Doktorsitesi.com

Milyonlar bu hastalığın pençesinde! Çok tehlikeli!

Dyt. Gülşah Bozkurt Akyürek
Dyt. Gülşah Bozkurt Akyürek
6 Haziran 2023145 görüntülenme
Randevu Al
Halk sağlığını tehdit eden Yeni Tip Koronavirüs ( Kovid -19) ile mücadele tüm hızıyla devam ederken giderek artan hareketsiz yaşam tarzı ise başka sorunlara davetiye çıkarıyor. Bulaşıcı hastalıklardan daha tehlikeli  olan bu durum '' oturma hastalığı '' olarak da nitelendiriliyor. Kişiler oturmayı zararsız gibi görse de rakamlar tehlikeyi açıkça ortaya koyuyor. Dünyada her yıl 3,2 milyon kişi, fiziksel hareketsizlik  nedeniyle yaşamını yitirirken pandemi  sürecinin de etkisiyle bir insanın her gün ortalama 12 saatini oturarak geçirdiği gözlemleniyor
Milyonlar bu hastalığın pençesinde! Çok tehlikeli!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hareketsiz Yaşam Tarzı ve Oturma Hastalığı Tehdidi

Halk sağlığını tehdit eden Yeni Tip Koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele tüm hızıyla devam ederken, giderek artan hareketsiz yaşam tarzı ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarmaktadır. Bulaşıcı hastalıklardan daha tehlikeli bir boyuta ulaşan bu durum, günümüzde "oturma hastalığı" olarak nitelendirilmektedir. Kişiler oturmayı zararsız bir eylem olarak görse de güncel veriler tehlikenin boyutlarını açıkça ortaya koymaktadır.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 3,2 milyon kişi, fiziksel hareketsizlik nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Özellikle pandemi sürecinin etkisiyle, bir insanın gününün ortalama 12 saatini oturarak geçirdiği gözlemlenmektedir. Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan bu yaşam tarzı, başta yüksek tansiyon olmak üzere pek çok fiziksel ve psikolojik rahatsızlığın temelinde yer almaktadır.

Oturma Hastalığı Nedir ve Kimleri Etkiler?

Tıp literatüründe spesifik bir hastalık tanımı olmasa da oturma hastalığı terimi, günde 8 saatten fazla oturan ve hareketsiz kalan kişileri tanımlamak için kullanılmaktadır. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nurten Küçükçakır, konuyla ilgili önemli uyarılarda bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar, gün içinde düzenli egzersiz yapılsa dahi, uzun süreli hareketsiz kalmanın hastalık riskini artırdığını göstermektedir.

7'den 70'e her yaş grubunu etkileyen bu durum, pandemi sürecinde evde geçirilen sürenin artmasıyla daha tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Önlenebilir ölüm nedenleri arasında yer alan hareketsiz yaşam, bireylerin yaşam kalitesini ciddi oranda düşürmektedir. Bu süreçte hareket etmenin hayati önem taşıdığı vurgulanmaktadır.

Hareketsizliğin Tetiklediği Başlıca Sağlık Sorunları

Uzun süre hareketsiz kalmak, vücut sistemlerini olumsuz etkileyerek kronik rahatsızlıklara zemin hazırlar. Bu süreçte öne çıkan risk faktörleri şunlardır:

  • Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıkları
  • Çeşitli kanser türleri
  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması
  • Obezite ve aşırı kilo alımı

Beslenme Alışkanlıkları ve Bağışıklık Sistemi

Hareketsiz yaşamın beraberinde getirdiği obezite riskine dikkat çeken Diyetisyen Gülşah Bozkurt, bağışıklığı kuvvetlendirmek için beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Sağlıklı bir beslenme düzeni ile kronik hastalıkların büyük ölçüde önlenebileceği ifade edilmektedir.

Öneri KategorisiUygulanması Gereken Alışkanlıklar
Gıda SeçimiPaketli gıdalardan uzak durulmalı, sebze-meyve tüketimi artırılmalı.
Su TüketimiGünde en az 2 litre su içilmesine özen gösterilmeli.
Haftalık MenüHaftada bir veya iki kez mutlaka balık tüketilmeli.
KısıtlamalarŞeker ve tuz tüketimi minimum seviyeye indirilmeli.

Fiziksel ve Psikolojik Sağlık Arasındaki Bağlantı

Hareketsiz yaşam tarzı sadece fiziksel sağlığı değil; depresyon, anksiyete, stres, uykusuzluk ve bilişsel problemleri de beraberinde getirmektedir. Psikolog Merve Güleç, fiziksel ve psikolojik rahatsızlıkların birbirleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır. Fiziksel bir rahatsızlığı olan bireylerde psikolojik sorunların görülme ihtimali oldukça yüksektir.

Depresyon, kronik bedensel hastalıklarla en sık görülen ruhsal bozukluktur. Yaşam boyu yaygınlığı erkeklerde %5-12, kadınlarda ise %10-25 aralığındadır. Depresyonun en temel belirtilerinden biri olan enerji kaybı, kişilerin işlevselliğini bozarak sorumluluklarını yerine getirmesini engellemektedir. Bu gibi durumlarda mutlaka bir uzmandan destek alınması önerilmektedir.

Tedavide Fiziksel Aktivitenin Rolü

Psikoterapi süreçlerinin yanı sıra fiziksel aktivite, depresyon tedavisinde etkili bir alternatif olarak kabul edilmektedir. Egzersiz yapmanın sağladığı faydalar şunlardır:

  1. Depresyon gelişimini önler ve depresif belirtileri azaltır.
  2. Stresi azaltma ve dikkati artırma üzerinde etkilidir.
  3. Bilişsel problemlerde iyileştirici rol oynar.
  4. Zihinsel gelişimi ve irade gücünü destekler.

Unutulmamalıdır ki, bedenimizi harekete geçirirken aynı zamanda zihnimizi de geliştiririz. Duygularımızı ve düşüncelerimizi yönetmek, kendi kaderimizi tayin etmek için harekete geçmek temel bir gerekliliktir.

Etiketler

miyonlarmiyonlar ve beslenmemiyonlar nedir

Yazar Hakkında

Dyt. Gülşah Bozkurt Akyürek

Dyt. Gülşah Bozkurt Akyürek

Dyt. Gülşah Bozkurt, AcıBadem Üniversitesi Beslenme Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde eğitimini başarıyla tamamlayarak Diyeyistenlik unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.