MİKROSKOBİK LARENKS CERRAHİSİ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Mikrolarengeal Cerrahinin Tarihsel Gelişimi
Endolarengeal fonocerrahi, 1861 yılında Victor Von Bruns'un ilk girişimiyle başlamış, 1912'de Killian'ın süspansiyon larengoskopunu tanıtmasıyla büyük bir ivme kazanmıştır. 1950'li yıllarda genel anestezinin tıbba dahil olması hasta stabilizasyonunu sağlarken, Albrech'in monooküler büyütme tekniği cerrahi başarıyı artırmıştır.
1960 yılında Scalco ve arkadaşları tarafından geliştirilen süspansiyon mikrolaringoskopi, lezyonların çok daha büyük boyutlarda gözlenmesine imkan tanımıştır. 1970'li yılların başında ise Jako, Strong ve Vaughan'ın CO2 lazeri larengeal mikrocerrahiye dahil etmesiyle modern fonocerrahi dönemi başlamıştır.
Temel Cerrahi Prensipler ve Anatomi
Başarılı bir cerrahi müdahale için lezyonun kaynaklandığı anatomik katmanın bilinmesi kritiktir. 1975 yılında Hirano, kord vokallerin beş tabakalı yapısını (epitel, lamina proprianın üç tabakası ve tiroaritenoid kas) tanımlayarak cerrahide çığır açmıştır.
Skar (nedbe) dokusu oluşumunu engellemek için geliştirilen teknikler şunlardır:
- Mikroflap Tekniği (1986): Sataloff tarafından geliştirilen bu yöntemde, epitel tabakası kaldırılarak lezyon temizlenir ve mukoza tekrar yerine örtülür.
- Mini-Mikroflap Tekniği (1991): S. Gray'in bazal membran üzerine yaptığı çalışmalar sonrası, insizyonun lezyonun hemen lateralinden sınırlı şekilde yapılması esasına dayanır.
- Ekspozisyon: Geniş çaplı laringoskoplar (Jako-Kleinsasser, Dedo, Lynch vb.) ve binoküler mikroskop kullanımı, cerrahi keskinlik için zorunludur.
Fonocerrahide Kullanılan Teknolojiler
CO2 Lazer Kullanımı
CO2 lazer, 10600 nm dalga boyu ile su içeriği yüksek olan larenks epiteli için idealdir. Özellikle papillomatozis, granüloma ve vasküler polipler gibi kanama riski yüksek lezyonlarda koagülasyon sağladığı için tercih edilir. Termal hasarı minimize etmek için:
- Süperpulse modunda düşük watt (1-3 W) kullanımı,
- 250-300 mikrometrelik dar spot genişliği,
- Çevre dokuların ıslak pamuklarla korunması gereklidir.
Soğuk Cerrahi Aletler
Termal hasar riskinin olmaması nedeniyle soğuk cerrahi hala güncelliğini korumaktadır. Bu amaçla 1-4 mm boyutlarında mikromakaslar, bıçaklar, elevatörler ve cup forsepsler kullanılır.
Selim Larenks Lezyonlarında Tedavi Yaklaşımları
| Lezyon Tipi | Temel Cerrahi Yaklaşım | Önemli Notlar |
|---|---|---|
| Vokal Nodül | Mikroforseps ile medializasyon ve mikromakasla eksizyon. | Öncelikle konuşma terapisi denenmelidir. |
| Vokal Polip | Pedinküllü ise tabandan kesi; sessil ise medial mikroflap tekniği. | Vasküler poliplerde CO2 lazer avantajlıdır. |
| Kord Vokal Kisti | Lateral insizyon ile kist duvarının vokal ligamandan diseksiyonu. | Ligamana zarar vermemek esastır. |
| Reinke Ödemi | Kord vokal üst yüzünden insizyon ve mukoid sıvının aspirasyonu. | Fazla mukoza eksize edilerek dikişsiz kapatılır. |
| Sulkus Vokalis | Mukozal kıvrımın vokal ligamandan tam diseksiyonu ve eksizyonu. | Epidermoid kist varlığı mutlaka araştırılmalıdır. |
Nörojenik Patolojiler ve Ses Cerrahisi
Ünilateral (Tek Taraflı) Paralizi ve Augmentasyon
Glottik yetersizliği gidermek amacıyla vokal kord içine materyal enjekte edilir. Kullanılan materyaller şunlardır:
- Teflon: Kalıcıdır ancak granüloma riski taşır.
- Kollajen: Skar dokusu varlığında ve yüzeyel defektlerde etkilidir.
- Otolog Yağ: En güvenli materyaldir ancak emilme riski vardır.
- Gelfoam: Geçici (6-12 hafta) iyileşme sağlar.
Bilateral (Çift Taraflı) Paralizi
Bu durumda temel amaç hava yolunu genişletmektir. Endoskopik aritenoidektomi ve posterior kordotomi en sık başvurulan yöntemlerdir. CO2 lazer kullanımı, bu işlemlerde hemostaz (kanama kontrolü) sağlayarak cerrahi süreci kolaylaştırır.
Larengeal Papillomatozis ve Granülom
- Papillomatozis: Sık nüks eden bu hastalıkta CO2 lazer, trakeotomi ihtiyacını ve mortaliteyi ciddi oranda azaltmıştır. Vaporizasyon sırasında vokal kasın korunması hayati önem taşır.
- Granülom: Genellikle entübasyon travması veya reflü kaynaklıdır. Malignite şüphesi veya hava yolu tıkanıklığı yoksa cerrahi yerine antireflü tedavi ve ses terapisi önceliklidir.

