Doktorsitesi.com

Miyom ne demektir, miyom nasıl anlaşılır? miyom tedavi yöntemleri

Prof. Dr. Murat Gürkan Arıkan
Prof. Dr. Murat Gürkan Arıkan
11 Eylül 20144908 görüntülenme
Randevu Al
  • Miyomlar, rahim kas dokusundan köken alan iyi huylu kitlelerdir ve genetik yatkınlık ile östrojen hormonu seviyelerine bağlı olarak gelişim gösterirler.
  • Şiddetli kanama, ağrı ve organ basısı gibi belirtiler gösteren veya 5 cm'den büyük olan miyomlar için cerrahi müdahale gereklidir.
  • Tedavide kapalı cerrahi yöntemler altın standart kabul edilirken, uygun hastalarda MR-HIFU gibi ameliyatsız seçenekler veya rahmi koruyan ileri laparoskopik teknikler uygulanabilmektedir.
Miyom ne demektir, miyom nasıl anlaşılır? miyom tedavi yöntemleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Miyom (Myom) Nedir?

Miyom (myom), kadınlarda karın bölgesinde en sık karşılaşılan patolojik oluşumdur. Rahim kas dokusundan (kırmızı kas dokusu) köken alan ve rahim dış hatlarının ötesine taşabilen bu yapılar, iyi huylu kitleler olarak tanımlanır. Miyomlar, rahim içindeki yerleşim yerlerine göre farklılık gösterirler:

  • İntramural Miyomlar: Rahim kas dokusu içinde gelişenler.
  • Submüköz Miyomlar: Rahim içi astar dokuya (endometrium) doğru büyüyenler.
  • Subseröz Miyomlar: Rahim dış yüzeyine doğru büyüyenler.
  • Saplı Miyomlar: Bir sap aracılığıyla rahim dışına veya içine bağlananlar.
  • Ekstrauterin Miyomlar: Rahim dışında, örneğin yumurtalık bölgesinde gelişenler.

Miyom Neden Ortaya Çıkar ve Kimlerde Görülür?

Miyom nedenleri arasında genetik yatkınlık önemli bir rol oynar. Ailesinde miyom öyküsü olan kadınlarda bu kitlelerin görülme sıklığı daha yüksektir. Özellikle fumeraz enzimini kodlayan FH-Geninin anomalisinde miyomların daha sık geliştiği bildirilmiştir.

İstatistiksel verilere göre miyom görülme sıklığı şu şekildedir:

  • Siyahi ırkta, beyaz ırka oranla 2 ile 9 kat daha sık rapor edilmiştir.
  • Batı Hindistan ve Okyanusya bölgelerinde rastlanma oranı yüksektir.
  • Her 4 kadımdan birinde hayatının bir döneminde miyom tespit edilir; ancak bazı araştırmalar bu sıklığın %80’e kadar çıkabildiğini göstermektedir.

Östrojen hormonu, miyomların büyümesinde kritik bir faktördür. Cinsel olgunluk döneminde yükselen östrojen seviyeleriyle büyüme eğilimi gösteren miyomlar, menopoz sonrası hormon seviyelerinin düşmesiyle birlikte küçülürler.

Miyom Belirtileri ve Şikayetleri Nelerdir?

Miyomların büyük bir kısmı herhangi bir şikayete yol açmaz ve büyüme göstermez. Ancak semptom veren vakalarda en sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Şiddetli, uzun veya düzensiz adet kanamaları
  • Kan kaybına bağlı gelişen demir eksikliği anemisi, halsizlik ve nefes darlığı
  • Alt karın bölgesinde kitle, bası hissi ve ağrı
  • İdrar kesesine baskı sonucu oluşan sık idrara çıkma ihtiyacı
  • Bağırsak baskısı nedeniyle gelişen kabızlık ve gaz sorunları
  • Cinsel ilişkide ağrı (disparoni) ve bel/bacak ağrıları
  • Kısırlık, tekrarlayan düşükler veya erken doğum riski

Miyom Teşhisi ve Tedavi Kararı

Miyomlar, uzman bir doktor tarafından yapılan jinekolojik muayene sırasında hissedilebilir. Kesin tanı ve detaylı görüntüleme için ultrasonografi (USG) kullanılır. Her miyomun mutlaka ameliyat edilmesi gerekmez. Tedavi kararı şu durumlarda alınır:

  1. Miyomun çapı 5 cm veya daha büyükse,
  2. Kitle hızlı büyüme eğilimi gösteriyorsa,
  3. Şiddetli kanama, ağrı veya organ basısı gibi semptomlar varsa,
  4. Gebeliğe engel teşkil ediyor veya düşüklere neden oluyorsa.

Miyom Ameliyatı ve Cerrahi Yöntemler

Günümüzde miyom cerrahisinde kapalı yöntemler (laparoskopi ve histeroskopi), altın standart olarak kabul edilmektedir. Açık cerrahi (karın kesisi) artık çoğu vakada ilk seçenek değildir.

YöntemUygulama Alanı
HisteroskopiRahim içi astar dokuya büyüyen miyomların vajinal yoldan alınması.
LaparoskopiKarın açılmadan, göbek çukurundan girilerek miyomların temizlenmesi.
Robotik CerrahiBelirli vakalarda cerraha düğüm atma kolaylığı sağlayan teknolojik yöntem.

Kapalı Ameliyatın (Laparoskopi) Avantajları

  • Büyük yara izi kalmaz, estetik sonuçlar daha iyidir.
  • Yara iyileşmesi hızlıdır ve enfeksiyon riski düşüktür.
  • Hastalar daha az ağrı hisseder ve hızla sosyal hayata döner.
  • Karın içi yapışıklık riski azaldığı için kısırlık riski minimize edilir.

Ameliyatsız Miyom Tedavisi: Akustik Tedavi (MR-HIFU)

Türkiye'de sınırlı merkezde sunulan MR-HIFU (akustik tedavi), ameliyatsız bir seçenektir. Magnet rezonans rehberliğinde, yüksek yoğunluklu ses dalgaları miyoma odaklanır. Miyom dokusu 70-80 dereceye kadar ısıtılarak küçültülür. Vakaların yaklaşık %30'u bu yöntem için uygundur. Ayrıca uygun hastalarda damar tıkama (embolizasyon) tekniği de değerlendirilebilir.

Büyük Miyomlarda İleri Laparoskopik Teknikler

Büyük miyomlarda kapalı cerrahinin en büyük zorluğu kanama riskidir. Geliştirdiğimiz geçici damar dikişi yöntemi ile bu riskler ortadan kaldırılmaktadır:

  • Geçici Damar Bağlama: Karın zarı arkasından rahim damarları geçici olarak bağlanır. Bu işlem ameliyat sırasında kanamayı durdurur.
  • Rahmin Korunması: İşlem bittiğinde damarlar tekrar açılır, rahmin kanlanması etkilenmez. Bu durum özellikle çocuk isteyen hastalar için kritiktir.
  • Ekonomik ve Güvenli: Özel pahalı cihazlar yerine standart cerrahi materyaller kullanılır ve ilaç yan etkilerinden kaçınılır.

Miyomlar Kansere Dönüşür mü?

Miyomların kansere (sarkom) dönüşme riski oldukça düşüktür; opere edilen vakaların yaklaşık 1000'de 2 veya 3'ünde kanser odağına rastlanır. Ancak, bir kitlenin miyom mu yoksa başlangıç aşamasında bir sarkom mu olduğunun kesin tanısı sadece ameliyat sonrası patolojik inceleme ile konulabilir.

Etiketler

Akustik dalga tedavisiMyom tedavisiMiyomektomiMiyom nedirAkustik tedaviAmeliyatsız miyom tedavisiMiyom ameliyatları nasıl yapılır?Miyomların (myom) kapalı yöntemle tedavisinde robotik cerrahiMiyomların ameliyatsız tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Murat Gürkan Arıkan

Prof. Dr. Murat Gürkan Arıkan

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.