Sindirim sistemimizin en önemli organlarından olan midemiz rahatsızlandığı zaman şişkinlik, hazımsızlık, mide ekşimesi, geğirme gibi şikayetlere sebebiyet verebilmektedir. Buna sağlıksız beslenmek, sedanter yaşamak gibi durumlar neden olmakla beraber, duygu durumumuzdaki değişiklikler de yeme alışkanlıklarımızı olumsuz etkileyebilmektedir. Yaşamımızdaki daha az hareket, uzun ve yorucu çalışma saatleri, dengesiz beslenme ve stres ilk olarak mide ve barsak sistemimizi etkilemektedir.

Ayrıca az mola ile uzun çalışma saatleri midemizdeki asit salgısını artırmakla beraber, sigara içimindeki artış, sağlıksız atıştırmalıklar ve alkol ayak üstü yapılan beslenme şekli, stresin sebep olduğu birtakım baş ağrıları (migren..vb.) için alınan kontrolsüz ağrı kesiciler de gastrite sebep olabilmektedir. Bunun yanında hijyene uyulmadan yapılan gıdaların tüketimi de bakteriyel gastritin ( helikobakter pylori ) gelişmesine neden olmakta ve tedavi edilmeyen bu gibi durumlar mide problemlerinin artmasına ve ilerde mide kanamalarına ya da mide kanserlerine kadar sonuçlanabilmektedir.

En sık görülen mide rahatsızlığı gastrit ve halk arasında reflü olarak bilinen özofageal reflüdür. Gastrit tamamen iltihabik bir durumken reflü mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu asidin yemek borusunda bir tahrişe sebep olması ile meydana gelen bir durumdur. Bu durum ağrı ve uzun süreli yanma ile sonuçlanabilmektedir. Mutlaka tedavi edilmelidir. Aksi halde tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir.

Uzun süreli baş ağrıları, uyku bozuklukları kısa sürede hızlı kilo alımı ya da kaybı çarpıntı ve titreme gibi belirtiler ile mide ve barsak problemlerimizin strese bağlı olduğunu anlayabiliriz. Bunun yanında işlerimizi erteliyorsak, uykuda dişlerimizi gıcırdatıyorsak, yapacağımız işlere kolay konsantre olamıyorsak, yemek ve alkol alışkanlıklarımızda değişiklik olduysa ve sürekli olumsuz düşünüyor ve konuşuyorsak da bu gibi durumlar mide sorunlarımızın baş göstermesinin sebeplerinden olabilmektedir. Ayrıca gerginliğe tahammül edememe, çabuk sinirlenme, rahatlayamama, espri anlayışımızın azalması, kararsız olma gibi durumlar da duygusal değişimlerimizin habercisi olmalıdır.

Duygu durumundaki değişiklikler midenin yanında barsaklarda da olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bunlar huzursuz barsak sendromu, ülseratif kolit, chron hastalığı gibi hastalıklardır. Bu hastalıklarda kapsamlı bir psikiyatrik destek ve diyet tedavisi gerekli olmaktadır. Çünkü duygu durumundaki bozukluklar mide barsak hastalıklarının iyileşmesini geciktirebilir ve hastalıkların alevlenmesine sebep olabilir.

Uzun yıllar boyunca stres ile duygu durumundaki olumsuz değişiklikler ve mide barsak sistemi arasındaki ilişkiler üzerine birçok araştırmalar yapılmıştır. Sonuçta doğru orantılı bir etkileşim olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mide ve barsak hastalıklarının tedavisinde bir gastroenterolog yanında mutlaka bir psikiyatrist desteği ve buna bağlı olarak da uygun bir diyet tedavisi için de bir diyetisyen desteğinin olmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

SAĞLIKLA KALIN……


Balıkesir Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!