Mesane tümörlerinin çok büyük bir kısmı tanı konulduğunda yüzeyel tümörlerdir, yani mesanenin kas dokusuna yayılım göstermemiştir. Sigara yada çevre kirliliğine yol açan faktörlerin genotoksik etkileri sonucu yada spontan oluşan genetik değişiklikler sonucu ortaya çıktığı düşünülen mesane kanseri görülme sıklığı yaş ile birlikte artmaktadır. İdrarda kanama, idrarını tam boşaltamama, sık idrara çıkma gibi şikayetler ile birlikte, özellikle ilerlemiş olgularda kilo kaybı, halsizlik, öksürük, kemik ağrıları gibi belirtilerle de hastanın doktora başvurması muhtemeldir. Tam idrar tetkiki, üriner sistem ultrasonografisi, intravenöz pyelografi ve bilgisayarlı tomografi mesane tümörü tanısında sık sık başvurduğumuz yöntemler olsa da, tanısal sistoskopi ve biyopsi kesin tanıya olanak sağlamaktadır. Gerek tümörün büyüklüğü ve sayısı, gerekse de tümörün mesane içindeki yerleşimi oldukça önemlidir.

Tedavide ilk yapılacak işlem hem tümörü ortadan kaldırmak için hem de mesane kanserinin yüzeyel mi, yoksa kasa invaze mi olduğunu göstermesi açısından tümörün transüretral rezeksiyonudur (TUR-mt). Çoğunlukla ikinci bir rezeksiyon (re-TUR) yaparak tümörün hangi gruba ait olduğunu ve hangi tedavi şemasının izlenmesi gerektiğini belirlemek için gerekli olmaktadır. Tedavi planlamada hastanın yaşı, tümörün evresi ve derecesi (davranış), tümörün sayısı ve büyüklüğü oldukça önemlidir. Yüzeyel mesane tümörlerinde çoğunlukla tümörün tekrarlamaması ve ilerlememesi için mesane içerisine haftada bir defa uyguladığımız intrakaviter tedavi (BCG immunoterapisi ve kemoterapisi) uygulamaktayız.

Hastaların tümör nüks etmediği sürece, ilk 1 yıl içinde senede 4 defa, ikinci bir yıl içinde 2 defa ve ondan sonraki dönemde ise senelik olarak izlenmesi gereklidir. Ancak bu yaklaşım hastalığın seyrine göre ayarlanmaktadır. Bazı hastalarda indüksiyon (başlangıç) tedavisi ile birlikte idame tedavi de uygulanmaktadır. Kasa invaze tümörlerde ise intrakaviter tedavinin yeri yoktur, ve bu hastalarda radikal bir tedavinin yapılması gereklidir. Erkek hastalarda mesanenin prostat, seminal vezikül ve ilaik lenf nodları, kadın hastalarda ise mesane, uterus, overler ve vajenin bir bölümünün çıkarıldığı radikal sistektomi operasyonu ilk tedavi seçeneği olmaktadır. Radyoterapi ve radyoterapi ile kemoterapi uygun hastalarda uygulanabilmektedir. Bu tedaviler ile birlikte hastanın sigaradan tamamen uzak durması gereklidir. Metastatik mesane tümörlerinde ise tek tedavi seçeneği kemoterapi olmaktadır.


İstanbul Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!