Doktorsitesi.com

Migren – Güvenli Alan?

Dr. Psk. R.  Meltem Kavcar Sırmalı
Dr. Psk. R. Meltem Kavcar Sırmalı
4 Ocak 2020103 görüntülenme
Randevu Al
Migren – Güvenli Alan?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Migren Atakları ve Psikosomatik Şikayetlerin Temeli

Migren atakları, çoğu zaman sadece fiziksel bir rahatsızlık değil, ruhsal dünyamızdaki çözülememiş çatışmaların bedensel bir dışavurumudur. Özellikle nörolojik tetkiklerde organik bir neden bulunamadığında, bu durum psikosomatik şikayetler kategorisinde değerlendirilir. Kişi, duygusal sıkıntılarıyla yüzleşmekten kaçındıkça, vücut bu gerilimi ağrı, uyku bozukluğu veya deri döküntüleri gibi somatik tepkilerle dile getirir.

Psikosomatik Reaksiyondan Somatizasyon Bozukluğuna Geçiş

Psikosomatik sıkıntıların kökleri derin psikolojik süreçlere dayanır. Başlangıçta hafif reaksiyonlar olarak görülen bu durumlar, tedavi edilmediği takdirde somatizasyon bozukluğuna dönüşebilir. Fizyolojik tetkiklerin temiz çıkması, sorunun kaynağının psikanalitik yaklaşım ile incelenmesi gerektiğini gösterir. Bu aşamada bir psikoterapist ile çalışmak, bedene yansıyan ağrıların kökenlerini bulmak adına kritik bir adımdır.

Psikoterapi süreci, bireyin hayata bakış açısını ve yaşayış biçimini dönüştürmesini hedefler. Ancak bu süreç; emek, zaman ve ciddi bir cesaret gerektirir. Terapi ile aslında kaçtığımız ve bizi üzen gerçeklerle yüzleşiriz. İlaç tedavisi, psikosomatik şikayetleri hızla dindirse de köklü nedenler çözülmediği sürece semptomlar kötüleşerek tekrar eder.

Somatizasyonun Bir Baş Etme Tekniği Olarak Kullanımı

Kişi, psikolojik problemlerini çözemediğinde bedensel şikayetleri bir baş etme tekniği olarak kullanmaya başlar. Söyleyemediklerini bedenine söyleten birey için bu durum şu işlevleri görebilir:

  • Bir yardım çağrısı niteliği taşıma
  • Çevrenin dikkatini çekme ve odak noktası olma
  • Sosyal çevreyi ve ilişkileri yönetme
  • Hasta rolünün sağladığı avantajları (sorumluluktan kaçış vb.) sürdürme

Vaka Analizi: Migren Ataklarının Ardındaki Aile Dinamikleri

30’lu yaşlarında, başarılı bir iş hayatı olan bir danışan örneğinde, şiddetli migren ataklarının temelinde anne ile yaşanan çözülememiş çatışmaların yattığı görülmüştür. Danışan, annesinin bitmek bilmeyen şikayetlerine ve duygusal baskılarına maruz kalarak "iyi evlat" rolünü üstlenmiştir. Kendi sınırlarını çizemediği ve "hayır" diyemediği için, beden bu ağır sorumluluktan kaçmak adına migreni bir savunma kalesi olarak inşa etmiştir.

DurumPsikolojik Karşılığı
Şiddetli Migren AtaklarıSorumluluklardan kaçış ve güvenli alan yaratma
Işık ve Sese HassasiyetDış dünyaya ve taleplere kapıları kapatma
Sürekli Vicdan AzabıBaşkalarının duygusal yükünü üstlenme

Terapi Süreci ve İyileşme: Sınır Koymanın Gücü

Psikoterapi sürecinde danışan, ağrılarının aslında kendisine ayırabildiği tek suçluluk duymadığı zaman dilimi olduğunu fark etmiştir. İçgörü kazandıkça, annesiyle olan ilişkisini sağlıklı bir dengeye oturtmayı başarmıştır. Anne ve evlat rollerinin yeniden tanımlanması, danışanın kendi ihtiyaçlarını önceliklendirmesine olanak tanımıştır.

Sonuç olarak, danışan bir davranışı gerçekten isteyip istemediğini sorgulamayı bir yaşam kuralı haline getirmiştir. Annesiyle kurduğu sağlıklı sınırlar ve yüzleşmeler neticesinde migren atakları tamamen ortadan kalkmıştır. Eğer siz de bedensel ağrılarınızın ardında yürünmesi gereken bir ruhsal yol olduğunu düşünüyorsanız, bu yolculuğa profesyonel bir destekle başlayabilirsiniz.

Dr. phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI
27 Şubat 2018

Etiketler

Migren atağıMigren tedavisiMigren ağrısıMigren nedeniMigren tetikleyicilerSomatizasyonPsikosomatikPsikosomatik sikayetlerPsikosomatik hastalıklar

Yazar Hakkında

Dr. Psk. R.  Meltem Kavcar Sırmalı

Dr. Psk. R. Meltem Kavcar Sırmalı

Dr. Psk. R.Meltem Kavcar Sırmalı, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünü başarıyla tamamlamıştır. Viyana Üniversitesi, Psikoloji Bölümü’nden doktora derecesini alarak tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.