yapmak genellikle işe yaramaz. Çok yoğun eforla bile ancak çok az sayıda morbid obez başarılı şekilde kilo verebilmiş ve kilolarını korumayı başarabilmiştir. Diyetlerde başarısız olmak sadece yetersizlik ve başarısızlık hissinin eklenmesini sağlar.

İlaçlar ancak alındıkları sürece kilo vermenize yardım edebilir, bu nedenle kalıcı bir çözüm olarak görülmemelidir. Tüm bu ilaçların ciddi yan etkileri vardır ve ilaçlar bırakıldığında kaybedilen kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Ne günümüzde, ne de yakın gelecekte ilaçlarla morbid obezitede gerekli olan büyük miktarlarda kilo kaybı mümkün değildir.

OBEZİTE CERRAHİSİ

Obezite cerrahisi günümüzde yöntemleri artık oturmuş ve yalnızca bu tip operasyonlarda eğitimli ve deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirilmesi gereken operasyonlardan oluşur. Ayrıca, psikyatrist, diyetisyen ve diğer medikal dallarla da yakın ilişki içinde yürütülmesi gereken multidisipliner bir yaklaşımdır. Nihayetinde, günümüzde operasyonla ilgili riskler son derece azalmıştır ve cerrahiyi takiben büyük oranda başarılı ve kalıcı kilo kaybı sağlanmaktadır.

Bu makale 18 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Op. Dr. Murat Üstün

Op. Dr. Murat ÜSTÜN, 1969 yılında İstanbul’da doğmuştur. Tıp Fakültesi eğitimini 1992 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise SSK Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 1996 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. Bu dönemde Türkiye’de yeni yeni başlayan laparoskopik cerrahi konusunda alanında uzman doktorlarla çalışması bu alandaki ilgisini arttırmıştır. 1996-1999 yılları arasında SSK Ankara İhtisas Hastanesi'nde transplantasyon kliniğinin kurulmasında aktif rol almış ve özellikle renal transplantasyon ve laparoskopik cerrahi alanında çalışmalar yürütmüştür. 1999-2001 yılları arasında SSK Zonguldak Bölge Hastanesi'nde çalışmış ve burada ilk laparoskopik cerrahi ünitesini kurararak ameliyathane modernizasyonu ve sterilizasyon prensiplerini çalışmalarında da uygulamıştı ...

Op. Dr. Murat Üstün
Op. Dr. Murat Üstün
İstanbul - Genel Cerrahi
Facebook Twitter Instagram Youtube