Doktorsitesi.com

Miyom!!!

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu
Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu
26 Haziran 20159798 görüntülenme
Randevu Al
  • Miyomlar, rahmin kas dokusundan gelişen iyi huylu urlardır ve genellikle üreme çağındaki kadınların yaklaşık %20-25'inde görülürler.
  • En yaygın belirtileri arasında aşırı adet kanaması, ağrı ve komşu organlara baskı yer alırken; teşhisleri jinekolojik muayene ve ultrason ile kolayca konulabilmektedir.
  • Tedavi süreci miyomun büyüklüğüne ve hastanın durumuna göre cerrahi müdahale veya düzenli takip şeklinde planlanır.
Miyom!!!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Miyom Nedir?

Miyom, uterusun (rahmin) adele dokusundan gelişen ve selim (iyi huylu) ur olarak tanımlanan kitlelerdir. Tıp literatüründe leiyomiyoma olarak da adlandırılan bu yapılar, kadın genital organlarında en sık görülen tümör türüdür. İstatistiksel olarak üreme çağındaki her dört veya beş kadından birinde, yani kadınların yaklaşık %20-%25’inde miyoma rastlanmaktadır.

Genellikle 30-50 yaş aralığında görülen miyomlar, 40-50 yaş arasındaki kadınlarda 30-40 yaş grubuna oranla daha sık tespit edilir. Bu kitlelerin gelişimi hormonal süreçlerle yakından ilişkilidir; ilk adet (menarş) öncesinde ve menopoz sonrasında gelişim göstermezler. Aksine, mevcut miyomların menopoz döneminden sonra küçüldüğü gözlemlenmektedir. Miyomlar tek bir odak halinde gelişebileceği gibi birden fazla da olabilirler. Boyutları ise 1-2 cm gibi küçük çaplardan, 20-30 cm gibi dev boyutlara kadar değişkenlik gösterebilir.

Miyom Belirtileri Nelerdir?

Miyomların büyük bir çoğunluğu herhangi bir şikayete yol açmaz ve genellikle rutin jinekolojik kontroller sırasında fark edilir. Bir miyomun belirti verip vermemesi, doğrudan büyüklüğüne ve rahim içindeki yerleşim yerine bağlıdır. En sık karşılaşılan şikayetler şunlardır:

  • Adet Kanamasında Artış: Normal bir adet döneminde 30-50 ml olan kan kaybının 80 ml’nin üzerine çıkması.
  • Anemi (Kansızlık): Yoğun ve uzun süren kanamalar nedeniyle gelişen demir eksikliği ve buna bağlı halsizlik.
  • Ağrı ve Baskı Hissi: Rahmin büyümesine bağlı olarak gelişen sancılı adet dönemleri ve genel ağrı durumu.
  • Komşu Organ Basısı: Mesaneye baskı sonucu sık idrara çıkma, üreterlere baskı sonucu böbrek büyümesi ve rektuma baskı sonucu kabızlık.
  • Karın Şişliği: Kitlenin karın boşluğuna doğru aşırı büyümesiyle oluşan fiziksel şişkinlik.

Yerleşim Yerlerine Göre Miyom Çeşitleri

Miyomlar, rahim duvarındaki yerleşim yerlerine göre üç ana grupta incelenir:

  1. Subseröz Miyomlar: Rahmin dış tabakasının hemen altından başlayıp dışarıya doğru büyürler. Genellikle anormal kanamaya neden olmazlar ancak çevre organlara (mesane, rektum) baskı yaparak fonksiyonel bozukluklara yol açarlar.
  2. İntramüral Miyomlar: En sık görülen tiptir; rahmin kas tabakası içinde gelişirler. Çok büyümedikleri sürece belirti vermezler, ancak büyüdüklerinde kanama miktarında artış ve ağrı yapabilirler.
  3. Submüköz Miyomlar: Rahmin iç tabakasının (endometrium) altında, rahim boşluğuna doğru büyürler. Boyutları küçük olsa dahi yoğun adet kanaması, uzun süren kanamalar ve ara kanamalara neden olurlar.

Miyom Teşhisi Nasıl Konulur?

Miyom teşhisi, uzman bir hekim tarafından yapılan jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile kolaylıkla konulabilmektedir. Ultrason muayenesinde miyomlar, etrafındaki dokulardan keskin sınırlarla ayrılan yapılar olarak net bir şekilde izlenir.

Miyom ve İnfertilite (Kısırlık) İlişkisi

Miyomlar her vakada olmasa da bazı durumlarda kısırlığa yol açabilir. Özellikle submüköz miyomlar, döllenmiş yumurtanın rahime tutunmasını engelleyerek kısırlığa veya erken düşüklere sebebiyet verebilir.

Miyom TipiKısırlık Riski
Submüköz MiyomlarYüksek (Tutunmayı engeller)
Tüplere Yakın MiyomlarOrta (Spermin yumurtaya ulaşmasını engeller)
Küçük İntramüral MiyomlarDüşük (Rahim içi düzensizlik yapmıyorsa)
Subseröz MiyomlarDüşük (Tüplere dıştan baskı yapmıyorsa)

Gebelik Sürecinde Miyomlar

Miyom varlığında gerçekleşen gebeliklerde; düşük, erken doğum, plasentanın erken ayrılması ve doğum sonrası kanama riski artabilir. Gebeliğin ilk üç ayındaki hormonal değişimler miyomların büyümesine neden olabilir. Hızlı büyüme, kanlanmanın bozulmasına ve şiddetli ağrılara yol açabilir.

Önemli Not: Gebelik veya sezaryen sırasında, rahim dışına sapla bağlı olanlar hariç, miyomlara cerrahi müdahale yapılmaz. Gebelikte büyüyen rahimde cerrahi işlem ciddi kanama riski taşır. Miyomlar genellikle doğumdan sonra küçülerek eski boyutlarına dönerler.

Miyom Tedavi Yöntemleri

Şikayete yol açmayan ve hızlı büyüme göstermeyen miyomlar düzenli takip ile izlenebilir. Ancak aşağıdaki durumlarda tedavi zorunludur:

  • Yoğun kanama ve anemi varlığı,
  • Çevre organlarda belirgin baskı ve şiddetli ağrı,
  • İnfertiliteye (kısırlığa) neden olması,
  • Miyomun hızlı büyümesi.

Cerrahi Tedavi Seçenekleri

Miyomun kesin tedavisi cerrahidir. Uygulanacak yöntem hastanın yaşına ve çocuk sahibi olma isteğine göre belirlenir:

  • Miyomektomi: Rahmin korunarak sadece miyomların çıkarılması işlemidir.
  • Histerektomi: Rahmin tamamının cerrahi olarak çıkarılmasıdır.
  • Histeroskopik Miyomektomi: Rahim içine (kaviteye) doğru büyüyen miyomların vajinal yoldan, kesi yapılmadan çıkarılmasıdır.

İlaç tedavisi ise yalnızca ameliyat öncesi miyomları küçültmek ve kanamayı kontrol altına alarak kansızlığı düzeltmek amacıyla geçici bir çözüm olarak uygulanır. İlaç kesildiğinde miyomlar tekrar eski boyutuna ulaşır.

Etiketler

Myom tanı ve tedavisiMiyom ve gebelikMiyomektomi operasyonuMiyom ve infertiliteMiyomun belirtileriMyomlar hakkında merak edilenler

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu

Prof. Dr. Hasan SERDAROĞLU, Sivas’ta doğmuştur. Tıp tahsilini İstanbu'da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Yine aynı fakültede Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığını almış ve Akademik kariyerine aynı anabilim dalında devam etmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.