Doktorsitesi.com

Migren ve akupunkturla tedavisi

Dr. Ahmet Ersin Atay
Dr. Ahmet Ersin Atay
22 Nisan 2015205 görüntülenme
Randevu Al
Migren ve akupunkturla tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Migren Nedir? Belirtileri ve Özellikleri

Migren, %90 oranında kadınlarda görülen, genellikle bulantı ve kusmanın eşlik ettiği, zonklayıcı ve şiddetli bir baş ağrısı türüdür. Damarsal kökenli olan bu ağrılar, zaman zaman tek taraflı seyredebilir; sıklıkla enseden göze veya göz arkasından başlayarak enseye doğru yayılım gösterir. Ağrıların sıklığı kişiden kişiye değişmekle birlikte, ayda bir kez veya haftada 2-3 kez şeklinde periyotlarla ortaya çıkabilmektedir.

Migren Türleri: Klasik ve Mutad Migren

Migren vakaları temel olarak iki ana grupta incelenmektedir. Bu ayrım, ağrı öncesinde görülen belirtilere (prodrom) göre yapılmaktadır:

  • Klasik Migren: Görme bozuklukları veya diğer öncü belirtilerle (prodrom) birlikte seyreder.
  • Mutad (Common) Migren: Herhangi bir öncü belirti göstermeden gelişen migren türüdür.

Klasik ve Mutad Migren Arasındaki Farklar

Mutad migren, karakter olarak klasik migrenle benzerlik gösterse de ağrının geleceğini bildiren bir ikaz devresi bulunmaz ve ağrı yavaş yavaş gelişim gösterir. Klasik migren ise genellikle görme alanında kıvılcımlar, kör noktalar veya hemianopsi (görme alanının yarısını görememe) gibi semptomlarla başlar.

Görme şikayetlerinin yanı sıra; konuşma bozukluğu, yüzde ve ekstremitelerde (el ve ayaklarda) karıncalanma veya hakiki hemiparezi gibi ciddi şikayetler de görülebilir. Baş ağrısı, genellikle bu prodromal semptomlar kaybolduğunda başlar ve ağrı esnasında hastalar ışığa ve sese karşı aşırı hassasiyet duyarlar.

Migrenin Seyri ve Tetikleyici Faktörler

Migren genellikle 10'lu yaşlarda ortaya çıkmakla birlikte her yaşta başlayabilir. 30 ve 40'lı yaşlarda şiddeti azalabilen bu rahatsızlık; adet dönemi, gebelik veya menopoz süreçlerinde artış gösterebilir ya da tamamen kaybolabilir. Migren atakları stresli zamanlarda başlayabileceği gibi, hastayı uykudan uyandıracak kadar şiddetli de olabilir. İlginç bir şekilde; istirahat zamanlarında, hafta sonu tatillerinde veya stresli bir dönemin bitiminde de tetiklenebilir.

Migreni tetikleyen temel unsurlar şunlardır:

  • Beslenme ve Alışkanlıklar: Öğün atlama (açlık), alkol tüketimi ve çikolata yeme.
  • Çevresel Faktörler: Yüksek rakımlı yerlerde bulunmak.
  • Sağlık Koşulları: Hiperlipidemi ve hipertansiyon.
  • Hormonal Değişimler: Adet döngüsü.

Migren atağı bir kez başladığında, genellikle uyku ile geçer veya sıklıkla kusma eylemi gerçekleştikten sonra hafifleme gösterir.

Migrenin Akupunktur ile Tedavisi

Migren hastalarında ağrı eşik seviyesi oldukça düşüktür. Akupunktur tedavisi, bu eşik seviyesini yükselterek vücudun ağrıya karşı direncini artırır. Ayrıca akupunktur; vücut ve beyin omurilik sıvısında ağrıyı engelleyen kritik hormonların ve maddelerin salınımını optimize eder.

Akupunkturun Etkilediği Maddeler
Endorfin
Serotonin
Gaba
Prostaglandin
Histamin

Tedavi Süreci ve Başarı Oranları

Bilimsel araştırmalar, akupunktur ile migren tedavisinde başarı oranının %80 olduğunu göstermektedir. Tedavi sonrasında migren nöbetleri seyrekleşir veya tamamen ortadan kalkar. Migren teşhisi konulduktan hemen sonra tedaviye başlanması, iyileşme sürecini hızlandıran en önemli faktördür.

Tedavi uygulama detayları şu şekildedir:

  1. Seans Sıklığı: Haftada 2-3 kez uygulanır.
  2. Toplam Seans Sayısı: Kişinin durumuna göre 15-20 seans sürer.
  3. Seans Süresi: Her bir uygulama 20 ile 40 dakika arasındadır.
  4. Uygulama Bölgeleri: Tedavide kulak, baş ve vücut akupunkturu yöntemleri bir arada kullanılmaktadır.

Yazar Hakkında

Dr. Ahmet Ersin Atay

Dr. Ahmet Ersin Atay

Dr. Ahmet Ersin ATAY, 1969 yılında Gaziantep’te doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerini Gaziantep’te bitirdikten sonra 1987 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1993 yılında eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.